Yazar ...
Başlık Balkanların Tarihine Yolculuk
Yayın Agos Gazetesi
Tarih 23.07.1999

Geçtiğimiz hafta haberini verdiğimiz Aram Andonyan'ın "Balkan Savaşı" adlı yapıtını bu hafta köşemize konuk ediyoruz. Ermenice özgün adı "Badgerazart Intartzag Badmutyun Balkanyan Baderazmin" (Balkan Savaşı'nın Resimli Mufassal Tarihi) olan eser, ilk olarak 1912–1913 yıllarında İstanbul'da Arzuman basımevinde basıldı. Türkçe olarak ise çağdaş Ermeni edebiyatının usta yazarlarından Zaven Biberyan'ın çevirisiyle Kasım 1975'te Sander Yayınları'ndan "Balkan Harbi Tarihi" başlığıyla çıktı. Kapsamlı yapıt şimdi Aras Yayınları'ndan çıkan ikinci baskısıyla okurların karşısında. 

İstanbullu yazar ve gazeteci Aram Andonyan, Balkan Savaşı'nın karışık siyasi ortamını İstanbul'da yazdığı haber ve değerlendirmeleriyle günü gününe izledi. Aydın bir gazetecinin tanıklıklarından oluşan yapıt, bir belgesel niteliği taşıyor.
Yapıtın ilgi çeken yönlerinden biri görsel malzemenin bolluğu. Sander baskısındaki resimler yerine, Ermenice orijinalinden başka resimlerin kullanıldığı, 522 sayfalık bu yeni baskıda çeviri dili de güncelleştirilmiş. Özellikle ayrıntılı ve özenli dizin bölümü bir bilim eserine yakışan kapsamı ile dikkat çekiyor.
"Bugünü en iyi şekilde kavrayabilmenin şartı, dünü derinlemesine inceleyip araştırmaktır" diyen yazar Aram Andonyan, kitabının ana izleğini şu sözlerle ifade ediyor:
"Savaş sadece sonucuna göre değerlendirilir. Oysa bugün sonuç Türkiye'nin aleyhinedir. Tasfiye anı gelip çattığında, şu veya bu tarafın niçin yenilgiye uğradığı sorunuyla ilgilenmez kimse. Zihinleri bir soru kurcalar: Ne olacak yenilginin sonucu? Yenilen ne kaybedecek? Ondan ne kalacak arda? Bu eserde, bütün bu kaygılandırıcı soruların cevaplarını araştıracağız. Bu kitapta, içinde bulunduğumuz savaşın siyasi sonuçlarını ve uluslararası komplikasyonlarını, aynı zamanda Türkiye'nin benimseyebileceği yeni idari sistemi tahmin etmeye çalışacağız."
Kitabı Türkçe'ye kazandıran Zaven Biberyan da yazar ve eserinin önemine ilişkin şu değerlendirmede bulunuyor: "Aram Andonyan, çeşitli unsurların kaçınılmaz şekilde bağımsızlığa kavuştuğu veya kavuşmak emeliyle eyleme giriştiği bir imparatorluğun çökmek üzere olduğunu gören ve bunu açıkça söyleyen bir aydın. Çöküşü hızlandıran nedenleri, hataları tanımlamaya çalışırken, ülkeyi -ülkenin bugününü değil yarınını- kurtarmanın yollarını da arıyor; çünkü Avrupa' da siyasi ufkun tehlikeli bir biçimde karardığını görüyor. Hatta 1914 savaşını önceden sezer gibi oluyor. İttihat ve Terakki'nin ülkeyi uçuruma sürüklediğini düşündüğü için de sık sık İttihatçılara çatıyor. Bu kitabın ilgiyle karşılanacağını ve önemli bir boşluğu dolduracağını, imparatorluğun çöküşüne olduğu kadar, birçok bakımlardan günümüzün bazı olaylarına da ışık tutabileceğini sanıyoruz."
Balkan Yarımadası'nın geçmişini ve tarihi Ayestefanos ile Berlin Anlaşmaları'nın hassas dengeler üzerine kurulu Balkanlar üzerindeki etkisini ele alan yapıtın ilk iki kesimi "Bütün Avrupa'da, belki tüm yeryüzünde, Balkan yarımadasından daha belalı bir bölge yoktur" saptamasıyla başlıyor. Balkan ülkelerinin birbiriyle çelişen amaçlarının ayrıntılarıyla incelenmesinin ardından, patlayan Balkan Savaşı'nın bölge bölge aktarımına geçiliyor. Cephelerdeki durumun ve arka plandaki siyasi ortamın anlatıldığı bölümler Karadağ Savaşları, Sırbistan, Yunanistan Savaşları ve Bulgaristan Savaşları başlıklarını taşıyor.
Dönemin önde gelen siyasi, askeri ve ruhani önderlerinin yazışma, rapor, mektup ve belgelerine de yer verilen yapıtta Selanik'in teslimini Selanik Ermenilerinin Ruhani Reisi Rahip Tuhmanyan mektubunda şöyle anlatıyor: "Şehrin muazzam kışlaları 16 Ekim'den beri boşalmıştı. Selanik'in şık bulvarlarında ve birahanelerinde, bir zamanlar şehrin görkemini oluşturan parlak üniformalı subaylar seyrek görülüyordu. Uçsuz bucaksız kışlalar, parmak üzerinde sayılacak kadar az sayıda Ermeni erlerin muhafazasına terk edilmişti. Her tarafta işsizlik ve kararsızlık hüküm sürüyordu. Savaş ve ölüm, hayalet gibi dolaşıyordu havada... " Andonyan'ın kitabı çatışmaların hiç dinmediği Balkanların hareketli tarihine ışık tutarken güncel dramların da daha iyi kavranmasını sağlıyor.