Yazar Ayda Uyar
Başlık Kevork Pamukciyan'ın İstanbul'u
Yayın İstanbul Dergisi
Tarih 01.01.2003

Yazar: Ayda Uyar
Başlık: Kevork Pamukciyan'ın İstanbul'u
Yayın: İstanbul Dergisi
Tarih:  01.01.2003


İstanbul'un ve İstanbullu Ermenilerin tarihi üzerine birçok araştırması bulunan Kevork Pamukciyan'ın (1923–1996) Türkçe makaleleri ve ansiklopedi yazıları Ermeni Kaynaklarından Tairhe Katkılar başlığı altında dört ciltte toplanıyor. Dizinin, İstanbul Yazıları başlığını taşıyan ilk cildi geçtiğimiz aylarda yayımlandı. İlk yazısı 1943 yılında Ermenice Nor Lur (Yeni Haber) gazetesinde yayımlanan Pamukciyan'la Türk okurları olarak tanışmamız İstanbul Ansiklopedisi'yle oldu. Tamamlanması halinde 30 cildi aşacak olan İstanbul Ansiklopedisi, popüler tarihçiliğimizde önemli bir yere sahip olan Reşad Ekrem Koçu'nun, 1944–1952 ve 1958–1973 yıllarında iki kez giriştiği ama tamamlayamadığı bir projeydi. 
 İki yayın döneminde de yazarları arasında yer alan Pamukciyan bu ansiklopedi için, önemli Ermeni şahısların ve ailelerin biyografilerinin yanı sıra İstanbul'da Ermenice ya da Ermeni alfabesiyle Türkçe yayımlanmış gazete ve dergiler, çeşitli ilçelerdeki Ermeni varlığı, Ermeni mezarlıkları ve Ermeni okulları hakkında maddeler kaleme aldı. Pamukciyan 1990 yılında Tarih ve Toplum dergisinde yayımlanan "Reşad Ekrem Koçu'dan Hatıralar" başlıklı makalesinde İstanbul Aniklopedisi'yle ilişkisini söyle anlatır: "Merhum Reşad Ekrem Koçu ile 1950 yılında tanışmıştık. 1944'ten beri neşrettiği İstanbul Ansiklopedisi'ni ilk defa o sene gözden geçirmek fırsatını elde etmiştik. İstanbul ve bilhassa İstanbul Ermenileri tarihi ile yakından ilgilendiğimiz için, henüz ciltlenmemiş olan muhtelif fasiküllerin muhteviyatını zevkle gözden geçirmiştik. Tabiatıyla en fazla Ermenilere ait maddelerle alakadar olmuştuk, Müslimlerle gayrimüslimler arasında ayrım yapılmadığını müşahede ederek veyahut daha doğruısu, gayrimüslimlere de Müslimler kadar yer tahsis edildiğini görerek, memnun kalmıştık, Ancak Ermenilere ait bazı maddelerde hatalara tesadüf etmiştik. Diğer taraftan, bazıları, hakkında kaynak noksanlığı sebebiyle, değerlerine nispeten çok az yazılmıştı. Bazı maddeler ise büsbütün unutulmuştu, bunun üzerine bir mektup yazarak, arzu ettikleri takdirde, Ermenilere ait maddelerde faydalı olabileceğimizi bildirmiştik.
İstanbul Ansiklopedisi'ne A harfinin sonlarına doğru yazı vermeye başlamıştık. O sıralarda sunduğumuz maddeler, hemen hemen aynen dercedilmekte idi. 1952'de maddi sebeplerle kapanınca çok üzülmüştük. Zira ansiklopedinin kendi sahasında çok büyük bir boşluk dolduracağına inanmıştık. Kapanışının üzerinden altı yıl geçtikten sonra 1958'de, bir akşamüstü işten dönerken, Üsküdar Vapur iskelesinden çıkan yolculara, İstanbul Ansiklopedisi'nin yeniden çıkacağını müjdeleyen prospektüsler dağıtıldığını görünce çok sevinmiştik. Rahmetliye tekrar mektup yazarak, yine yardımda bulunabileceğimizi açıklamıştık.
