Gâvur Mahallesi’nde Bir Gezinti

Gâvur Mahallesi’nde Bir Gezinti
Özgür Ülke Gazetesi
Abdurrahman Suruçlu
19.10.1994

Mıgırdiç Margosyan’ın “Gâvur Mahallesi” adlı öykü kitabının ikinci basımı yapıldı. Kitabın ilk basımı 1992 yılında “Bebekus’un Kitapları” adlı bir yayınevi tarafından yapılmıştı. “Gâvur Mahallesi’nin şimdi ikinci basımı elimizde. “Gâvur Mahallesi” Diyarbakır’ı, Diyarbakır’ın tarihiyle yaşıt “Xançepek Mahallesi’ni anlatıyor.

 

Margosyan 1938 yılında Diyarbekir’in Xançepek Mahallesi’nde doğmuş, ortaokuldan sonra İstanbul’a göç edip. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünü bitirmiş. 1972’ye kadar çeşitli yerlerde felsefe ve edebiyat öğretmenliği yaptıktan sonra ticaret hayatına atılmış. Yazarlık yaşamını İstanbul’daki “Marmara” adlı gazetede devam ettirmiş.

 

Margosyan “Gâvur Mahallesi” adlı kitabında. 1945–50 yıllarının Diyarbakır’ını anlatıyor. Balıkçılarbaşı’ndan ineceksiniz. Biraz eğimli bir sokak, karşınıza “Minara Çarnik” çıkar. Bu “Dört ayaklı minare” bir mühendislik harikasıdır. Minarenin hemen yanında Ermeni kilisesinin çan kulesini görüyorsunuz. Müziğinin ezan sesi ile zangoçun çanının sesi bazen birbirine karışmakta, ama dostluk ve sevgi ortadan kaybolmamaktadır. Kürtlerle Ermeniler arasında bir sevgi köprüsü vardır. Kürtlerle Ermeniler birbirlerine” Kirivo, kirve” diye seslenmektedirler. Margosyan adeta bu semtin bir monografisini ortaya çıkarıyor: Daracık sokaklar, örtemeler, kerpiç ve taş yapılar, yardımsever insanlar…

 

Yahudiler 1950’den Sonra İsrail’e, Amerika’ya Ermeniler de 1960’tan sonra önce İstanbul’a, ardından Avrupa’ya göç ettiler. Bugün Diyarbakır’da tek bir Yahudi ailesi kalmamıştır. Sadece 7–8 hane Ermeni kalmıştır.

 

Margosyan’ın anne ve babası Piran (Dicle) ilçesinin Heredan köyünden gelip, kente yerleşmişler. Babası ve annesi Dimili konuşuyorlar. Kürt dilinin her lehçesini biliyorlarmış. Bir dükkâna çırak olarak girebilmek için Kürtçe’yi konuşamayan bir kişiyi, esnaf asla yanında çalıştırmazmış. Kürt dili açısından sevindim Margosyan’ı okurken. “Şişli’de Yağmur” öyküsünde Margosyan’ın annesinin Piran’ın Heridan köyünden başlayan yaşamının İstanbul’daki bir mezarlıkta son bulmasını burkularak okudum.

 

Yazar ikinci basımda dilde bazı düzeltmeler yapmış. Bazı fiiller, bazı sözcükler değiştirilmiş. Eğer hala okumadıysanız, bir yıldan beri piyasada bulunmayan bu kitabı hemen okuyunuz. Uygarlıklar kenti Diyarbakır’ı daha yakından tanıyacaksınız. Bundan sonra siz de kentinizi, mahallendi çevrenizi ayrıntılarıyla inceleyeceksiniz. Çünkü sadece bakmayı değil görmeyi de öğretiyor bize bu kitap.

Sitemize giriş yaparak kişisel verileriniz, site kullanımınızı analiz etmek, sosyal medya özellikleri ve reklamları kişiselleştirmek amacıyla çerezler aracılığıyla işlenmektedir. Detaylı bilgi için Çerez Politikası Metni’ni okuyabilirsiniz. Anladım butonuna tıklayarak açık rıza beyanında bulunmuş olursunuz.