Yazar Özlem Ertan
Başlık Hemşince Edebiyat
Yayın Taraf Gazetesi
Tarih 20.10.2014

Hemşin'e hiç gitmedim ama hakkında duyduklarımdan ve okuduklarımdan anladığım kadarıyla yeşilin farklı tonlarına bürünmüş ağaçlarla dolu bir ilçe burası. İnsanların, yağmurla ıslanan bahçelerinde birbirlerine öyküler anlattığı, şarkılar söylediği eski bir Karadeniz kasabası...

Eğer farklı diller ve kültürlerle ilgilenen biriyseniz, Rize'nin Hemşin ve Çamlıhemşin ilçelerinde "Hemşince" denen dilin konuşulduğunu ve bunun Ermenicenin bir lehçesi olduğunu duymuşsunuzdur. Her ne kadar Hemşin ve Çamlıhemşin'de yaşayan halkın bu bölgeye ne zaman ve nereden geldikleri konusunda farklı teoriler olsa da, konuştukları dil onların kökeni konusunda şüpheye yer bırakmıyor. Hemşince hakkında çalışma yapan bazı dilbilimciler, "Bu lisandaki bazı kelimelerin en eski Ermenice örnekleri" olduğunu söylüyor. Uzmanlar, bahis konusu sözcüklerin uzun ömürlü olmasını ise "Hemşinlilerin yıllar boyu yüksek yaylalarda yaşamasına ve diğer toplumlarla iletişimlerinin sınırlı kalmasına" bağlıyorlar.

HEMŞİNCE, TÜRKÇE, ERMENİCE

Şimdiye kadar kaç kişinin haberi oldu bilmiyorum ama kısa süre önce, ilk kez Hemşince bir edebiyat eseri yayımlandı. Aras Yayıncılık'tan çıkan, Hemşinli araştırmacı Mahir Özkan'ın kaleme aldığı "Hemşin Öyküleri" adlı kitaptan söz ediyorum. Yazarın, memleketinin kadim kültürü ve dili hakkındaki makaleleri, AGOS gazetesinin de dâhil olduğu bazı yayın organlarında yayımlandı. "Hemşin Öyküleri" ise Mahir Özkan'ın, çocukluğunda annesinden ve diğer Hemşinlilerden dinlediklerinden ya da tanık olduklarından yola çıkarak kaleme aldığı 24 hikâyeden oluşuyor. Bu öyküler, Hemşin'den ve Karadeniz'in dağlarla çevrili dünyasından izler taşıyor. Aralarında, karanlık gecelerde yaylalarda anlatılan korku hikâyeleri de var; çocukluk anıları da...

Şimdi aklınıza, "Madem kitap Hemşince, o zaman öykülerin ne hakkında olduğunu nereden biliyorsun" sorusu gelebilir. Özkan'ın bu ilginç çalışmasının en ayırt edici özelliklerinden biri bu sorunun yanıtında gizli. Zira kitapta öykülerin Türkçe ve Latin harfleriyle kaleme alınmış Hemşince hâlleri yan yana. Eserin ikinci bölümü ise aynı hikâyelerin Ermenice versiyonlarını içeriyor. Kitap, bu yanıyla Ermenice bilen okurlara Ermenice ile Hemşinceyi karşılaştırma olanağı veriyor. Diğer okuyucular ise bu kadim dili tanıma fırsatı buluyor. Tüm bunlara ek olarak Karadeniz'in kültürler bahçesinde şöyle keyifli bir gezinti yapma olanağına kavuşuyor.

HEMŞİNCE MÜZİK

Bu kitabı okurken Hemşince müzik yapan Vova grubunun albümünü dinlemek çok keyifli olabilir. Karadeniz ezgileri, tulum sesi ve Hemşince kelimeler, öykülerde anlatılan dünyayı gözlerinizin önünde canlandırmanıza yardım edebilir. Belki de siz Hemşince şarkıları rahmetli Kazım Koyuncu'nun sesinden dinlemek istersiniz. Yaşar Kabaosmanoğlu'nun "Lusnika" adlı albümü de sizin için güzel bir alternatif olabilir.

Ne de olsa yıllar yılı gizli kalmış bir kültürü tanımak için edebiyat ile müziğin rehberliğine başvurmak, makaleler ile araştırma kitapları okumaktan çok daha keyifli. Sizce de öyle, değil mi?