Teklifimiz bu defa da memnuniyetle kabul edilmişti. Teşrik-i mesaimiz için telif hakkı almazdık.
Ancak iki defa 25'er lira zorla hediye vermişti. Bu münasebetle, 'bir yazar için en tatlı şey emeğinin meyvesini tatmaktır.' demişti, İki defa Sirkeci'deki Pandeli Lokantası'nda yemeğe davet etmişti, ayrıca, her bir fasikülden birer adet tarafımıza hediye edilirdi.
Yaklaşık 1965 yılına kadar yazı vermeye devam ettik. Bu sıralarda gönderdiğimiz bazı maddelerin tamamen dışarıda bırakılmasından, bazılarının ise kuşa çevrilmesinden dolayı, diğer taraftan hariçte hazırlanmakta olan Ermenice eski baskılara ait çok etraflı bir bibliyografyaya devamlı yardımda bulunduğumuzdan ötürü, birkaç yıl ara vermek zorunda kaldık. Sonradan öğrendiğimize göre, buna üzülmüş ve hatta biraz gücenmiş."
Kevork Pamukciyan'ın 8. ciltten itibaren katkısını kesmesiyle, ansiklopedide Ermenilerle ilgili konularda tartışmasız bir boşluk doğar, 10. ciltte yer alan İstanbul'da Ermeniler konulu maddenin sadece bir sayfalık olması da bunun en açık kanıtıdır. Bu maddenin son paragrafı, sadece yayıncının Pamukciyan'ı değerlendirişi açısından değil, ansiklopedinin simdi yerleşmiş olan ansiklopedi yayıncılığından oldukça farklı olan üslubunu sergilemesi açısından da ilginçtir:
Nihayet bu İstanbul Ansiklopedisi'nin yazı ailesi arasında da aydın bir Ermeni genci, Kevork Pamukciyan bu şehir kütüğüne pek kıymetli maddeler vermiştir. Sebebi bizce meçhul, K. Pamukciyan bir yıldan fazlacadır ki bu yardımını kesmiş bulunmaktadır. Bu 'Ermeni, Ermeniler' maddesi de onun güvendiğimiz kalemine emanet edilmiş bulunuyordu. Bu icmal ile yetinildi adının sevgi ile kaydını bir vecibe bildik."
Kevork Pamukciyan İstanbul'da Ermeniler içerikli bir maddeyi ancak 1993-1995'te yayımlanan Tarih Vakfı ve Kültür Bakanlığı'nın ortak yayını Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi'ne yazacaktır. Pamukciyan'ın bu ansiklopediye katkısı da, Osmanlı döneminde İstanbul depremleriyle ilgili yazı dışında, daha çok önemli Ermeni şahısların biyografileridir.
Pamukciyan'ın Türkçe ilk makaleleri Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu Belleteni'nde 1957–1958 yıllarında yayımlandı. "Darphane Ne Zamandan Beri Topkapı Sarayı Dâhilindedir?" ve "İstanbul'un Eski Darphanesinin 17. Asra Kadar Faaliyeti" başlıklı makalelerde Darphane'nin, şimdi Tarih Vakfı tarafından kullanılmakta olan, Topkapı Sarayı avlusundaki binaya taşınmazdan önceki dönemini ortaya çıkarırken, "İstanbul'un 1660 Yangını Hakkında Yeni Vesikalar" ve "Meğrili Patrik Istepannos'un 1660 İstanbul Yangını Tasvirnamesi" başlıklı yazılarda İstanbul'un en büyük yangınlarından birini ayrıntılı olarak ortaya koyar. Pamukciyan'ın İstanbul yangınları, özellikle de 1660 yangınına ilgisi, 1972 yılında Hayat Tarih Mecmuası'nda yer alan "1826 Yılı Hocapaşa Yangını Hakkında Bir Destan", Cahit Öztelli'nin Uyan Padişahım adlı derleme kitabına (1976) verdiği "İstanbul Yangınları" ve "Hocapaşa Yangını" bölümleri, 1990'da Tarih ve Toplum dergisinde yer alan "Eremya Çelebi'ye Göre İstanbul'un 1660 Yangını" makalesi ve son olarak da 1991 yılında yayıma hazırladığı Eremya Çelebi Kömürciyan'ın 1660 İstanbul yangınına ilişkin Ermenice kitabı Badmutyun Hıragizman Gosdantnubolso (1660 Darvo) ile devam eder.
