Mavyan ve Ermenilik Halleri

Mavyan ve Ermenilik Halleri

Artun Gebenlioğlu
29.05.2017

Ölümü mümkün kılan yaşamdır. Ancak yaşam kesintisiz sürüp gitmez, bazen o gürül gürül akan ırmağın suyu bütün betini bereketini kaybeder. Belki tamamen kurumaz ama canlılığını yitirir. Büyük yıkımla birlikte felaketin çemberinden geçip, dünyanın dört bir yanına savrulan Ermenilerin hikâyesi de benzer bir çatlağın, kaybın hikâyesidir. Yurttan öte bir yurtta yaşamla yeniden kaynaşmaktan, hayata ucundan köşesinden tutunmaktan başka yol yoktur ve yeni bir hayat daha önce karşılaşılmamış zorluklara göğüs germek demektir. Yaşasaydı bugünlerde 91 yaşına basacak olan Vahram Mavyan da işte bu insanların dünyasını, Ermeni kimliğini korumakla yabancısı oldukları bir topluma uyum sağlamak arasında gidip gelen bireylerin hayatını anlatıyor. Her Yerde Ermeni Var derken, sadece varlığını sürdüren bir halkı değil, yaşamın ölüme nasıl galebe çaldığını gözler önüne seriyor.

 

Zeytun’dan [Süleymanlı] göçmüş bir ailenin evladı olarak 27 Haziran 1926’da Kudüs’te dünyaya gelen Mavyan, ilk öğrenimini Kudüs Surp Hagopyants Manastırı’nın Tarkmançats Okulu’nda aldıktan sonra İngiliz Bishop Gobat Koleji’ne devam etti. Seyahatlerle geçecek ömrünün ilk durağı Kıbrıs oldu. Nicosia’daki [Lefkoşa] Melikyan ve Melkonyan okullarında öğretmenlik yaptı. 1954-56 arası Mavyan için talihsizliklerle geçen bir dönem oldu. Hastalanan yazar, bu süre boyunca Lübnan’daki Azuniye Senatoryumu’nda tedavi görerek iyileşti. Kendini toparladıktan sonra, Kuzey İrlanda, Belfast’taki Queens Üniversitesi’nde felsefe, psikoloji ve İngiliz edebiyatı okudu. 1963’te Lizbon’daki Kalust Gülbenkyan Vakfı’nda yöneticiliğe başlaması yazarlık kariyeri için bir dönüm noktası oldu. Bu sayede Ermeni yaşantısını daha yakından gözlemleme fırsatı buldu ve bu tanıklıklarını kendi deneyimleriyle birleştirerek başarılı öyküler kaleme aldı. 1976’da Paris’te İvon Kasarcıyan ile evlenen Mavyan, 11 Ocak 1983’te hayatını kaybetti ve Burc Hamud’daki Ermeni mezarlığına, annesinin yanına gömüldü.

 

Püzantiyon gazetesi editörü

Püzant Topalyan tarafından çizilen

karakalem Vahram Mavyan portresi 

 

Vahram Mavyan öykücü kimliğiyle tanınmasına rağmen Hametsoğ veratartz (Geciken Dönüş) adında bir de şiir kitabı kaleme aldı. Bunun dışında dört öykü kitabı bulunan Mavyan’ı Türkiyeli okurlar Aras Yayıncılık tarafından yayımlanan Her Yerde Ermeni Var (Ermenice adıyla Amen değ hay ga) ile tanıyorlar. Ermenilerin öz kimliklerini ve yaşantılarına renk, anlam katan birçok öğeyi yitirmekte olduğu düşüncesini taşıyan Mavyan, Her Yerde Ermeni Var’da da şahsi deneyimlerinden yola çıkarak diaspora Ermenilerinin haletiruhiyesine ışık tutuyor. Mavyan, kimlikle ilgili bu kaygıları bakımından, çağdaşları olan ve Ermeni geleneğini ciddi biçimde sorgulayan Şahan Şahnur, Şavarş Nartuni, Vazken Şuşanyan gibi yazarlardan ayrı bir konumda duruyor. Kültür ve geleneğin korunmasının günlük yaşam kaygılarına ağır basması gerektiği fikrinde olan Mavyan, Amerika’dan Endonezya’ya, Londra’dan Avustralya’ya dünyanın farklı yerlerinde karşılaştığı Ermenileri, Ermenilik hallerini samimi bir dille anlatıyor.

 

Öykücülüğüyle Ermenice edebiyatta kendine has bir yer edinen Vahram Mavyan, yazarlık kariyeri boyunca yurdundan göç edip yabancı diyarlarda hayatını sürdürmüş Ermenilerin ikilemini dile getirdi. Kâh tebessüm ettiren kâh tatlı bir hüzne yol açan öyküleri “küçük insanlar”ın yaşamına ışık tuttu. İşte Her Yerde Ermeni Var’dan kısa bir alıntı:

 

“Aidiyet bir içgüdüdür dostum. Köklerine bağlı olmak diye bir şey vardır... Bunu kendi insanından, halkından ayrı kalmadan duyumsayamazsın. Gençsen ve hele doğudan yeni gelmişsen, devasa Batı dünyası önce bir afallatır seni; ardından kendini arama, bocalama devresi gelir. Yüzeydeki güzellikleri görünce, büyüğe, güçlüye ait olmayı denersin; çünkü bu bir şekilde büyük ve güçlü olduğun yanılsamasını yaratır. Oysa, kendini kandırdığın bu yüzeysel güzellikler gerçeği değiştirmez.”

ÖNERİYORUZ

KATEGORİLER

FIRSAT KÖŞESİ

YENİ BASKILAR

BİZİ TAKİP EDİN

HABER BÜLTENİ