İstanbul Kitap Fuarı'nın ardından

İstanbul Kitap Fuarı'nın ardından

Aras Yayıncılık
23.11.2016

İstanbul Uluslararası Kitap Fuarı 12-20 Kasım 2016 tarihleri arasında yapıldı. Fuarın Beyoğlu'nda düzenlendiği yıllardan bu yana katılımcısı olan yayınevimiz Aras bir kez daha Beylikdüzü'ndeki TÜYAP fuar alanının 3. salonundaki yerindeydi. Fuara dair izlenimlerimizi okurlarımızla paylaşmak istedik.

 

İstanbul Kitap Fuarı'nın Aslı Erdoğan, Necmiye Alpay, Ahmet Altan, Mehmet Altan, Şahin Alpay ve daha pek çok yazar ve gazetecinin cezaevinde tutuklu olduğu koşullar altında yapılıyor olması şüphesiz ki kültür alanında hizmet veren pek çok kişi ve kurum gibi bizi de derinden üzdü. Gerek üyesi olduğumuz Türkiye Yayıncılar Birliği aracılığıyla gerek kendi çabalarımızla, düşüncesinden ve siyasi duruşundan başka hiçbir suçu olmayan değerli yazarlarımızın ve gazetecilerimizin tutsak edilmesine karşı tepkimizi duyurmak için çaba sarf ettik. Hiçbir yönüyle kabul edilemez olan bu duruma son verilmesi yönündeki çağrımızı bu vesileyle de dile getiriyoruz.

 

Aras olarak Kasım 2015'te düzenlenen 34. İstanbul Kitap Fuarı'nın sona ermesinden bu yana yirmi kitap yayımladık (bir önceki yıl bu rakam on birdi). Bu sayıyı giderek artırarak, planlı ve geniş yelpazeli bir yayın politikasıyla Türkiye kitap piyasasındaki kendimize özgü yerimizi sağlamlaştırmak öncelikli hedeflerimiz arasında. Bu yıl yayımladığımız kitapların on üçü Türkçe, dördü Ermenice, biri Hemşince, ikisi ise Türkçe-Ermenice-İngilizce olmak üzere üç dilliydi. (Son dönemde yayınevimiz kadrosuna katılan edebiyat araştırmacısı Sevan Değirmenciyan sayesinde önümüzdeki dönemde daha fazla Ermenice kitap yayımlayabileceğiz.)

 


Kitap fuarları, yayınevleri için, yayımladıkları kitabın okurla aracısız bir şekilde buluşmasını sağlamanın yanı sıra, başka koşullarda soyut yüzlerden ibaret olan okur kitlesiyle birebir temas etme fırsatını sağladıkları için de çok değerli. Biz de, gerek okurlarımızın bizlere yönelttiği sorulardan, ilgi gösterdikleri veya aradıkları kitaplardan, gerek yine okurlarımızla ve meslektaşımız yayıncılarla yaptığımız sohbetlerden pek çok şey öğrendik bu fuarda da. Bu tür temasların yayınevlerinin yayın çizgilerini belirlemede hayli önemli olduğuna dair inancımız bu fuarda biraz daha pekişti.

 

İstanbul Kitap Fuarı'nda bizim açımızdan önemli yeniliklerden biri, 15 metrekarelik küçük standımız için özel bir tasarıma girişmemiz oldu. Tasarımcı Hulusi Tütüncü, standımızın iki duvarında Ortaçağ Ermeni yazma sanatının önemli bir unsuru olan tırçnakir (kuş-harf) ile yaratılan harfleri kullandı. Tütüncü'nün minik tırçnakir harflerle oluşturduğu Ermenice ve Türkçe Aras harflerinin yer aldığı, sarı ve beyaz rengin ağırlıklı olduğu tasarım uygulandığında, ortaya içimize çok sinen, gören pek çok kişinin de beğenisini ifade ettiği, dokuz gün boyunca adeta evimiz olan güzel bir stand çıktı.

 

 

Fuarda, okurlarımızın ilgi göstererek satın aldığı kitapların sayısal toplamında bir önceki yıla göre yüzde 25'lik bir artış kaydettiğimizi gördük. Fuarda en çok ilgi gören kitaplarımız genellikle edebiyat alanındaki yayınlarımız oldu. Yirmi yılı aşkın süredir her yazdığı merak ve ilgiyle okunan, yayınevimizin kurucularından Mıgırdiç Margosyan'ın hemen fuar öncesinde yayımlanan Tanrı'nın Seyir Defteri kitabı en çok satılan kitaptı. Antranik Dzarugyan'ın 1915'ten sonraki yetimhane anılarını aktardığı Çocukluğu Olmayan Adamlar, Zabel Yesayan'ın Mehmet Fatih Uslu çevirisiyle yayımladığımız novellası Sürgün Ruhum ve Şahan Şahnur'un geçtiğimiz aylarda basılan Sessiz Ricat'ı diğer çok ilgi gören kitaplarımız oldular. Satılan toplam kitap sayısında üçüncü sırayı bir Ermenice kitabın alması ise bizleri ayrıca sevindirdi. Özellikle ortaöğretim seviyesindeki öğrencilere hitap eden öykülerin derlendiği William Saroyan kitabı 'Tutag es dzo?'ya (Papağan mısın be?), fuarı ziyaret eden İstanbul Ermeni okullarından öğrencilerin ilgi göstermesi bizler açısından önemli bir itici güç oldu.

 

Fuarda okurlarımızın kitaplarımıza olabilecek en uygun fiyatlarla ulaşabilmesi için yüzde 35 indirimli on set hazırlamıştık. Bu setler arasında en çok ilgi görenler ise William Saroyan seti, Mıgırdiç Margosyan (denemeler) seti ve yemek kitapları seti oldu.

 

 

 

Fuar sonrasındaki yazı işleri toplantısında yaptığımız değerlendirmede, yayınevimiz açısından genel durumun olumlu olduğu ve şevkle üretmeye devam etmemiz gerektiği konusunda tüm ekibimiz hemfikirdi. Türkiye'nin içinde bulunduğu, ifade özgürlüğünün sınırlarının alabildiğine daraltıldığı zor koşullar altında kültür alanında doğru bildiğimiz işi yapmanın, geri adım atmamanın ne kadar önemli olduğunu tespit ettik. Ermeniceden Türkçeye edebiyat çevirilerinin okurların ilgisiyle karşılaştığı ve bu alanda yetişmiş çevirmen yokluğu üretim anlamında belli zorluklar yaratsa da Ermenice edebiyattan yapılan çevirilere ağırlık vermenin yayınevimiz ve Türk-Kürt-Ermeni halkları arasında köprü oluşturma hedefi açısından ne kadar değerli olduğunu konuştuk. Çocuk ve genç kitapları alanında daha planlı ve programlı bir çalışmayla ilerlememiz gerektiğini görerek, sadece Ermenice değil, Türkçe ile de çocuk kitapları yayımlamak için projeler geliştirmek konusunda prensip kararı aldık.

 

Yazarlarımıza, çevirmenlerimize, yayınevimiz için emek veren bütün arkadaşlarımıza ve tabii ki okurlarımıza teşekkürlerimizle. İfadenin önündeki her türden engelin kalktığı bir Türkiye'de, yeni kitaplarla, yeni fuarlarda buluşmak dileğiyle.

 

(Fotoğraflar: Nareg Tomasyan, Melisa Arsenyan, Selin Tomasyan)

 

 

 

KATEGORİLER

ÇANTANIZ BİZDEN

FIRSAT KÖŞESİ

YENİ BASKILAR

BİZİ TAKİP EDİN

HABER BÜLTENİ