Sadece yangınlar değil, İstanbul'un uğradığı depremler ve sel baskınları gibi doğal afetler, dondurucu kışlar, salgın hastalıklar da Pamukciyan'ın yazdığı konular arasında yer alır: 1966 yılında Tarih Konuşuyor dergisinde yayımlanan "200. Yıldönümünün Elemli Hatıraları İçinde 1766 Büyük İstanbul Zelzelesi", 1976'da Cahit Öztelli'nin Uyan Padişahım adlı derleme kitabında yayınlanan "Büyük İstanbul Depremi (1766)" ve "Büyük Deprem İçin İkinci Destan" bölümleri, Tarih ve Toplum dergisinde 1987de yayımlanan "Sarkis Sarraf-Hovhannesyan 'a Göre İstanbul'un 1766 Büyük Depremi", 1989'da yayımlanan "200 Yıl Önce Vuku Bulan İstanbul'un En Büyük Sel Felaketi", 1994'te yayımlanan "1893 Kolera Salgını ve 1894 Büyük Depremi", İstanbul dergisinde 1996'da yayımlanan "Ermeni Kaynaklarına Göre İstanbul'un Şiddetli Kışları" başlıklı makaleler ve DB İstanbul Ansiklopedisi'nin "Depremler" maddesinin "Osmanlı Dönemi" kısmı. 17 Ağustos depreminden sonra tarihsel depremlerin önemi fark edilerek bu konuda birçok makale ve kitap yayımlandı. Pamukciyan'ın farklılığı, deprem kapıyı çalmadan çok önce bu konunun önemini fark etmesi ve bu alanda çok zengin olan Ermenice kaynakları kullanmasıydı.
Pamukciyan, İstanbul'a ilişkin kitapları bulunan Ermeni tarihçilerinden kaynak olarak yararlanmakla kalmamış, onları Türk okurlarına tanıtmakta da önemli bir rol oynamıştır. 1991'de Tarih ve Toplum dergisinde yayımlanan "İstanbul Tarihini Yazan Ermeniler" başlıklı makale toplu bir dökümdür. Bu konuda DB İstanbul Ansiklopedisine yazdığı "Sarkis Sarraf-Hovhannes", "Engürülü Apraham", "Ğugas İnciciyan", "Eremya Çelebi Kömürciyan", "Kozmas Gomidas Kömürciyan" maddelerinin yanı sıra şu makalelere de değinmek gerekir: "İnciciyan'ın Boğaziçi Adlı Eseri ve Emirgan Hakkında Yazdıkları" (Tarih ve Toplum, 1986), "İnciciyan'a Göre Galata Kulesi" (Tarih ve Toplum, 1987), "Doğumunun 350. Yılında Eremya Çelebi Kömürciyan" (Tarih ve Toplum, 1988), "Eremya Çelebi'nin İstanbul Tarihi'nin İkinci Baskısına Dair Düzeltmeler ve ilaveler" (Tarih ve Toplum, 1989), "Eski Ermeni Kaynaklarına Göre İstanbul'un Fethi: Engürülü Rahip Abraham'ın Fetihnamesi" (İstanbul dergisi, 1995), "On sekizinci Yüzyıl İstanbul Tarihi Kronolojisi" (Tarih ve Edebiyat Mecmuası, 1979).
Ermeni tarihçilerin İstanbul'la ilgili kitaplarının Türkçe yayıma hazırlanmasında da Pamukciyan'ın önemli bir yeri vardır: 1989 yılında yayına hazırladığı Eremya Çelebi Kömürciyan'ın 17. Asır'da İstanbul Tarihi adlı eserinin ikinci baskısına, kitabın çevirmeni, Ermeni tarihçi Hrand Der-Andreasyan hakkında geniş bir biyografi yazmıştır. Cosimo Comidas de Carbognano'nun (Kozmas Gomidas Kömürciyan)18. Yüzyılın Sonunda İstanbul adlı eserinin 1993 yılında yapılan Türkçe baskısına yazar hakkında bir yazı vererek katkıda bulunmuştur.
