Beyoğlu’nda geçtiğimiz hafta sonu istos kafe& kitabevi’nin sokağında Aras ve istos yayınevlerinin geleneksel kitap panayırı gerçekleşti. İndirimli kitaplar, söyleşiler, sıcak çay ve güzel muhabbet… Daracık sokakta efsunlu bir merhaba.
Uzun süredir tarih, tanıklıklar, edebiyat ve inceleme gibi çeşitli konularda eserler üreten bu dost yayınevlerini bilmeyenler için; Aras ve istos’un neden önemli olduğunu tekrar tekrar anlatmalı, tanıştırmalı ve davet etmeli.
Yılbaşı indirimini de yakalamışken, davete icabet gerek! Kendimizi hediyelerle şımartmanın tam zamanı.
Ahval olarak, Aras ve istos’un kitaplarını yılbaşı indirimi vasıtasıyla anlatırken; editörleri Lora Sarı ve Anna Maria Aslanoğlu’ndan panayıra olan ilgiyi dinledik. Hem Aras’tan hem de istos’tan kitabı çıkan Serdar Korucu ve Apoyevmatini Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mihail Vasiliadis ise iki yayınevinin hayatımızda kapladığı yeri anlattı.
Korucu’nun şu sözleri, tüm anlatıyı özetler gibi:
“Umarım bu panayır ve indirim vesilesi ile de okuyucusu yayınevlerini yalnız bırakmaz. İleride bir gün ‘Bir zamanlar istos vardı’, ‘Bir zamanlar Aras vardı’ diyerek hayıflanmamak için…”
Panayırı kaçıranlar üzülmesin. İki dost yayınevinin yılbaşı indirimleri için Aras’ın internet sitesini ve İstos’un kafesini ziyaret edebilir, başka bir dünyaya adım atabilirsiniz. Hem de ‘açıl susam açıl’ gibi sihirli bir cümleye ihtiyaç duymadan.
Elbette bu ifadeler Aras ve İstos’u tanıyanlar için geçerli. Kendi deyişleriyle, “Anadolu’nun kültürel öğelerini gelecek kuşaklara da taşımaya aracılık eden” Aras Yayıncılık 1993’te; ‘Anlatılan Şehrin Hikâyesidir!’ şiarıyla yola çıkan istos ise 2012’de İstanbul’da kuruldu.
Aras ve istos’un kitaplarında, sadece büyük insanların ihtişamlı hayatlarına tanık olacağınızı sanmayın. Yaşamın her anında karşımıza çıkabilecek, başka bir zamanda başka bir yerde bizim başrolünde olabileceğimiz hikâyeleri ve çalışmaları okuyacak, hafızalarınızı tazeleyecek, belki de yaptığınız sağlamalarla, “Hakikat aramakla bulunmaz ancak bulanlar hep arayanlardır” diyen Bayezid-i Bestami’nin işaret ettiği arayanlardan olacaksınız.
Neler yok ki Aras ve istos yayınevinde. Tanıklık, İstanbul, Anadolu, anı, şiir, inceleme, akademi, hatta polisiye ve yemek tarfileri.
“Birileri yazmalı. Hakkında bir şey yazılmadan kimse bu dünyadan göçüp gitmemeli” diyen William Saroyan’ın, o ‘kimselerin’ yaşantılarını sadelikle yoğurduğu öyküleri; Mıgırdiç Margosyan’ın adını Diyarbakır’ın en eski mahallelerinden Gâvur Mahallesi’nden alan, kadim şehirde akıcı bir dille okuyucuyu geçmiş yolculuğuna çıkardığı hikayeleri ve diğer kitapları: Tanrı’nın Seyir Defteri, Biletimiz İstanbul’a Kesildi… Belki de, tek seferlik Margosyan’ın eserlerini bir araya getiren Fıllaname’yi indirimle alırsınız, kim bilir.
Tarihçi Richard G. Hovannisian tarafından derlenen ‘Tarihi Kentler’ serisinde ‘İzmir’, ‘Harput’, ‘Van’, ‘Bitlis ve Muş’u okuyarak başka bir Anadolu’ya, hafızaya ve anlatılandan başka bir geçmişe tanıklık etme fırsatınız olduğunuz gibi; o kadar uzaklara gitmek istemiyorsanız; Hüseyin Irmak’ın Tatavla’dan Kurtuluş’a çalışmasıyla İstanbul’u keşfedebilirsiniz. Hagop Mıntzuri’nin ‘İstanbul Anıları’nı okuyarak 1900’lerin başına da bir göz atabilirsiniz.
Bunlar gibi daha nice kitap Aras’ta sizleri bekliyor.
istos’a, “Yabancı bir milletin içinde yaşadım. Hayatım kalbimde bir dikenle geçti. Yalan dünya” diyen Anadolu kızı Eftalya, namı diğer Çika’nın, Türk- Yunan tarihinin ve İstanbul’un toplumsal hayatının karakteristik figür ve olayları gözümüzün önünden film şeridi gibi geçen sürükleyici yaşamı ile merhaba diyebilirsiniz. Arkasından, Yani Vlastos’un ‘Baba Konuşabilir Miyim?’ anlatısıyla buruk bir tebessüme geçmeniz an meselesi.
İstos, akademiyi de boş geçmiyor. Stefo Benlisoy’un ‘İstanbul’un Irgatları’, Haris Rigas ve Hakan Yücel’in derlemeleri ve diğerleri. Son olarak, Mahmut Yesari’nin ‘Bir Namus Meselesi’ hikâyesini bir oturuşta bitireceğinize eminim. Ve istos’un fırınından yeni çıkan polisiye öyküler ‘Yunankarası’ meraklılarına iz sürmek için yeni bir fırsat.
