Bir Osmanlı Kara Mizahı: Amira'nın Kızı

Bir Osmanlı Kara Mizahı: Amira'nın Kızı

Artun Gebenlioğlu
28.02.2018

Yervant Sırmakeşhanlıyan, namı diğer Yeruhan’ın başyapıtı olarak kabul edilen Amirayin Ağçigı (Amiranın Kızı) çok yakında Türkçede. İlk olarak 1902’de Şaviğ gazetesinde Merjıvadz serı (Karşılıksız Sevgi) adıyla tefrika edilen roman, Osmanlı Ermeni edebiyatının gün yüzüne çıkarmayı umduğumuz nice cevherlerinden biri. Çağdaşları Zola ve Daudet’nin natüralizminden esinlenen ve miadını doldurmuş amiralık müessesenin yozlaşmışlığını Baronyanvari bir hicivle gözler önüne seren Yeruhan’ın bu kült eserinin çevirmeni Tomas Terziyan. Kitap, Amira’nın Kızı başlığıyla önümüzdeki ay yayımlanacak.

 

İlk kez 1902’de yayımlanan

romanın 1929 baskısının

isim sayfası

 

1870’de İstanbul, Hasköy’de doğan Yeruhan, ilköğrenimini semtin Nersesyan Okulu’nda aldı. Eğitimine, 1886’da Galata'daki Getronagan Ermeni Lisesi'nde devam etti. Pek çalışkan bir öğrenci değildi, hastalığı nedeniyle bitirme sınavlarına da katılamayınca okuldan ayrıldı. Okuyamamanın eksikliğini, kendini eğiterek giderdi. Kısa zamanda Fransızca öğrendi ve Fransız gerçekçi yazarların eserlerini okudu. 1889'da Dzağig (Çiçek) adlı dergide ilk yazı denemeleri yayımlandı. 1890’da Arevelk (Doğu) gazetesinin yayın kurulunda görev aldı. 1891’de ise aynı dergide yayınlanan Babugı (Dede) adlı hikâyesiyle, Arpiar Arpiaryan, Hırant Asadur, Dikran Gamsaragan ve Krikor Zohrab gibi isimlerin dikkatini çekti. 1896’da Ermenileri hedef alan olayların yarattığı kargaşa ortamından dolayı ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Bulgaristan’ın Varna şehrine yerleşti. II. Meşrutiyet’in ilan edilmesiyle 1908’de İstanbul’a döndü. Mezre’deki (Elazığ) Getronagan Okulu’nda 1913’te müdürlük yapmaya başladı. Çeşitli yazı ve öyküleriyle İstanbul Ermeni basınında yer almaya devam etti. Harput’tan 1915’te tehcir edildi. Öğretmen-yazar Hovhannes Tılgadıntsi, Rahip Bısag Der Khorenyan, Yeprad Koleji öğretmenleri, eşi ve iki çocuğu ile birlikte, Elazığ-Diyarbakır yolu üzerinde, Mastar Dağı’nda, Deveboynu adıyla anılan yerde öldürüldü.

 

Yervant Sırmakeşhanlıyan

 

Yeruhan, Amira’nın Kızı’nda köhnemiş amiralık müessesinin artıklarından beslenen mirasyedilerin, vurguncuların, düzenbazların hikâyesini anlatıyor. “Güler misin ağlar mısın” tadında bir dünya burası. Yeruhan’ın kara mizahı da burada yatıyor. Natüralist edebiyatın çevresel şartlara verdiği önemi onun romanında da görüyoruz. Amira torunu Arşag’ın karakteri, düzenbaz pedagog Gosdanyan, vurguncu Partoğ Ağa ve cemaatin kasasından nemalanan Mergeryan’ın yanı başında şekilleniyor. Ancak bu anlatı bir kurgudan ibaret değil. Amiraların egemenlik ve çöküş dönemine canlı gözlerle tanıklık etmiş bir yazar Yeruhan. Bir dönem sona erer ve yerini yenisi alırken bu dönüşümün ahlaki yansımaları olup olmayacağını tartışmaya açan Amira’nın Kızı sadece Osmanlı Ermeni edebiyatına değil, Osmanlı modernleşmesine ilişkin de yeni bir tartışma alanı açacak.

KATEGORİLER

FIRSAT KÖŞESİ

YENİ BASKILAR

BİZİ TAKİP EDİN

HABER BÜLTENİ