Turna Nereden Gelirsin?
%25
22.50 TLEtiket Fiyatı: 30.00 TL
Kategori Öykü
Dili Türkçe
Çevirmen Silva Kuyumcuyan
Özgün dili Ermenice
Baskı bilgileri 1. Baskı, Kasım 2010
2. Baskı, Ekim 2012
Sayfa ve boyut 328 sayfa, 13x19,5 cm
ISBN 9786055753184

Turna Nereden Gelirsin?

Hagop Mıntzuri

%25
22.50 TLEtiket Fiyatı: 30.00 TL
Kategori Öykü
Dili Türkçe
Çevirmen Silva Kuyumcuyan
Özgün dili Ermenice
Baskı bilgileri 1. Baskı, Kasım 2010
2. Baskı, Ekim 2012
Sayfa ve boyut 328 sayfa, 13x19,5 cm
ISBN 9786055753184

Açıklama

Farklı olanı, ötekiyi anlamaktan geçen günümüz anlayışını aydınlatarak, yol gösterecek bir kitap daha. Modern insanın unuttuğu geçmişin kültürel zenginliklerini hatırlamak için iyi bir fırsat sunarken, ironik bir şekilde şehir insanının bu eksikliğini taşra edebiyatı gideriyor. Tanıklık, anı ve tarih üçlemesiyle karşımıza çıkan, Ermeni taşra edebiyat geleneğinin önde gelen isimlerinden Hagop Demirciyan nam-ı diğer Mıntzuri, Turna Nereden Gelirsin? ile köyüne dair hikayelerini anlatmaya bıraktığı yerden devam ediyor. Mıntzuri köy insanının çeşit çeşit hallerini başarıyla resmettiği hikayelerinde, incelikle işlediği ayrıntılarla bir parça gülümsetir veya hüzünlendirirken düşündürtmeyi de ihmal etmiyor. Mıntzuri'nin öykülerinde karşımıza çıkan Türk, Ermeni, Laz, Kürt, Rum, Kızılbaş, herkes köyün, toprağın tasviri içerisinde çeşitli renkleriyle önümüze sunulan masalsılığın içinde evrenselleşiyor. Mıntzuri'nin hafızası kadar edebiyatını da besleyen köylüler sadece etnik kimlikleriyle değil, mizaçları ile de zaman zaman tipleme olmaktan çıkıp birer karaktere dönüşürken, daha önce Türkçeye kazandırılan Mıntzuri'nin Armıdan Fırat'ın Öte Yanı, Atina Tuzun Var mı? ve Kapandı Kirve Kapıları kitaplarındaki kahramanların bazıları bu kitapta da küçük dünyalarındaki büyük hikayeleriyle karşımıza çıkıyor.

Arka Kapak

Sadece kendi anamızın sütünü emmek de şart değildi bizim için. O yok muydu? Köydeysek hangi evde emziren bir kadın varsa, süt versin diye bizi oraya götürürlerdi. Tarlalarda gene öyle. Ermeni yoksa, Türk, Kürt, Kızılbaş olsun, bizi kucağına verir, emzirtirlerdi. Severek yaparlardı. Allah'tan korkarlardı. Esirgeyecek olsalar Allah cezalandırırdı onları, affetmezdi.

*

Yüzlerce yıllık baba evimizi yıkmayacağız. Biz İstanbullu olamayız... Eğin'deki Jamgoçyan, Divrig'deki Hayranyan, Arapkir'deki Hanesyan, Çemişgezek'teki Garmiryan, Şebin-karahisar'daki Aynacıyan, Erzincan'daki Der-Istepanyan o kadar zenginler, neden göç etmiyorlar? Bir ev ağaca benzer. Ağacı söküp, başka bir yere götürür koyarsan yüzde bir tutar, yüzde doksan dokuz kurur. Biz evimizi kurutmayız, kapatmayız. Beddua alırız, sülale darmadağın olur, söner.

*

Sılo dinlemesine dinliyordu ama anlattıklarının çoğunu biliyordu: Yüzbaşı Sadullah'ın toplamadaki insafsızlığı, Erzincan'daki Dördüncü Ordu'nun getirdiği hevaleler, köyleri kuşatması, para istemesi, muhtarları dövmesi...

*

Karadeniz'e yaklaşıyorlardı. Bir Rum köyünden, Asarcuk'tan, dağa, Eğribel'e çıktılar... Tamdere'ye geldiler, sonra Üçsu, sonra Kulakkaya'ya. Toprak, bitki örtüsü, yüzler değişti. Türkleri, Lazları, Rumları gördüler orada.

Yazar Hakkında

Hagop Mıntzuri

Hagop Mıntzuri

Asıl adı Hagop Demirciyan'dır. 16 Ekim 1886'da Erzincan'ın Küçük Armıdan Köyü'nde doğdu. Öğrenimine köyünün ilkokulunda başladı.1897'de İstanbul'a geldi ve aile büyüklerinin işlettiği fırında çıraklık yaptı. Öğrenimine Ortaköy'deki özel Fransız okulunda devam etti. Orada bir yıl öğrenim gördükten sonra Galata'daki Getronagan Ermeni Okulu'nda iki yıl okuyup mezun oldu. Ortaöğrenimini Robert Kolej'de sürdürdü. 1905'te Kolej'in freshmen sınıfından sonra okuldan ayrıldı. 1906'da ilk kez bir öyküsü Hars u Gesur (Gelin ve Kaynana) Ermenice Masis dergisinde yayımlandı.


1907'de köyüne döndü. Öğretmenlik yapmaya başladı. Aynı yıl evlendi ve dört çocuğu oldu.


1914'te bademcik ameliyatı olmak için İstanbul'a geldi. Birinci Dünya Savaşı başladığı için köyüne geri dönemedi. 1915'te Armıdan'dan tehcir edilen dedesi, annesi, karısı ve dört çocuğundan bir daha hiç haber alamadı. Üsküdar'da fırıncılık yaparken savaş nedeniyle ekmekçi asker olarak askere alındı. Ömür boyu İstanbul'da kaldı. Tekrar evlendi iki kızı, bir oğlu oldu. Yemcilik, kömürcülük, fırıncılık, kâtiplik gibi çeşitli işler yaptı. Edebiyatla ilgisini hiç kesmedi, ne bulduysa okudu ve sürekli yazdı. Ermenice dergi ve gazetelerde öyküleri yayımlandı.


1978'de İstanbul'da hayatını kaybetti ve Şişli Ermeni Mezarlığı'na gömüldü.


Başlıca eserleri

Yergrort Amusnutyun [İkinci Evlilik] (1931)

Gabuyd Luys [Mavi Işık] (1958)

Armıdan [Armudan] (1966)

Grung Usdi Gu Kas [Turna Nereden Gelirsin?] (1974)

Değer Ur Yes Yeğer Yem [Yaşamış Olduğum Yerler] (1984)

İstanbul Anıları (Tarih Vakfı Yurt Yayınları) (1993) [Değer Ur Yes Yeğer Yem'in Türkçe çevirisi]

 


Aras Yayıncılık'tan çıkan kitapları

Armıdan Fırat'ın Öte Yanı

Atina Tuzun Var Mı?

Kapandı Kirve Kapıları

Küğı Gabri İm Mecıs

Turna Nereden Gelirsin?

 

Basından

YAZARIN DİĞER KİTAPLARI

KATEGORİ KİTAPLARI

KATEGORİLER

PODCAST: SON OKUMA

FIRSAT KÖŞESİ

YENİ BASKILAR

BİZİ TAKİP EDİN

HABER BÜLTENİ