Yazar Arman Tayran
Başlık Genç Yazar Jaklin Çelik'in İlk Kitabı Günışığında
Yayın Agos Gazetesi
Tarih 01.02.2008

Jaklin Çelik, 'Kum Saatinde Kumkapı' adıyla piyasaya çıkan ilk kitabının bu denli ilgi çekeceğini tahmin etmiyordu. Toplumumuzun farklı yüzlerinden kesitler içeren öykülerinin yer aldığı kitabında, bu insanların güncel yaşam içinde nasıl da aynı duygularla sevindiklerini ve hüzünlendiklerini dile getirerek, farklı kültürlerin nasıl bütünleşebildiğini anlatmış. Annesi Mari Çelik'e ithaf ettiği 13 öyküyü içeren kitabında yer verdiği Ermenice deyimleri ise, kısa dipnotlarla okuyucuya açıklamış. Kitabın son iki sayfasında ise Jaklin'in albümünden fotoğraflar yer alıyor.

Öküz, Fesat, Uç, Varlık, Haliç Edebiyat dergilerinde öykü ve röportajları Cumhuriyet Dergi, Sky Life, Liderler ve Finans Dünyası'nda ise röportajları yer alan Jaklin Çelik, 1999 yılında Varlık edebiyat dergisince düzenlenen Yaşar Nabi Nayır Öykü Yarışması'nda ilk dörde girerek 'dikkate değer' bulundu.

Jaklin ile İstanbul'un semt, insan ve kültür dokusunu mizahi bir dille kaleme aldığı kitabı üzerine konuştuk:

- 1968 yılında Diyarbakır'da doğdum. Ufak yaşta ailemle İstanbul' a geldik ve Kumkapı' ya yerleştik. İlköğrenimimi Gedikpaşa Surp Mesropyan okulunda gördükten sonra, Çemberlitaş Kız Lisesi'nde eğitimime devam ettim. Kitabımda yaşadığım bu dönemi ve çevremdeki insan dokusunu anlatmaya çalıştım. Zamanın getirdiklerini ve götürdüklerini biliyorum fakat yine de günümüz İstanbul'unda hâlâ varlığını koruyan bir kozmopolit gelenekten söz edebiliriz. Eskiye oranla az da olsa, hala birlikte yaşıyoruz ve sadece Kumkapı'da değil, Samatya'da, Ortaköy'de, Adalar'da ve İstanbul'un birçok semtlerinde.

- İstanbul'da kozmopolit yaşam geleneği batıya göre oldukça farklı ve bir o kadar da zengin. Kitabında etnik yüzleri bir araya getirmek zor olmadı mı?

Hayır. Zira ben, Türkiye'de ki toplumun 'sen, sen, sen' diye ayrıştırılmaya çalışıldığı, zorlamayla gelen öteki yüzleri değil, tam tersine öteki olarak görülmeye çalışılan yüzlerin, diğerlerinden farklı olmadığını anlatmaya çalıştım öykülerimde. Dolayısı ile bazı öykülerimde her ne kadar bariz bir biçimde İstanbul Ermenilerinin yaşamını anlatıyor olsam da, sonuç itibarı ile 'Evet onlarda senin gibi yaşıyorlar işte, senden hiç farkları yok. Adı Ohannes, Hampartsum veya Ağavni ama senin gibi yaşıyorlar. Hatice'den, Ahmet veya Mehmet'ten farklı değiller' düşüncesini anlatmaya çalıştım. Çünkü biz, gerek Türkler, Süryaniler ya da Ermeniler olarak, hepimiz iç içe yaşıyoruz ve insan olarak birbirimizden farklı değiliz. Bu bir anlamda, 'Aaa... Benim bir Ermeni komşum vardı' ifadesinin öyküsüdür. Evet, senin bir Ermeni komşun vardı ve o işte buydu. Sonuçta hepimiz aynıyız.

- Yazarken neler hissediyorsun, seni öyküye iten ne?

Hep bunu söylüyorum, bence öykülerimde insan unsuru çok önemli. Bir yazarın sürekli kendi iç dünyasını anlatması ise, beni cezbeden bir şey değil. Dolayısı ile beni çeken insan, sokaklara çıkmalıyım, yaşamalıyım ve hissetmeliyim. İşte cebini karıştırırken olaya giriyorum. Denizi ya da güneşi seyrederken değil. Bunları hissediyorum. Bence yaşanan olaylar çok önemli. Ve kolayca yazamıyorum açıkçası, bir öykünün çıkması aylarca sürebiliyor.

İnsanla devam etmeliyim. Hissettiklerimi, yaşadıklarımı ve yaşanılanları, kendi espri anlayışımla bir sentez haline getirerek kaleme aldım kitabımı. Böyle bir çizgi izledim. Şunu biliyorum ki: Evet, sokaklarda dolaşacağım ve yine insan öyküleri yazacağım. Zira o insan benim. Yani yaşamın içinden geliyor olmam, sokaktan kopmayacak bir çizgide yazmaya devam ettirecek beni. İnsan ve yaşam.

Şu anda Tarih Vakfı'nda çalışıyorum, sözlü tarih bilimi. Geçenlerde bir sergi açtık, 'Bankalar Caddesi sergisi'. Bu projede araştırmada yer aldım. Serginin içeriği 'Geçmişten günümüze Caddede yer almış insanların canlı tanıklıkları'. Önümüzdeki günlerde ise yine Tarih Vakfı'nın yeni bir projesinde yer alacağım ve bu arada Kumkapı ile ilgili bir sözlü tarih çalışmam var, bu da yine Tarih Vakfı'nca başlatılan Arnavutköy, Balat, Kuzguncuk ve Cihangir'i kapsayan bir atölye çalışması içinde yer alacak.