100. yaşa armağan bir keşke: Yervant Gobelyan

100. yaşa armağan bir keşke: Yervant Gobelyan
10 Haber
Hakkı Zariç
04.03.2024

Toplumcu şiirimizin bir temsilcisi Yervant Gobelyan’a 100. yaş armağanı ‘Keşke…’. Yazıklanmanın izleğiyle değil, insan olmanın direnciyle yazıyor. İkinci Dünya Savaşı’nın yükselen hıncını, yazdığı dönemin toplumsal arka planını okuyoruz şiirlerinde.

 

Yazıklanmanın, yenilmenin ya da hayıflanmanın izleğiyle değil, karşı gelmenin ve insan olmanın halleriyle yazıyor ‘keşke’lerini Yervant Gobelyan. Acının, savaşların, yoksulluğun ve dayatılan sürgünün tortusu biriktikçe, şairin sözü de birikiyor kuşkusuz. Var olmanın, var olanın ve esirgenen mutluluğun paylaşılması için yontuyor kalemini.

 

İkinci Dünya Savaşı’nın yükselen hıncını ve bunun karşısında insanın direncini okuyoruz ‘Keşke…’ kitabındaki şiirlerinde. Hiç esirgemeden ve sözü sakınmadan toplumcu şiirimizin bir temsilcisi diyebiliriz Gobelyan’a. Faşizmin tırmanışa geçtiği yıllarda, dünyada ve ülkemizde kana bulanmış insanlık adına utanç duymanın ve onurlu bir geleceğin kurulması için çarpışanların yanından ses veriyor şair. Bir yanda bu kıyımı iştahla sürdürenlerin, bir yanda bu iştahı besleyenlerin karşısına dikiliyor yazdıklarıyla.

 

“Ve bizler/ bugün/ boyun eğmez savaş çocuklarıysak da,/ savaş yanlısı nutuklarla,/ çağrılarla, kıyımlarla,/ bizim toz pembe günlerimizi/ çevirdiler ıstıraba./ Aşk yerine, şarkı yerine,/ her yerde kavga çıktı karşımıza,/ sağır ve durmak bilmez bir kavga!”

 

Taksim Esayan Okulu’ndan 1937’de mezun olduktan sonra bir daha okulun kapısını aralamayan Gobelyan, dayısının kütüphanesinde yetiştirdi kendini. Bakkalda ya da oto sanayiinde çıraklık da yaptı, marangozun yanında ahşap da işledi. Ermenice yayımlanan günlük Marmara gazetesinde ‘Sigaretnen’ (Sigaralar) başlıklı öyküsü yayımlandığında 1923 doğumlu Gobelyan daha 24 yaşındaydı. ‘Keşke…’ de şaire bir 100. yaş armağanı niyetine yayımlanmış gibi okunabilir. Girişte Hagop Gobelyan ‘Sigaralar’ öyküsünün 18 Şubat 1949 tarihinde yayımlandığını yazmış. Kitabın çevirmenin Ohannes Şaşkal ise bu tarihi 1947 olarak vermiş. Ohannes Şaşkal ile bu tarihler üzerine konuştuğumuzda 18 Şubat 1947 tarihinin geçerli olduğu bilgisini edindik.

 

Öykücü, gazeteci, yazar ve çevirmen olarak tanınan Gobelyan aynı zamanda bir şairdi ve şiirleri ‘Yerani Te…’ (Keşke…) adıyla kitaplaştırıp 1948 yılında yayımladı. Kitap olur da kovuşturma olmaz mı? Elbet sorguya çekildi şair. Carakayt (Işın) gazetesindeki işinden olduktan sonra Luys (Işık) adlı haftalık gazeteyi çıkarmaya başladı.

 

Edebiyat tarihimizde gazete ve dergi çıkarıp yayınevi kuran nice yazar gibi Gobelyan da yükselişler ve düşüşler yaşadı, yayıncılıkla battıysa da her defasında başka bir heves ve heyecanla yeniden sarıldı düşlerine.

Garbis Cancikyan ile Ermeni gençlerinin bir araya geldiği Hilâl Fanfarı’ında (Hilâl Bandosu’nda) tanışan Yervant Gobelyan dostluğu Cancikyan’ın erken gelen ölümüne kadar devam etti. Haygazun Kalustyan ve Garbis Cancikyan’ın şiirimizin Garip akımında ışıldayan kitabı ‘Balkıs’ ve etkisi sürüyordu elbette. Gobelyan’da yer yer Garip etkisi gözlenebileceği gibi, asıl olarak toplumcu gerçekçi bir şiir yazdığını tekrar etmemiz yerinde olur. Ki zaten ‘Keşke…’nin son bölümünde yer alan ve kitap yayımlandıktan sonra çeşitli yayın organlarında yer alan dört şiirinde Gobelyan’ın Garbis Cancikyan’a seslenen, ondan esin alan, izlek arkadaşlığı taşıyan şiirleri olduğunu belirtmeliyiz.

 

‘Ekmeğin Şarkısı’ kitabıyla hayatımızda yer eden bir diğer Ermeni şair Taniel Varujan’ın kitabındaki şiirlere göndermeler olduğu, ‘Keşke…’de yer alan bu şiirlerin de yine Garbis Cancikyan etkisiyle bir bütünlük oluşturduğunu söyleyebiliriz.

 

‘Keşke…’ bir savaş ve savaş sonrası şiirerleri niyetine okunabileceği gibi şairin yazma serüveni, dönemin insanı ve toplumsal arka planı olarak da okunabilir. Gobelyan’ın kitabı yayımladığı zamanı düşündüğümüzde, hem savaş döneminde hem de savaştan sonra yazılan şiirlerin bir arada oluşturduğu bütünlük, şairin şiire uzun zaman çalıştığını ve yayımlamadan önce demlediğini düşündürebilir.

 

Dize kırımlarında Nâzım Hikmet etkisini görmek mümkün. Şiirlerden bir A. Kadir sesi geliyor diyen okuyucu ne kadar haklıdır, bunun için ‘Keşke…’yi okumak gerek.

 

Heba olan zamana, kıtlığa, savaşın şiddetine, katliamlara ve sürgün felaketine karşı iyimserliğini ve direncini yitirmeyen Yervant Gobelyan insana ait bir ‘keşke’ bütünlüğü sunuyor şiirlerinde. Kitabın Ermenice ilk baskısındaki kapağı Agop Arad çizmiş. ‘Keşke…’nin ilk sayfalarında bu kapak da var ve karanlıkta kalan insanın aydınlığa doğru yaptığı hamle görülmeye değer.

 

Agos gazetesine 15 yıl emek vermiş, Hrant’a arkadaş olan, Ermenice ve Türkçe nice yazıya imza atan ve 15 Aralık 2010’da aramızdan ayrılan Yervant Gobelyan’a saygı ve kıymetle…

 

 

Sitemize giriş yaparak kişisel verileriniz, site kullanımınızı analiz etmek, sosyal medya özellikleri ve reklamları kişiselleştirmek amacıyla çerezler aracılığıyla işlenmektedir. Detaylı bilgi için Çerez Politikası Metni’ni okuyabilirsiniz. Anladım butonuna tıklayarak açık rıza beyanında bulunmuş olursunuz.