Yazar ...
Başlık Giden mi Pişman, Gitmeyen mi?
Yayın Agos Gazetesi
Tarih 13.11.1998

Zaven Biberyan'ın "Babam Aşkale'ye Gitmedi" adlı 416 sayfalık romanı Aras'tan çıkan en hacimli kitap olma özelliğini taşıyor. Yazarın 1970'te "Jamanak" gazetesinde tefrika edilen "Mırçünneru Verçaluysı" (Karıncaların Günbatımı) adlı eserinin 1984'te, yazarın ölümünden kısa bir süre önce kitaplaştırılmış hali esas alınarak Türkçe'ye çevrilmiş.  Sirvart Malhasyan'ın çevirisiyle Türkçe'ye kazandırılan kitap, bir tarih romanı olma özelliği taşıyor. Esere, okura kolaylık sağlamak amacıyla ayrıntılı bir "Açıklamalar" ve "Dizin" bölümü eklenmiş. Bu haliyle eser, edebi değerinin yanı sıra azınlıkların yaşamını kökten etkileyen Varlık Vergisi uygulamasının atmosferini son derece etkileyici bir biçimde okura hissettiriyor. 

Sosyalist eğilimli, toplumcu ve gerçekçi yazar Biberyan, "Babam Aşkale'ye Gitmedi" adlı eserinde İkinci Dünya Savaşı yıllarında Nafia askerliği yapan genç Baret'in kişiliğinde bir dönem çekilen acılara ışık tutuyor.
En çetin şartlarda geçen üç buçuk yılın sonunda eve dönen Baret, bıraktığı dünyanın yerle bir olduğunu görür. Gayrimüslimlere uygulanan Varlık Vergisi'nin yüklü ve haksız faturasından payına düşeni alan Baret'in babası Diran, Aşkale'ye gitmemek için varını yoğunu elden çıkarmıştır. Annesi Arus ve ablası Hilda bu yaşlı ve hasta adamı hor görmekte ve bencil olarak nitelemektedirler. Kavgasız günün yaşanmadığı, bereket ve mutluluğun kalmadığı bu ev artık yuvası olmaktan çok uzaktır Baret için.
Bu zorlu günlerin kargaşasında yeni dönem zenginleri de türemiştir. Bunlardan biri de dayısı Suren'in ailesidir. Suren, yıllarca içine attığı tüm çekememezliğiyle karşılarındadır. Her şey tersine dönmüştür. Baret dünyayı tanıyamamaktadır artık. Her günü parasızlığın ezilmişliğiyle yaşamakta, herkes gibi babasını küçük görmenin, ona kızmanın vicdan azabıyla hesaplaşmaktadır. Babanın ölümü ise daha da dramatik değişimlere neden olacaktır.
Bir ailenin çöküşü ve Baret'in geçirdiği evrim ekseninde gelişen roman, azınlıkların zorlu bir dönemini Ermeni ve Rum kahramanların ağzından son derece inandırıcı bir biçimde veriyor. Kendisi de Akhisar'da Nafia askerliği yapmış olan Biberyan, insan zaaflarını ve siyasi kararların derinden sarstığı küçük insanların yaşamını olanca çarpıcılığıyla sunuyor. Zaven Biberyan'ın başyapıtı sayılan bu roman yazılışından 28 yıl sonra Türkçe'de okurlarla buluşuyor. Kaçırmamalı.