Margosyan’la Gâvur Mahallesinde

Margosyan’la Gâvur Mahallesinde
Radikal Gazetesi
Celâl Başlangıç
31.03.2001

Surp Gragiryos Kilisesi’nin zangoçu Uso, demirci kardeşleri Sabro ve Rızgo yok artık. Güzeller güzeli Meryem ölünce kimse çalınıyor artık kilisenin çanını.

 

Yakındaki Şeyh Matar Camii’nin müezzini, bitmek tükenmek bilmeyen çan seslerine “ya sabır, ya sabır” diye katlanmıyor. Dört Ayaklı Minare’den gelen ezan sesine, Surp Gragiryas’un çan sesleri karışmıyor bugünlerde: “Allahu ekber, Allahu ekber!…”
“Ding-dong, ding-dong!…”
“Allahu!…”
“Ding!…”
“Ekber!..”
“Dong!…”

 

Demirci Dikran bir kulağı Uso’nun çan sesinde, diğer kulağı Kürt müşterisinde, körük çeken, çırağına bağırıp durmuyor artık “Dı hade çeek, ula çek” diye. Mahallenin bütün çocuklarını doğurtan Kure Mama’dan, bir tutan ‘bırnoti’ yani enfiye isteyen çocukların bir kısmı bu dünyadan çoktan göçüp gitti.

 

Ama hala bir delikanlı gibi dimdik ayakta duranlar var elbette. İşte Diyarbakır’daki Gâvur Mahallesi’ni, yani Hançepek’i memleketin dört bir yanına duyuran Mıgırdiç Margosyan’la o Gâvur Mahallesi’ni birlikte gezip anlattığı birbirinden güzel, sımsıcak insanları, öyküleri dinlemek ayrı bir keyif. Margosyan’ın anlattığı, Diyarbakırlı Ermeni Kejo’nun öyküsü bile bir zamanlar burada yaşanan çok kültürlü alaşımın bir ışıltısı:

“Diyarbakır’da yaşıyorsunuz, her sabah erkenden kalkıp işinize, yani sıvacılığa gidiyorsunuz. Yolda yürürken, tanıdık, eş, dost, akraba, bir sürü insana rastlıyorsunuz. Kimine Ermenice ‘pariluys’ kimine Arapça ‘selamünaleyküm’ diyorsunuz akşam, kireç, harç, badana, boya karışımı elbisenizle işten dönerken de, yine kimilerine Ermenice ‘parirgun’ bazılarına Türkçe ‘iyi akşamlar’ başkalarına da Kürtçe ‘evarete ğher’ deyip, omzunuzda taşıdığınız kocaman karpuzunuzla eve giriyorsunuz sizi, gelinlerin boynundaki sıra sıra inciler gibi, boy sırasına dizilmiş kızlarınız karşılıyorsa, onların arasında şöyle karakaşlı, kara gözlü, donsuz ve ‘yiğidin malı ortada’ diyen bir oğlanın karşılamasını istemez miydiniz?”

 

Mıgırdiç ile birlikte Gâvur Mahallesi’nin derinliklerine doğru giriyoruz. Her bir duvarı, her bir evi özenle anlatıyor Margosyan. Yanında Eşber Yağmurdereli var. Her bir anlatılanı en ince ayrıntısına kadar görüyor. Ferhat Tunç, yıllardır türkülerini söylediği insanlarıyla birlikte dinliyor Mıgırdiç’i. Gülten Kaya, ya kasına bir kırmızı karanfil olarak takıp getirmiş Diyarbakır’a Ahmet Kaya’yı.

 

Surp Gragiryos Kilisesi koskocaman bir yıkıntı olarak duruyor karşımızda. Margosyan bu görkemli kilisenin onarılması için gerekli kaynakları sağladığını, bir tek önlerinde bürokratik sorunlar kaldığını anlatıyor.

 

Bu sırada Diyarbakır’da kalan son Ermeni Artin Zor geliyor yaşlı gözlerle. Sarılıp öpüşüyorlar Margosyan’la. “Hatırlıyorum” diyor Artin “Şu kadarcık bir çocuktu Mıgırdiç. Koltuğunun altında defteri, okula giderdi her gün.”

 

Tavanı tümüyle çökmüş, tabanı ‘belki altın buluruz’ umuduyla delik deşik edilmiş bir zamanların görkemli kilisesinden çıkıp yandaki küçük binaya geçiyoruz. Kapının kilidini, anahtarı özenle saklayan bir Kürt kadını açıyor. Burası önceden Ermeni okuluymuş. Büyük kilise çökünce, bu bina kiliseye dönüştürülmüş. Küçücük bir yer. Kapı girişine terlikler dizilmiş. Hemen kapının dibindeki duvarda din adamlarının ayin yaparken giydikleri elbiseler var. Mumlar da hazır. Sanki birazdan Ermeni cemaati içeri girip ayine

başlayacak gibi…

 

Bir düşe dönüşüyor Mıgırdiç’le Gâvur Mahallesi’nde gezmek. Ayrılırken, evinin merdivenlerinin üzerine çıkan Diyarbakır’ın bilinen son Ermenisi Artin’i hep birlikte alkışlıyor Hançepek’i gezenler. Geride, yaşlı gözlerle bırakıyoruz Artin’i. Gidenlerin arkasından ağlamak Ümit Kaftancıoğlu’na göre ‘bir uyanışın simgesi’ydi ya, işte aynen öyle oldu. Biz giderken arkamızdan Artin ağlıyordu, giden Ermenilere de Diyarbakır’da kalanlar.

Sitemize giriş yaparak kişisel verileriniz, site kullanımınızı analiz etmek, sosyal medya özellikleri ve reklamları kişiselleştirmek amacıyla çerezler aracılığıyla işlenmektedir. Detaylı bilgi için Çerez Politikası Metni’ni okuyabilirsiniz. Anladım butonuna tıklayarak açık rıza beyanında bulunmuş olursunuz.