Adım Agop Memleketim Tokat
%25
15.00 TLEtiket Fiyatı: 20.00 TL
Kategori Tanıklık
Dili Türkçe
Editör Rober Koptaş
Kapak tasarımı Melisa Arsenyan
Baskı ve tarih 6. Baskı, Temmuz 2017
Sayfa ve boyut 224 sayfa, 13x19,5 cm
ISBN 9789757265764

Adım Agop Memleketim Tokat

Agop Arslanyan

%25
15.00 TLEtiket Fiyatı: 20.00 TL
Kategori Tanıklık
Dili Türkçe
Editör Rober Koptaş
Kapak tasarımı Melisa Arsenyan
Baskı ve tarih 6. Baskı, Temmuz 2017
Sayfa ve boyut 224 sayfa, 13x19,5 cm
ISBN 9789757265764

Açıklama

Agop Arslanyan 1930'larda doğduğunda, 1915'te yaşananlardan sonra Tokat'ın Ermeni ahalisinin nüfusu büyük ölçüde azalmış, okulları, kiliseleri kapanmış, o canlı sosyal yaşantıdan geriye soluk bir hayalden ve yaşama tutunmaya yarayan geleneklerden başka pek bir şey kalmamıştı. Arslanyan daha on iki yaşında ailesini ardında bırakarak, okumak için memleketinden ayrılıp pek çokları gibi İstanbul'a göçse de, yüreğinde doğduğu kente olan özlem hiç dinmedi. Tokat Ermenilerinin bu son temsilcilerinin yaşantısı, komşularıyla olan ilişkileri, siyasi gelişmelerin gölgesinde hissettikleri, korkuları, sevinçleri, tadına doyum olmaz yiyecekleri, müzikleri, eğlenceleri, piknikleri, zanaatları, hep canlı, renkli, duygulu ayrıntılar olarak belleğinin bir köşesinde işli kaldı. Adım Agop Memleketim Tokat bu anıların, özlemin, bugün artık yok olmuş farklı bir zaman dilimini kaydetme arzusunun dışavurumu. Yüzyıl ortalarında bir Anadolu şehrinin zaman zaman eğlenceli, hüzünlü, ama hep içten, hep sıcak, hep samimi hikâyesini anlatan bu kitap, diplomatik-politik çekişmelerden uzak, basit halk kitlelerinin yaşantısıyla örülmüş, aşağıdan yazılmış bir tarihin meraklılarına göz kırpıyor.

Arka Kapak

Nerede bağdan bağa akseden o musiki âlemi, nerede Hapap’ın Osgihan emminin udunun sesi, nerede Santuri Onnik emminin şen şakrak oyun havaları, nerede Efrem dayının, yani Kemani Ethem’in o nağmeli keman sesi...? Hani, nerede bağdan bağa mis gibi mırmırik şarabının kokusu, nerede geceyarıları mahzenlerde gizlice yapılan mis kokulu rakıların, amberi diye anılan kaçak likörün? Ellerindeki bakır kalaylı Tokat maşrapalarını toprağa gömülü küplerden doldurup, “Haydi ağalar, iyiliğe!” deyip, sıhhate, afiyete içen o insanlar neden sessizliğe gömülmüş? Hangi acı poyraz esip de seni böyle tarumar etmiş?

*

Rüya gibi şehirler gördüm, İtalya’da Po ovasını, göz alabildiğine uzanan üzüm bağlarını gördüm, Fransa’da Burgonya’yı, o göz kamaştıran yeşillikleri gördüm ama hiçbiri Tokat’ın yerini tutmadı. Tokat denen o bir avuçluk şehir, kutsal kitapların Dicle ile Fırat’ın ortasında yerleştirdiği cennetten daha güzeldi benim için. Bir garip şarkı gibi işimde hep var oldu, hep ona dair düşler kurdum.

Yazar Hakkında

Agop Arslanyan

Agop Arslanyan

1934’te, babasının değirmencilik yaptığı Tokat’ın Artova ilçesine bağlı Dodurga köyünde doğdu. Annesi Markırit ile babası Garabed, Sivas’ın Tavra köyündendi. 1941’de ilkokula başladı. İkinci Dünya Savaşı’nın getirdiği bütün sıkıntıları teninde duymasına rağmen başarılı bir öğrenciliği oldu. 1941’de babası, amcası ve ağbisi Yirmi Sınıf İhtiyat Askerliği’ne alınınca ailenin ekonomik durumu sarsıldı. Sekiz yaşından itibaren yaz aylarında kuyumcu çıraklığı yaptı. Ailenin geçim kaynağı olan değirmen kapanınca ortaokulu okuyamadı. 1946’da “belki orada okula gidebilirim” umuduyla tek başına İstanbul’a, amcasının yanına göçtü. Kuyumcu çıraklığına Kapalıçarşı’da devam etti, okuma hayalleri de orada suya düştü. Çarşı geleneğini takip edip çıraklıktan kalfalığa yükseldi. Sivas’taki askerliğinden döndüğünde, Arjantin’e göçen ustaları Balyan kardeşler dükkânı ona bıraktılar, böylece genç yaşta kendi atölyesini çekip çevirmeye başladı. Ailesini de İstanbul’a getirdi. Korolarda şarkı söylemeye, amatör tiyatro gruplarıyla sahneye çıkmaya başladı, edebiyata ve klasik müziğe merak sardı. Dikran Çuhacıyan’ın ünlü Leblebici Horhor Ağa operetinde, Hagop Baronyan’ın Medzabadiv Muratsganner (Haşmetlu Dilenciler) oyununda oynadı. Şişli Spor Kulübü’nde sporculuk yaptı, öğrenciler yetiştirdi. 1963’te öğretmen Ağavni Kaplanyan’la evlendi. Talar adında bir kızları, Sayat adında bir oğulları oldu. Ellili yaşlarına geldiğinde, hep özlemini duyduğu memleketi Tokat hakkında yazmaya başladı. Yazıları İstanbul’daki Ermenice Marmara gazetesinde yayımlandı. Unutulmaya yüz tutmuş 1940’lar Tokat’ının, ayrıntılarla bezeli, canlı, renkli resimlerini çizdiği yazıları diasporada da ilgi gördü; ABD ve Fransa’daki gazetelerde, antolojilerde yayımlandı, radyolarda okundu. 1997’de ailesiyle birlikte Kanada’nın Toronto şehrine göçtü. 2016’da hayatını orada, çok sevdiği Tokat’tan binlerce kilometre uzakta kaybetti.

Basından

KATEGORİ KİTAPLARI

KATEGORİLER

FIRSAT KÖŞESİ

YENİ BASKILAR

BİZİ TAKİP EDİN

HABER BÜLTENİ