Yazar Rober Koptaş
Başlık Adalete Özlem
Yayın Agos Gazetesi
Tarih 25.04.2008

Aret'in 19 Ocak sonrasında çizdiği karikatürlerde mizahtan çok, kırgın, küskün bir ironi var. Kara mizah da değil, olsa olsa 'acı mizah' bu… Bizlere acısını göstermeye çalışmıyor; aksine, tam da acının içinden çiziyor; çizerin iç dünyasındaki gelgitleri ve yaşadığımız ülkeyle kavgasını görüyoruz bütün çıplaklığıyla.

Aret'le aynı yerde, Kurtuluş'ta doğduk. İlkokula ikimiz de, birkaç yıl sonra öğrencisizlikten kapanacak olan Elmadağ'daki Lusavoriçyan'da başladık. Başımızdan geçenleri farklı imbiklerden damıtırız elbette, ancak onun hayal kırıklıklarını, üzüntülerini anlayabilirim.
Kitapta, her birini çok çarpıcı bulduğum onlarca karikatür arasında en çok sevdiğim, onun mahut İstanbul siluetinin önüne yerleştirdiği Noel Baba'nın, Güler'e, Aksu'ya, Çiçek'e vs. Hrant Dink posterlerini vermeyip, onları cezalandırdığı çizim… Kitaptaki diğer karikatürlerden farklı bir ruhu var onun: Daha dışa dönük, daha eylemci.
Galiba bu karikatürü, gerçek hayatta alabildiğine hırpalanan adalet özlemimi kurgu âleminde tatmin ettiği için seviyorum. Ona baktıkça, hayatın tatsızlıklarından kaçıp, karikatürün kalın çizgilerine sığınıyorum. Üstelik Noel Baba'nın listesini gönlümce uzatma özgürlüğüne de sahibim: Cinayetin işlendiği ortamı hazırlayanlara, cinayete göz yumanlara, hayatımızı karartan çetecilere, darbecilere, militaristlere… Hediye yok!
Böylece biraz olsun rahatlıyor, huzur buluyorum.
Utanmasam, "İçimin yağları eriyor!" bile derdim!