Yazar Şebnem İşigüzel
Başlık Sofranız Şen Olsun
Yayın Geniş Açı Dergisi
Tarih 01.01.2005

Geçen defa 'Mercimek Çorbası' başlıklı yazım, bu defa 'Sofranız Şen Olsun' adlı kitap... İnşallah Büdütör'ün diline düşmem, 'Yemek köşesine çevirdi köşesini' diye. Ama bu defa tutar bir yanı var işin, 'Sofranız Şen Olsun'a çok güzel aile fotoğrafları eşlik ediyor. İşin içinde fotoğraf var anlayacağınız. İnsan çok sevdiği, çok etkilendiği, burnunun direği sızlayarak okuduğu bir kitabı biraz zor anlatır. Takuhi Tovmasyan'ın Aras Yayıncılık tarafından yayınlanan 'Sofranız Şen Olsun' adlı kitabı beni öncelikle bir ailenin hikâyesi olduğu için etkiledi. Sonra bu hikayeyi yemekler, kurulan şenlikli, özenli güzel sofralar üzerinden anlattığı için. Ailelerin yemeğe oturması bende tarifi imkânsız hisler uyandırır. Anne, baba, çocuk bile yeter bana. Sırlar sofrada verilir, dertler sofrada çözülür, kavgalar sofrada çıkar, sevinçler sofrada kutlanır, sofrada avunulur, sofrada umutlanılır, babaların dili sofrada çözülür, analar dillerinin altındaki baklayı sofrada çıkarır. Bir aile için sofra her şeye vesiledir. Takuhi Tovmasyan'ın aile anılarıyla beraber verdiği yemek tarifleri bana sofranın, aile olmanın, komşuluğun, dostluğun, birbirini sevmenin, anlamanın tarifini verdi. Ne kötü, artık evlerde daha az yemek pişiyor. Oysa kaynayan tencere evin derdini, tasasını, sıkıntısını almaz mı?

Bir de Takuhi Tovmasyan'ın anlattığı gibi ailece girişirseniz yemeğe, iyi hissediyorsunuz kendinizi. Çocuğunuz yoğurt çorbası yaptınız diye seviniyorsa, iç pilav var müjdesini feryat figan duyuruyorsa, salata mutlaka baba elinden çıkma oluyorsa ama siz yine kadınlığınızı yapmak için 'limonunu fazla kaçırma yine' diye bir uyarı çekiyorsanız, bütün bunları severek, isteyerek yapıyorsanız kendinizi daha iyi hissetmez misiniz? Takuhi Tovmasyan kitabında bize biraz da bunu hatırlatıyor: Bir işi severek, isteyerek yapma halinin değerini, önemini. Bütün annelerin çocuklarını doyurma görevi vardır. 'Sofranız Şen Olsun'un annelerinin bütün hayatları ev ve ne mutludur ki sofra kurmak mecburiyete dönüşmemiş onlar için. Çünkü sofralar bir şeylere vesile olsun diye kurulmuş. Konuşulsun, eğlenilsin, hayırlısıyla bir karara varılsın, kederler tuz biber olsun.
'Sofranız Şen Olsun'da annelerin çamaşır günleri pişirdikleri yemeklerden babaların da mutfağa girdiği pazar günleri yenenlere, bayram sofrasında bulunması şart olanlara kadar çeşit çeşit yemek var. Bunların tarifleri anılarla tatlandırılarak öyle güzel veriliyor ki malzemesi önünüze gelse uskumru dolmasını bile yapıverecek, 'elde hafif hafif mıncıklanan balığın kuyruk kökünden kılçığı çıt diye' kıracak hamaratlığa ermiş gibi hissediyorsunuz kendinizi. Mısır'a gelin giden amca kızları, Yedikule sahilinden denize giren aileler, Çorlu'dan Şam'a yürüye yürüye bir ayda gitmeye mecbur tutulanlar, jandarma izniyle çekilen fotoğraflar, vaktiyle birisini daha sevmiş ama nikâhlısından da vazgeçmemiş çapkın dedeler, mutfağını geline bırakmayan yayalar (büyükanneler)... Onların hikâyeleriyle dinliyoruz yemek tariflerini. Takuhi Tovmasyan incelikle kuruyor bütün bağlantıları. Bu yanıyla bir roman.
Ne diyeceğimi bilemediğim bu güzel kitap aynı zamanda bir tarih kitabı da... Neler oldu, neler gördüler, neler yaşadılar? Bu soruların cevabını isterseniz bir de kuzu kapamaların, topiklerin, fasulye pilakilerin yanında alın. Soframızdan neler eksildi, sofralarımız ne zaman televizyon başlar başlamaz toparlanıp kaldırıldı, sofralarımız nasıl özensizleşti? Bu kitabı okurken bütün bunları düşünebilirsiniz. Yemek bahane, Takuhi Tovmasyan bize bu kitap aracılığıyla çok değerli şeyler aktarıyor, çok hayati sorular sorup cevaplarını alacağımız bir sofra donatıyor. 'Sofranız Şen Olsun'u okuyup bu sofraya misafir olun derim ben.
Geniş Açı okuduğunuza göre fotoğrafla da ilgili olduğunuzu hesaba katarsak, kitabın fotoğraflarına da dikkatlice bakın bakalım… O fotoğraflar bizi neden bu kadar çok etkiliyor, fotoğrafta görünenlerin duyguları nasıl böyle dosdoğru aktarılabilmiş? Yoksa o mahalle fotoğrafçıları sadece işini seven ve işini yapmak için gayret eden insanlar mıymış? Evet Büdütör Bey, bana kalırsa bazı fotoğrafçılar sadece 'artist'. Ne kadar kızsanız, sövseniz yeridir.