Hitler’e mektup

Hitler’e mektup
Evrensel
Ragıp Zarakolu
25.09.2018

Nissim’in “Hitler’e Mektup” u var. Alt başlık ise, Armin T. Wegner’in Hikayesi/ 20. Yüzyılda insanlığa karşı işlenen büyük suçların tanığı ve kurbanı. Gabriele Nissim ile 2001 yılının karanlık Aralık ayında, Venedik’in banliyösü gibi yakın olan kadim Padova kentinde tanıştım. Burada açılan Dürüstler (Giusti) Bahçesinin kuruluşunun önünü çekenlerden biriydi.

 

Türkçeye çevrilmesi zor bir kelime, Giusti yada Just Fransızcada…İngilizce de rightous diye karşılanıyor. Ben dürüstler diyorum, Albert Camus’nün Les Justes diye bir oyunu vardır, 1905 Rusya’nın ortamında devrimci şiddeti sorgulayan, 1968’de Masis ile elimizden düşmezdi. Ferid Edgü, “Doğrular” diye tercüme etmişti.

 

Soykırım dönemlerinde insanların kıyımdan kurtulmasına yaşamlarını riske sokarak yardımcı olanları hatırlamak önemli.

 

Özellikle soykırım yapanlarla aynı soydan geldikleri için önemli.

 

İnsanlığın değerlerine en ağır koşullar altında sahip çıktıkları için önemli.

 

Bu konu dünya da epeydir öne çıkmaya başlarken, artık Türkiye’de de bu konu gündeme geliyor.

 

Nissim ile birlikte “Dürüstler Bahçesinin” başını çekenlerden biri olan Pietro Kuciukian (Küçükyan)’ın, 1915 felaketindeki dürüst osmanlıları konu alan bir kitabı da çıktı: I Disobbedienti / Viaggio tra i guisti ottamani del genecidio armeno… (2016, Milano). Onunla Hasan Amca üzerine nasıl heyecanla konuştuğumuzu hatırlıyorum.  Keşke bir yayınevi bunu tercüme ettirip yayınlasa… Benim artık takatim kalmadı…Söz verdiklerimi yapamamak en büyük üzüntüm zaten.

 

2001 yılında Padova kenti Ayşe Nur’a Dürüstler Bahçesinde yer verme kararı verdi. Sadece Ermeni soykırımı konusundaki yol açıcı cesaretinden dolayı değil, 1980’de başlayan solkırım sırasında bir çok canı saklayıp, yurtdışına kaçırmaya yardım ettiği, tutuklu aileleriyle dayanıştığı için de.

 

Ayşe Nur, artık seyahat etme olanağına sahip değildi. Bir ay sonra yitirdik onu zaten. Çok isterdim orada olmasını. Hayatımın en karanlık Aralığında gittim Venedik ve Padova’ya, onun için. Venedik zaten hep hüzünlü bir kenttir.

 

Ayşe Nur ile birlikte Bosna’daki soykırım sırasında cesur biçimde insanlara, kadınlara, çocuklara sahip çıkan Tito’nun yeğeni Dr. Svetlana Broz da “dürüst” ilan edilmişti Padova kenti tarafından.

 

Bu bahçede daha sonra sevgili Hrant da yerini aldı. 2012 yılında serbest kaldıktan sonra, Padova’da Arnim Wegner’in oğlu Mischa ile buluşmak benim için büyük mutluluk olmuştu.

 

Arnim Wegner’i  ilk 1981 yılı karanlığında arkadaşımız Uli’nin Almanya’da küçük bir yayınevinin yaptığı seçki sayesinde tanımıştım. Sonra onun içinden, 1994 Aralık yılı bombasından arta kalan çevirileri “Çanakkale Kedileri” başlığı altında yayınlayacaktım (2009, Belge Yayınları).

 

Savaşın dehşetini bir buçuk sayfa içinde, Çanakkale kedilerinin kaderi üzerinde bu kadar başarılı anlatan hikaye azdır. Ya da cephe hattı üzerinden gidip Hüseyin çocuğun öyküsü… Cephe hattında dikenli tellere bağlanmış Ermeni asker…Tekirdağ limanında ölü Osmanlı askerleri için gelen papaz imajı…

 

Ekspresryonist bir yazar olan Wegner’in sayfalarında savaşın ve soykırımın vahşetini iliklerinizde hissedersiniz. Ve soykırımın belgesel fotografçısıdır Wegner.

 

1947 yılında Alman PEN’in bir toplantısında ölü yazarlar listesindedir.

 

Savaş içinde sıhhıyeci bir savaş karşıtıdır.

 

1919 yılında ABD başkanı Wilson’a mektup yazar, Ermenilerin kaderine ilişkin.

 

1921 yılında Talat Paşa davasındadır. Ve bu mahkemenin tutanaklarını kitaplaştırır. (Bk: Talat Paşa Davası, Belge Yayınları 2003, Türkçesi: Doğan Akhanlı)

 

1933 yılında Yahudilere yapılan mezalimin başlangıcında Hitler’e bunu yapma diyecek kadar cesur ve naiftir. Toplama kamplarının ilk msafirlerinden biri olur. Yahudi olan eşi Lola Landau boşanıp Filistin’e gidecektir Arnim’i kurtarmak için.

 

1938’de ise ikinci eşi Irena Kowaliska için Mussolini’ye mektup yazar. Damarlarında bir nebze Yahudi kanı olduğu için riske girdiğinden.

 

Wegner adını 1998 yılında Yerevan’da dürüstler duvarında gördüm. En son 2014 yılında Varşova’daki Dürüstler Bahçesinde Wegner’in adı, Lemkin ile birlikte yer aldı… Kim bilir belki bir gün Türkiye kentlerinden birinde açılacak ilk Dürüstler Bahçesinde, Arnim Wegner’in adını görürüz.

Sitemize giriş yaparak kişisel verileriniz, site kullanımınızı analiz etmek, sosyal medya özellikleri ve reklamları kişiselleştirmek amacıyla çerezler aracılığıyla işlenmektedir. Detaylı bilgi için Çerez Politikası Metni’ni okuyabilirsiniz. Anladım butonuna tıklayarak açık rıza beyanında bulunmuş olursunuz.