Gülizar'ın Kara Düğünü
%25
20.14 TLEtiket Fiyatı: 26.85 TL
Kategori Tanıklık
Dili Türkçe
Çevirmen Aslı Türker - Ece Erbay
Baskı bilgileri 1. Baskı, Mart 2015
2. Baskı, Aralık 2015
Sayfa ve boyut 192 sayfa, 15x21 cm
ISBN 9786055753481

Gülizar'ın Kara Düğünü

Arménouhie Kévonian

%25
20.14 TLEtiket Fiyatı: 26.85 TL
Kategori Tanıklık
Dili Türkçe
Çevirmen Aslı Türker - Ece Erbay
Baskı bilgileri 1. Baskı, Mart 2015
2. Baskı, Aralık 2015
Sayfa ve boyut 192 sayfa, 15x21 cm
ISBN 9786055753481

Açıklama

Çok güzel, çok güçlü, çok dirençli bir kadının hikâyesi Gülizar. Bir hikâye değil sadece; yaşanmış, belgelenmiş, nesilden nesile aktarılmış, adeta efsaneleşmiş bir yaşamın kaydı. Bundan yaklaşık 130 yıl önce, önce Muş ve Bitlis ahalisini, sonra yerel yöneticileri, sonra Osmanlı başkentini ve nihayet pek çok yabancı ülke kamuoyunu ayağa kaldıran; insanlara ilham veren; şarkılara, türkülere konu olan bir büyük direnişin birinci ağızdan anlatımı.

Gülizar, Muş yöresinde yaşayan saygın bir Ermeni ailenin kızıydı. Ermeni ve Kürt ahaliye zulmeden Musa Bey adlı bir yerel zorba, ailesinin yaşadığı konağa baskın düzenleyip onu kaçırdığında sadece 14 yaşındaydı. Musa, zaten dört karısı olduğu gerekçesiyle şeyhler küçük kızı kendisine eş yapmasına izin vermeyince, Gülizar'ı zorla kardeşi Cevahir'le evlendirmek istedi.

Ancak Gülizar direndi. Ne bedenini kendisine göz koyanlara teslim etti, ne de Hıristiyan inancını inkâr etti. Bu uğurda şiddet gördü ve bir gözünü kaybetti. Onun boyun eğmediği, alıkonulduğu Musa Bey konağında sessizce mücadele ettiği haberi, kızlarının yaşayıp yaşamadığından bile emin olmayan ailesine ulaştığında, bu defa, Osmanlı tarihinde eşi görülmemiş bir hak mücadelesi başladı. Özelikle Gülizar'ın annesi, kızını kurtarabilmek için çalmadık kapı bırakmadı. Bu direnç, yerel yöneticileri, sonunda Gülizar'ı mahkemeye çıkarmaya mecbur bıraktı.

Böylece, yıllar sürecek ve nihayetinde Sultan Abdülhamit'in emriyle İstanbul'a taşınacak, yabancı gözlemciler tarafından ilgiyle izlenerek Avrupa basınına da yansıtılacak bir hukuk mücadelesi başlamış oldu.

Gülizar'ın gerçek hikâyesini, 1946'da, değerli bir müzikolog olan ve Muş halk müziği konusunda yaptığı paha biçilmez çalışmalarla tanınan kızı Arménounie Kévonian, onun ağzından dinlediği şekliyle, Paris'te Ermenice olarak yayımladı. Kitabın daha sonra yapılan Fransızca baskılarında ise, Gülizar'ın torunları tarihçi Anahide Ter Minassian ve araştırmacı Keğam Kévonian'ın, büyükannelerinin hikâyesini, dönemin siyasi ve kültürel gelişmeleri zeminine oturtan makaleleri yer aldı. Aras Yayıncılık, yapılan bu ilk Türkçe baskıda, bu makalelerin yanı sıra, Gülizar'ı ve olayın kahramanlarını yansıtan çok sayıda fotoğrafa da yer veriyor.

Kadınların her gün erkek şiddetine maruz kaldığı ve kadın mücadelesinin yükseldiği bir dönemde, Gülizar'ın yaşam öyküsünün, dün olduğu gibi bugün de pek çoklarına ilham vereceği inancıyla.

