Kim Bu Krikor Azınlıkyan?

Kim Bu Krikor Azınlıkyan?
Cumhuriyet Gazetesi
Müge Aydın
12.01.2003

Aret Gıcır, 24 yaşında bir “çizgi öykücü”. Hürriyet’in yılbaşı eki olarak hazırladığı mizah eki için poz veren mizah devleri fotoğrafında yer alan tek azınlık çizer. “Krikor Azınlıkyan” tipiyle, azınlık dünyasının ipuçlarını veriyor. Birde çizgi öykü kitabı var Aras’tan yayımlanmış. Adı Azınlıkyan.

 

Kim bu Krikor Azınlıkyan?
Krikor Azınlıkyan 1966 yılında İstanbul’da doğdu. Azınlık okullarında okudu. Azınlığın çoğunluğunun aksine kuyumcuda hiç çalışmadı.  Farklı olmak adına muhasebeciliği seçti. Bu meslek de trend olunca, çaresiz kalan Azınlıkyan muhasebeciliği bırakıp karikatür jönlüğüne başladı. Şimdi tek korkusu yeni mesleğinin de trend olması… Bekâr ve bir kedisi var. Hala İstanbul’da, Kurtuluş’ta yaşıyor.

 

Karikatür serüveninizden söz edelim…
Klasik olacak ama karikatüre ortaokul yıllarında ilgi duymaya başladım. Derslerde sürekli cam kenarında oturup sokaktan gelip geçenleri izlerdim. Şapkalı bir adam geçerdi, onu çizerdim. Damları, çatıları dizerdim. Sonra grafikle de uğraşmaya başladım. Fesat Dergisi’nde beş altı hafta çizgi öykülerim yayımlandı. Ermeni gazetesi Agos’a gittim. Bir süre sonra da Azınlıkyan tiplemesine başladım. Haftalık periyotlarla, üç buçuk yıl bu tipi çizdim.

 

Neden Azınlıkyan?
Ermenilerin içinde böyle tipler var. Hep içlerinde olduğum için onları da açığa çıkarmak istedim. Azınlıkyan, baktığınızda karikatürize bir tip. Olmayacak şeyler yapıyor. Kafamda kurmuştum Azınlıkyan, azınlık bir tip olacaktı ama sadece Ermeni ya da bir halkın azınlık grubuyla ilgili değil. Öyküde eşcinseller, Türkiye’de yaşayan siyahlar, kadınlar, çocuklar gibi unsurlara de yer vermeye çalıştım. Bir tek şeye saplanmak istemedim açıkçası.
Çizgi Öykü’nün kahramanı Krikor Azınlıkyan, azınlıkların içinde azınlık kalmış bir tip gibi?

Agos gazetesi yazarı Oşin Çilingir, önsözde benim bakışımı çok iyi anlattı. Aslında Krikor, azınlık psikolojisini yok etmeye çalışıyor. Ne azınlıkların ne de çoğunluğun yanında. Her ikisini de reddediyor. Bir tek Ermenileri tutan bir tip olsaydı, iyi bir tip olmazdı zaten. Azınlıkyan’da da paranoya var. Baret ise tamamen tezat bir karakter. Krikor’un gençliğinde yapamadıklarını yansıtıyor. Baret, Ermenilerin içinde Krikor’dan daha azınlık, anarşist bir tavrı var. Rock, metal dinliyor, devamlı siyahlar içinde dolaşıyor, olağanüstü tembel bir tip. Mesela Azınlıkyan’ı alıp üniversite sınavlarına hazırlayamam, o dönem geçmiş. Onun yerine Baret’i sınava hazırlıyorum. Öyküde Krikor’un annesi daha doğrusu maması, kız kardeşinin çocuğu, sevgilisi var Baret de öykünün içinde. Kısacası, öyküde farklı dünyalar anlatılıyor.

 

Çizgi öykünün devamı olacak mı?
Mesela Azınlıkyan’ a Anadolu’yu gezdirebilirim, onu alıp Fransa ‘ya götürebilirim.

 

Öykünün sonunda, Krikor şehirden ayrılıyor. Kaçarak mutluluğu bulabilecek mi?
Zor bir soru. Kaçıyor, çünkü kendini kamufle etmek istiyor. Ama başka yerde yaşayabileceğini sanmıyorum!

 

Krikor, “İstanbul’a özgü bir tip” diyebilir miyiz?
İstanbullu bir tip. Ermeniler içinde bile azınlıklar var. İster istemez farklı şeyler yapıyorsunuz. Ermeniler ya kuyumcu ya muhasebeci olur diye bir anlayış söz konusuydu, artık bu da kırılıyor yavaş yavaş. Belirli bir örgütlenme yok açıkçası. Tabii ki Azınlıkyan ‘da benden bir şeyler var, ben çiziyorum onu. Deprem oluyor, depremle ilgili bir şeyler söyleme ihtiyacı duyuyorsunuz. O anki düşüncelerinizi aktarıyorsunuz. Söylediklerinizle tip örtüşüyor. Tipin karakterini ele alıp, burada ne söyler diye düşünüyorsunuz. Genelde fikirlerimiz yakın. Bir anlamda beni yansıttığını söyleyebilirim.

 

Yeni karakterler var mı?
Çizmeye başladıktan üç dört yıl sonra çizer olmaya karar verdim. Çizim yaparken iyi zaman geçiriyordum. Türkiye’de bu işten para kazanmak çok zor. Ek olarak grafikle uğraşıyorum kitap kapağı, afiş hazırlıyorum.

 

Hedefiniz?
Ben, daha çok çizgi öykülere yatkınım. Sadece çizgiye değil, çizgiyle birlikte metinlere yer vermekten hoşlanıyorum. Açıkçası karikatürcü değil de çizgi romancı olmak istiyorum. Tek tek karikatür çizmektense, çizgiyi metinlerle anlatmaktan hoşlanıyorum. Türkiye ‘de yazıyla metin aynı doğrultuda gidiyor. Metin başka bir şey anlatacak, çizgi başka bir şey. Senaristlerle çalışılmadığından yazı, fotoğraf altı gibi oluyor. Eğitim noksanlığı söz konusu.

 

Eğitiminiz nedir?
Fransa’nın Lyon kentindeki Ecole Emile Cohl’de çizgi roman, resim, illüstrasyon eğitimi aldım. Bütün temel sanatları öğretiyorlar sanat tarihi, sinema tarihi, illüstrasyon, anatomi gibi dersler var. Okuldan mezun olduğunuzda çok yönlü oluyorsunuz… Çizmeyi yeniden öğrendim diyebilirim. İleride ressam olmak istiyorum.

Sitemize giriş yaparak kişisel verileriniz, site kullanımınızı analiz etmek, sosyal medya özellikleri ve reklamları kişiselleştirmek amacıyla çerezler aracılığıyla işlenmektedir. Detaylı bilgi için Çerez Politikası Metni’ni okuyabilirsiniz. Anladım butonuna tıklayarak açık rıza beyanında bulunmuş olursunuz.