Kevork Pamukciyan'ın İstanbul'a bir katkısı da İstanbul'daki Ermeni mimarlara ilişkindir. İstanbul ansiklopedilerinde yayımlanan, önemli Ermeni mimarların biyografilerini içeren yirmiyi aşkın maddeye ve Balyan ailesine ilişkin geniş bir yazıya ilaveten şu makaleler de önemlidir: "17. Yüzyıl İstanbulu'nda Ermeni Asıllı Mimarlar ve Kalfalar" (Arredamento-Dekorasyon, 1995), "Nuruosmaniye Camii'nin Mimarı Simeon Kalfa Hakkında" (İTÜ Mimarlık Tarihi ve Restorasyon Enstitüsü Bülteni, 1980), "Hassa Mimarı Edirneli Agop Kalfa (1738–1803)" (Tarih ve Toplum, 1989), "Doğumunun 200. Yıldönümünde Kayserili Hassa Mimarı Ohannes Amira Serveryan" (Tarih ve Toplum, 1987), "Üsküdar'daki Selimiye Camii'nin Mimarı Kimdir?" (Tarih ve Toplum, 1990), "Foti Kalfa'ya Dair İki Kaynak Daha" (Tarih ve Toplum, 1990), "İzmir Saat Kulesinin Mimarı Kimdir?" (Tarih ve Toplum, 1995), "Mimar Sinan'la İlgili Bazı Açıklamalar" (Tarih ve Toplum, 1985).
"Osmanlı Döneminde İstanbul Sergilerine Katılan Ermeni Ressamlar" (Tarih ve Toplum, 1990), "1867 Yılı Paris Sergisine Katılan Osmanlı Sanatkârları" (Tarih ve Toplum, 1992), "Fatih'in Meşhur Saray Ressamı Gentile Bellini" (Hayat Tarih ve Edebiyat Mecmuası, 1978) ve "Ünlü Hassa Ressamı Rapayel ve Eserleri (?-1780)" (Tarih ve Toplum, 1987) başlıklı makaleler ise İstanbul'daki Ermeni ressamlar hakkında geniş bilgi içerir.
"Ermenice Elyazma Bir Kaynağa Göre 18. Yüzyıl Sonlarında İstanbul Hanları" (Tarih ve Edebiyat Mecmuası, 1979) ve "1868'de Mevcud İstanbul Hanları" (Tarih ve Toplum, 1994) başlıklı makaleler İstanbul'daki ticari hanların listesini vermesi ve yine bu türden listelerin bulunduğu Ermenice bazı kaynaklara atıfta bulunması açısından "Sulumanastır Surp Kevork Kilisesi, Ne Zamandan Beri Ermenilerin Elindedir?" (Tarih ve Edebiyat Mecmuası, 1980) ve "Kumkapı Patrikhane Kilisesi Ne Zamandan Beri Ermenilerin Elindedir'" (Tarih ve Toplum, 1990) başlıklı makaleler bugün en önemli iki Ermeni kilisesinin Bizans dönemindeki Rum geçmişini ortaya koyması açısından ilk kez bu derlemede yayımlanan "Ermeni Hayırseverler Tarafından İstanbul'da Yaptırılan Sokak Çeşmeleri" başlıklı yazı ise Müslümanlarda yaygın olan hayır için çeşme yaptırma geleneğinin Ermenilerde de bulunduğunu göstermesi ve her gün önünden geçtiğimiz ama tarihi hakkında hiçbir şey bilmediğimiz bazı çeşmelerin geçmişini ortaya koyması yönüyle Pamukciyan'ın önemli makaleleri arasında sayılabilir.
Bütün bu makalelerin, neredeyse yarım yüzyıla yayılmış, kimisi kütüphanelerde bile zor bulunan dergi sayfalarından derlenerek tek bir cilt halinde toplanmış olması, İstanbul tarihini araştırmak isteyenler için çok büyük bir kolaylık sağlıyor.