Arka Kapak

Türk yetkililerin gözünden bakıldığında uzunca bir "kısa haberler" dizisine eklenmiş olan, Ermenilerin ise "tebk" –olay, kaza– olarak adlandırdığı şey, basit, inatçı bir köylü kızının, onurunu korumak için gösterdiği cesaret ve inatçılık sonucunda "olay" haline gelmiştir. Gülizar, iyi bir aileden gelen, iyi âdetlerle yetişmiş, dindar ama okumamış 14 yaşında bir kızdır. Musa Bey ve adamları tarafından evlerine yapılan bir baskının ardından alınıp götürüldükten sonra, kendi ailesinin gözünde artık, savunma için intikam alma imkânı da olmayan, kelimenin tam anlamıyla "kaçırılmış kız" konumundadır. Türk ve Kürt halklarında hâkim olan toplumsal kodlamaya göre kaçırılması bir tür evlilik biçimi, dininden dönmesi ise gönüllü bir tercihtir. Bugün, bu gencecik kızın, kaderine karşı gelebilmesi, korkularını ve utanç duygusunu yenmesi, Musa Bey'e karşı suçlamada bulunması, Müslüman bir kalabalığın öfkesiyle yüz yüze gelmiş olması ve Osmanlı mahkemesinin karşısında Ermeni kimliğini ifşa edebilmesi için ne kadar cesur olması ve ne kadar akıllıca davranması gerektiğini kolaylıkla hayal edemeyebiliriz. Kızların ve kadınların itaate ve susmaya mecbur olduğu bir dönemde, Gülizar'ın bu hareketi, istisnai bir durumdur. İsyanı hem siyasal, hem de toplumsal düzeni bozmuştur. Erkekleri, kendi sorumluluklarını almaya mecbur bırakmıştır. Prof. Anahide Ter Minassian

Yazar Hakkında

Arménouhie Kévonian

Arménouhie Kévonian

1902'de, Muş'un Surp Marine mahallesinde doğdu. Kitapta hikâyesi anlatılan Gülizar ile, yazar ve siyasetçi, Muş mebusu Keğam Der Garabedyan'ın kızlarıdır. 1914 yılında, babasıyla birlikte İstanbul'a geldi. Bu sayede, ailesinin büyük bir kısmını yok eden 1915'teki tehcir ve katliamlardan sağ kurtulmuş oldu. İstanbul'da, daha sonra öğretmen olarak da görev yapacağı Esayan Okulu'nda okudu. Küçük yaştan itibaren müziğe büyük ilgi duydu. Dönemin önemli müzikolog ve eğitimcilerinden Krikor Süni'nin öğrencisi oldu; Gomidas'ın beş gençten oluşan grubunda yer aldı. 1918'den sonra İstanbul'a sığınan Ermeni yetim ve dullara yardım faaliyetlerinde yer aldı. 1925'te bir göçmen grubuyla birlikte Paris'e göç etti. Paris'te yayımlanan Ermenice Haraç gazetesinin yazı işlerinde görev aldı, bir yandan da müzik öğrenimini sürdürdü. 1946'da, şair Arşag Çobanyan'ın yönlendirmeleriyle, ömrü boyunca derlediği Muş Ermeni şarkılarından oluşan büyük bir konser verdi. Büyük bir başarı kazanan bu çalışmasından sonra Amerika Birleşik Devletleri, Suriye ve Lübnan'a davet edildi. Sonraki yıllarda da, gerek Fransa, gerek Ermenistan'da çok sayıda konser verdi, müzikoloji araştırmaları yaptı, öğrenciler yetiştirdi. Kaydettiği plaklar ve kaleme aldığı araştırmalarla Muş'un müzikal mirasını ölümsüzleştiren Kevonyan, 2002'de, Paris'te hayatını kaybetti.

Basından

KATEGORİ KİTAPLARI

KATEGORİLER

PODCAST: SON OKUMA

ÇANTANIZ BİZDEN

FIRSAT KÖŞESİ

YENİ BASKILAR

BİZİ TAKİP EDİN

HABER BÜLTENİ