İki dost yayınevi, yılbaşında kendine ya da sevdiklerine hediye almak isteyenlere güzel indirimler düzenliyor. Sadece anlattıklarımız değil, birçok önemli eser raflarda sizleri bekliyor.
Önyargıları, kalıpları, duvarları yıkmak için güzel bir vesile Aras ile istos’un kitapları. Bu yüzden, tanımayanlar için, ‘Ermeni’ ve ‘Rum’ ifadelerini kullanmadım. Artık kitapları okuyup, girdiğiniz arayış içinde diğer kelimeleri doldurmak da size kalmış.
Panayırın geleneksel diye anılmaya başlandığını ifade eden Aras yayınevi editörü Lora Sarı’ya göre, hediye edilen kitaplar Aras ile bir tanışma vesilesi:
“Üç yıl once başlattığımız ve bu yıl ‘geleneksel’ diye anmaya başladığımız panayırın çıkış noktalarından biri de, insanlara kitabın çok iyi bir yeni yıl hediyesi olabileceğini anımsatmaktı. Okurlarımız mesajı aldı. Gerçekten de panayıra gelenlerin birçoğunun aklında öncelikle hediye meselesi var. Üstelik bu onlar için genelikle bir kitap hediyesinden de fazlası. Kendileri Aras’la veya istos’la nasıl bir şekilde tanıştılarsa, kitaplarımızı hediye edecekleri kişilerin bu vesileyle bizimle tanışmasına önayak olmak istiyorlar.”
istos yayınevi kurucularından Anna Maria Aslanoğlu, panayırın bir heyecan yarattığını belirterek; indirimli kitaplar sayesinde birçok insanın ilk defa İstos’u tanıdığını söylüyor:
“Üç senedir Aras ve istos ortak etkinlikler düzenlemeye başladık. istos 2012’den beri Rum kültürüne, Türkiye Yunanistan ortak coğrafyasına, Osmanlı’daki ortak hafızaya dair akademik, edebi, tanıklıklar, çizgi roman gibi birçok konuda yayın yapıyor.
Panayıra ilgi çok güzel. Çoğunlukla iki yayınevinin de etkinliklerinin takipçileri geliyor ve sene sonu toplu kitap alımı, indirimler de heyecanlı oluyor. Bu gelenlerden, belki yüzde 30’u kadarı da bizi ilk defa tanıyan insanlar.”
Lora Sarı, panayırda en çok romanların, yemek kitaplarının ve panayır ve yılbaşı indirimi sayesinde fiyatları bir hayli düşen fotoğraf kitaplarının; Anna Maria da ‘Fahişe Çika’, ‘Baba Konuşabilir Miyim’ gibi tanıklık kitaplarının ilgi gördüğünü ama akademik seriye ve istos anadolu defterlerine talebin yoğun olduğunu söylüyor.
istos’tan Patriklik Fotoğrafçısı Dimitrios Kalumenos’un 6/7 Eylül Arşivini ve Aras’tan Halepsizler kitabını çıkaran araştırmacı Serdar Korucu, kitap okuma oranının ve kalitesinin Türkiye’de oldukça düşük olduğunu örneklerle belirtiyor:
“Daha birkaç yıl önce Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek Türkiye’de kitap okuma oranı binde bir olduğunu söylüyordu. Yaklaşık bir yıl öncesindeki UNESCO araştırmasına göre de kitap okuma oranında Türkiye 86. sırada. Bir de buna kitap okuyan kesimin ne okuduğunu eklemek gerek. Kişisel gözlemim olarak, son fuarda da Hitler’in Kavgam kitabına rağbet o kadar büyüktü ki, bu kitabı basmayan yayınevlerine bile Kavgam sorulabiliyor, bulunamadığında da tepki gösterilebiliyor.”
Korucu, ayrıca bu tür etkinliklerin okuyucu için önemli bir şans olduğunun altını çizerek, hayıflanmamak için destek verilmesinin altını çiziyor:
“Tüm bunların ışığında Aras ve İstos’un, yayınevleri arasında konumları çok daha özel. Çünkü ikisi de bu topraklarda yüzlerce yıldır var olan bir geleneği sürdürüyor, daha doğrusu sürdürmek için mücadele veriyor. Mücadele hatta direniş diyorum bu durumlarına, ayakta kalmalarına çünkü her ekonomik krizden en büyük darbeyi onlar yiyor. Yaptıkları bu etkinlikle ikisini bir arada bulmak okuyucu için büyük şans. Çok yüksek indirimlerle yılbaşı öncesinde kendilerine ve sevdiklerine çok güzel bir okuma listesi hazırlayabilirler. Umarım bu panayır vesilesi ile de okuyucusu yayınevlerini yalnız bırakmaz. İleride bir gün ‘Bir zamanlar İstos vardı’, ‘Bir zamanlar Aras vardı’ diyerek hayıflanmamak için…”
Apoyevmatini Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Mihail Vasiliadis ise Aras ve istos’un önemli bir boşluğu doldurduğunu ve ekibin genç olmasının faydasını vurguluyor:
“Bir ülkede farklı uygarlıklar, kültürler varsa; onları hizmeti için temsil önemli. Bu zamana kadar istos gibi bir yer yoktu. Yayınladıkları kitaplar yerli halkı da ilgilendiriyor. Desteklemeliyiz. Bu işin istikbali olması için iki şey şart. Birincisi, doğal olarak sermaye, ikincisi de insan sermayesi. Bu açıdan baktığımızda, her iki yayınevinin de gençlerden oluşması ve onların yaşları çok önemli. Bir de artık Türkiye’de yavaştan ön yargılar kırılıyor ve daha rahat hareket ediliyor. Bunu kırmada da Aras ve istos etkili oldu.”