İnsan Deposu
%40
9.60 TLEtiket Fiyatı: 16.00 TL
Kategori Deneme
Dili Türkçe
Çevirmen Bülent Kale
Özgün dili İspanyolca
Editör Lora Sarı
Kapak tasarımı Aret Gıcır
Baskı ve tarih 1. Baskı, Şubat 2016
Sayfa ve boyut 176 sayfa, 13x19,5 cm
ISBN 9786055753597

İnsan DeposuKitlesel Şiddet Halklara Ne Yapar?

Ana Arzoumanian

%40
9.60 TLEtiket Fiyatı: 16.00 TL
Kategori Deneme
Dili Türkçe
Çevirmen Bülent Kale
Özgün dili İspanyolca
Editör Lora Sarı
Kapak tasarımı Aret Gıcır
Baskı ve tarih 1. Baskı, Şubat 2016
Sayfa ve boyut 176 sayfa, 13x19,5 cm
ISBN 9786055753597

Açıklama

Hayatları dil, din, ulus, hafıza, kimlik gibi kavramlar tarafından işgal edilen ve arada kalan bir depo dolusu insan düşünün. Kitlesel şiddete maruz kalmış, kaybolmaya yüz tutmuş bir kültürü ve dili ayakta tutmak için sürekli çabalayan, memleketim dediği topraklara adım atmamış kocaman bir depo dolusu insan... Arjantinli yazar Ana Arzoumanian, İnsan Deposu: Kitlesel Şiddet Halklara Ne Yapar? kitabında, kendisinin de bir parçası olduğu bu depoyu çözümlemeye çalışıyor.

Bu depoda sadece Ermeniler yok; soykırıma uğramış Boşnaklar ve Yahudiler de, zorla yerinden edilen mülteciler de orada. Kimliklerin inşası, yıkımı, yıkımın açtığı yaraların tedavisi ve tedavinin ardından gelecek yeniden inşa sürecini anlatan Arzoumanian'ın denemelerinden, tedavi tamamlanmadan girişilen yeni bir inşanın, bireysel ve toplumsal olarak ne gibi hasarlara yol açtığı ve hangi içinden çıkılması güç sorunlara sebep olduğunu okuyoruz.

İnsan Deposu'nda Arzoumanian, felaket görmüş, dağılmış, kaybolmuş halkları anlamaya çalışırken kesin sonuçlara varmıyor, okuyucuya yoruma açık, kafa yorabileceği alanlar bırakmayı ihmal etmiyor.

 

Arka Kapak

Asya'da bu tür vahşilikler anlaşılır olarak kabul edilir, orada insan hayatı daha az değerlidir. Güneyliler arasında kanlı bir tarih vardır, Doğuluların bir eylemin meşruluğu üzerine düşünceleri bizden farklıdır.

Nazilerin yaptıkları karşısında telaffuz edilmeleri imkânsız cümlelerdir bunlar. Kimse Holokost'ta yaratılan vahşetin "anlaşılabilir" olduğunu söyleyemez. Avrupa'nın olaylarla ilgili yorumları, kurduğu anlamsal çerçeveler kendi içinde bir yargı içeriyor. Sonuç olarak, eğer kurban-katil denklemindeki iki terimden biri ya da ikisi Avrupa kültür geleneğine yabancıysa, kurbanların değerlendirilmesi de (bazı kurbanlar diğerlerinden daha çok kurban) farklı olacaktır.

Yani, yaşananla özdeşleşme sevimli bir Anne Frank'ın varlığıyla değil, sevimli bir Anne Frank hikâyesi "seçildiği" için gerçekleşir. Sevimli bir Anne Frank hikâyesi seçilir, çünkü o, güzel ve kültürlü Almanya'nın ortasında doğmuştur. Kesilmiş başlar ise Avrupa'nın Doğu hakkında sahip olduğu vahşilik düşüncesiyle örtüşür. Asya'da ya da Afrika'da gerçekleşen olaylar, adalet duygusuna ambargo koyarak hegemonyasını yeniden kuran siyaset için merkezi değildir. Holokost'a dair bellek Batılı ve Hıristiyan adalet duygusunu besleyen bir yapıdır. Oysa Ermeni Soykırımı üzerine yapılacak sembolik bir güç ve güçsüzlük "dağıtımı", ancak "kan dökücü" oldukları düşünülen iki halk arasında olacaktır.

Yazar Hakkında

Ana Arzoumanian

Ana Arzoumanian

1962'de Buenos Aires'te doğdu. Aile kökleri Bursa ve Sivas'a dayanır. Salvador Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni Hukuk Felsefesi öğretmeni olarak bitirdi. Buenos Aires'teki Lacancı İntibak Okulu'nda psikanaliz üzerine yüksek lisans eğitimi ald›. Labios (Dudaklar, 1993), Debajo de la piedra (Taşın Altında, 1998), El ahogadero (İdamhane, 2002) ve Cuando todo acabe todo acabará (Her Şey Bitince Bitecek Her Şey, 2008) isimli şiir kitaplarının yanı sıra, La mujer de ellos (Onların Kadını, 2001), Mar Negro (Kara Deniz, 2012), Del vodka hecho con moras (Böğürtlen Votka Limon, 2015) isimli romanları ve La granada (Nar, 2003), Mía (Benim, 2004), Juana I (2006) isimli öykü kitapları vardır.

İspanya kraliçesi Juana'nın iktidar kavgalarına odaklanan şiirsel anlatısı Juana I, La que necesita una boca (Bir Ağzın İhtiyacı) isimli tiyatro oyununa esin kaynağı oldu. İnsan Deposu ile Fundación Proyecto al Sur tarafından verilen Lucien Freud Ödülleri'nde derece aldı. Ermeni Soykırımı ve Arjantin'deki askeri diktatörlük sırasında kaybedilen insanların hikâyelerini anlatan A - Diálogo sin fronteras (Sınır Tanımayan Diyalog, Ignacio Dimattia'yla birlikte) isimli belgeseli çekti. Arjantin ile Ermenistan aras›ndaki kültürel bağların gelişmesi için çalışmalar yaptı. Halen FLACSO (Latin Amerika Sosyal Bilimler Fakültesi) bünyesinde dersler veriyor. 

Basından

KATEGORİ KİTAPLARI

KATEGORİLER

FIRSAT KÖŞESİ

YENİ BASKILAR

BİZİ TAKİP EDİN

HABER BÜLTENİ