Yervant Odyan

Yervant Odyan

19 Eylül 1869'da İstanbul, Yenikapı'da doğdu. On dokuzuncu yüzyıl başında, Kayseri'nin Muncusun köyünden genç yaşta İstanbul'a gelip K. Balyan'ın yanında saray mimarlığına dek yükselen Boğos Odyan'ın adıyla anılıp ünlenen bir aileye mensuptu. Ermeni Milleti Nizamnamesi (1863) olarak bilinen Osmanlı'daki ilk anayasa örneğinin hazırlayıcılarından Kirkor Odyan'ın (1834–1887) yeğeniydi.


Amcası Krikor Odyan'la birlikte 1879'da Paris'e gitti. 1882'de babasının konsolosluk görevi yaptığı Romanya'nın Circova şehrinde bulundu.


1884'de İstanbul Üsküdar'daki Berberyan Ermeni okulu'na girerek bir buçuk yıl kadar okudu. Okul sıralarındayken Vararan [Soba] adlı elyazılı öğrenci gazetesini yönetti.


Öğrenimini evde, amcasının çevresindeki, dönemin ünlü Ermeni aydınlarından aldığı derslerle, sanat ve edebiyat yoğun bir ortamda sürdürdü. Zengin aile kütüphanesinde çok sayıda Ermenice ve Fransızca eseri okuyarak yetişti.

İstanbul Ermeni basınında ilk yazı ve çevirileri 1887'de yayınlandı. Arevelk [Doğu] ve Manzume-i Efkar'da 1890'da yazıları yayınlandı. Yazar Arpiar Arpiaryan'ın daveti üzerine Arevelk'in yardımcı editörlüğünü 1892'de üstlendi ve günlük yazılarını, tefrika öykü ve romanlarını sürdürdü (dört yıl). 1894'de Hayrenik [Vatan] gazetesine yazmaya başladı. 1896'da Arevelk'in editörlüğünü üstlendi. Aynı yılın Ağustos'unda, Osmanlı Bankası işgali ertesinde Ermenilere yönelik saldırılar sırasında İstanbul'u terk edip Yunanistan'a geçti, Atina'da Miutyun [Birlik] adlı dergiyi yönetti.


1899'da Paris'te Azad Khosk [Özgür Söz] adlı aylık dergiyi çıkardı, Nor Tar [Yeni Asır] ve Anahit'e yazılar yazdı. Birkaç ay Londra'da Arpiaryan'ın Nor Gyank [Yeni Hayat] gazetesinde çalıştı. İskenderiye'de 1902'de Azad Khosk'u yeniden, 1903'te ise Azad Pem [Serbest Kürsü] adlı mizah dergisini (dört yıl) yayınlandı.


1903'te Hindistan Bombay'e gitti. 1904'te ise İskenderiye'ye geri geldi, haftalık ve günlük birkaç gazete yayını girişiminde bulundu. Kahire'de 1907'de Arev [Güneş] adlı günlük mizah gazetesini kurdu.


Şubat 1909'da, II. Meşrutiyet'in (1908) getirmiş olduğu serbest ortam üzerine İstanbul'a döndü. Püzantion [Bizans], Jamanak [Vakit] ve Azadamard [Özgürlük Kavgası] gazetelerine yazılar yazdı (yedi yıl). "Inger Pançuni" [Yoldaş Pançuni] diye bilinen eseri, Püzantion'da "Arakelutyun mı i Dzabılvar" [Dzabılvar Misyonu] adıyla tefrika edildi. Garapnad [Giyotin] adlı mizah degisini 1910'da yayınladı. Püzantion'da tefrika edilen eseri bu kez "Arakelutyun mı i Dzabılvar, Ingervaragan Namagani Inger P. Pançunie" [Dzabılvar misyonu, Yoldaş Pançuni'den sosyalist mektuplar] adıyla, Nışan Babigyan yayınevi ve matbaasınca 1911'de İstanbul'da kitap olarak basıldı.


1912'de Sev Gadu [Kara Kedi] adlı mizah dergisini yayınladı (iki yıl), Manana [Kudret Helvası] adlı mizah dergisini ise 1913'de yayınladı.


Yoldaş Pançuni'nin ikinci bölümünü, "Inger P. Pançuni i Vasburagan" [Yoldaş Pançuni Van'da] 1914'te yayınladı.

Mayıs 1915'te tutuklanıp Suriye içlerine, Dair Ez-Zor'a (Der Zor) tehcir edildi, ağır koşullarda mucize eseri sağ kaldı. İstanbul'a 1918'de geri döndü.


İknad Ağa adlı mizah dergisini 1919'da yayınladı (iki yıl). 1920'de Cagadamard [Muhabere], Verçin Lur [Son Havadis] ve Jamanak'ta özelliklle güncel konuları işlediği yazılar yazdı (üç yıl). 1921'de Yerkidzagan Daretsuyts [Mizah Yıllığı] adlı mizah dergisini yayınladı (iki yıl).


İstanbul'u 1922'de terk edip Bükreş'e geçti.


Ünlü üçlemesinin son bölümü, "Inger P. Pançuni darakrutyan meç" [Yoldaş Pançuni Sürgünde] 1923'te yayınlandı. 1924'te Trablus'a (Lübnan) geçti. 1925'te Kahire'ye geçti. 3 Ekim 1926'da kanserden öldü ve Kahire'deki Marmina Ermeni Mezarlığı'na, A. Arpiaryan'ın yanına gömüldü.

KİTAPLAR

KATEGORİLER

PODCAST: SON OKUMA

ÇANTANIZ BİZDEN

FIRSAT KÖŞESİ

YENİ BASKILAR

BİZİ TAKİP EDİN

HABER BÜLTENİ