Yazar Karin Karakaşlı
Başlık Kitabına Kavuştu
Yayın Agos Gazetesi
Tarih 18.10.2002

TÜYAP Kitap Fuarı yaklaşırken yayınevlerinde bu aralar hummalı bir çalışma hâkim. Aras Yayıncılık da çok özel bir kültür hizmetinin telaşında. Türkiye Ermenileri'nin yetiştirdiği önde gelen araştırmacılardan Kevork Pamukciyan'ın Türkçe makaleleri ve ansiklopedilere yazdığı maddelerin tamamı Aras Yayıncılık tarafından "Ermeni Kaynaklarında Tarihe Katkılar" başlığı altında dört ciltte toplanıyor. "İstanbul Yazıları" başlıklı birinci cildin yayınlanışını kutlamak amacıyla da 19 Ekim Cumartesi Aras Yayıncılık'ta saat 15.00'te Pamukciyan'ın dostları ve sadık okurlarını bir araya getirecek bir de toplantı düzenleniyor. Diziyi yayına hazırlayan Osman Köker, ilk cildin sunuş yazısında 1996'da kaybettiğimiz Pamukciyan'ın Ermeni kaynaklarına dayanarak yaptığı araştırmalarla Ermeni ve Türk tarihçiliğine önemli katkılarda bulunduğun u vurgulayarak "Söz konusu olan, kırk yıllık bir sürede otuza yakın süreli yayın ve derleme kitaba yayılmış yüz yirmiyi aşkın makaleydi. Yazarın 1950 yılından itibaren çeşidi ansiklopedilere yazdığı beş yüze yakın maddeden bazıları da böyle bir toplu yayında olmazsa olmaz nitelikteydi" diyor. 

Bu hafta sonu yayınlanacak olan "İstanbul Yazıları" başlıklı birinci ciltte Pamukciyan'ın İstanbul tarihi üzerine yazılarıyla otobiyografisi, yazar hakkında anı yazıları ile fotoğraf albümü yer alıyor. "Ermeni Harfli Türkçe Metinler" başlıklı ikinci ciltte Ermeni alfabesiyle yazılmış Türkçe metinler üzerine yazıları, "Zamanlar, Mekânlar, İnsanlar" başlıklı üçüncü ciltte ise İstanbul dışındaki yerlerin tarihine ilişkin yazılar ve biyografiler toparlanmış. Her zamanki Aras Yayıncılık özeniyle hazırlanmış bibliyografya ve dizin bölümleriyle zenginleşen dizinin dördüncü ve son cildi ise Osman Köker'in deyimiyle bir bakıma "Türkiye Ermenileri Tarihinde Kim Kimdir?" kitabı niteliği kazanan "Biyografilerle Ermeniler" eseri.
Anılardaki Pamukciyan
"İstanbul Yazıları"nın en önemli yönlerinden biri de eserde dostları, meslektaşları ve mesai arkadaşlarının kaleminden Pamukciyan'la ilgili anılara yer verilmiş olması. Dünya Ermenileri Patriği Karekin I, Türkiye Ermenileri Patriği II. Mesrob, Fahri Aral, Turgut Kut, Sabri Koz ve Krikor Damadyan'ın anlattıkları, makalelerle bilim aşkı ve birikimine tanık olduğumuz Pamukciyan'ı, insani boyutuyla, günlük hayatın ayrıntılarında tanıma fırsatı veriyor. Kitaplara gömüldüğü Patrikhane'deki mütevazı odasında, yaşamına soktuğu az sayıda "aziz dostu"nu kabul eden, titiz, ilke sahibi, içine kapanık, doğru bildiğini hiç bir makam kaygısı gözetmeden söyleyen ve bir o kadar da "İstanbul efendisi" Kevork Pamukciyan, sevgi ve ya minnetle yazılmış bu satırlarda ad daha bir anlaşılır oluyor, ete kemiğe bürünüyor okurun gözünde. Tıpkı Sabri Koz'un, dostunun son anlarına ilişkin satırlarında olduğu, gibi: "Onunla son kez telefonla konuşabildim. Eylül ortalarında bir perşembe günü beni telefonla arattırıp kendisini aramam için not bıraktırmış. Hemen aradım, konuştuk. Eren kitapevi sahibi ve yayıncı Muhittin Eren 'in telefonunu istiyordu, güçlükle duyulan sesiyle. Söz verip de yapamadığı bir iş için özür dileyecekmiş… Ertesi gün, servis hemşiresine yazdıracağımı söyledim. Gerekeni yaptım… O sırada dile getirdiğim kendisini ziyaret etmek isteğimi ise 'Bir işiniz mi var, bir şey mi soracaksınız?' diyerek kibarca reddetti. 23 Eylül 1996'da onu katbetmişiz. Haber önce kiliseye geliyor, oradan da bana telefon ediliyor... "
Dört cildi kapsamlı çalışma, Kevork Pamukciyan'a vefa borcu niteliğinde. Osman Köker'se sunuş yazısında yolun bundan sonrasını işaret ediyor:
"Kevork Pamukciyan'ın Türkçe makalelerinin toplu halde yayınlanmasını önemli bir adım olarak görmemize rağmen, yazarın sağlığında basılamamış çalışmalarının derlenmesinin ve Ermenice yazılarının en azından bir kısmının Türkçe'ye kazandırılmasının yayıncıların önünde hala bir görev olarak durduğunu belirtmek istiyoruz."