Özellikle son yıllarda kitaplarıyla büyük bir hayran kitlesi edinen, kadın yazını üzerine tartışmalarda adına sıkça başvurulan Zabel Yesayan'ın Türkçeye çevrilmiş bütün eserleri bir arada. Novella ve tanıklık türlerindeki bu dört eser, yenilikçi ve cesur olmalarının yanı sıra, 20. yüzyılın başlarında Osmanlı topraklarında üretmiş dirayetli bir kadın edebiyatçının kaleminden çıkmış olmalarıyla da hem Batı Ermenice hem de Türkiye edebiyat kanonunda vazgeçilmez…
Zaven Biberyan, ölümünden onyıllar sonra da olsa, artık yaşadığımız toprakların önemli yazarlarından biri olarak kabul görüyor. Onun her biri birbirinden değerli üç romanı, 1950’li yıllar Türkiyesi’ni, Ermeni olmayı, aile içine sıkışmış devasa yükleri, sınıfsal meseleleri didik didik eden çok güçlü metinler. Büyük bir yazarla tanışmak veya onun külliyatına daha yakından vâkıf olmak için bu set birebir. Üstelik, Biberyan Seti’ne artık…
Bitlisli Ermeni bir ailenin oğlu olarak 1908'de California’da dünyaya gelen William Saroyan, hem ABD'deki Ermeni toplumunun hem de Amerikalıların yaşam tarzını ve duygularını ironik ve incelikli şekilde tasvir etti. Öykücülüğü ağır bassa da roman, deneme, oyun türlerinde de kayda değer eserler üretti; akıcı, konuşur gibi, coşku dolu bir edebi tarz yarattı. "Saroyanesk" tarzla ve Saroyan'ın farklı türlerdeki eserleriyle tanışmak isteyen…
Usta kalem Mıgırdiç Margosyan’ın tüm hikâyeleri tek sette bir arada! Gâvur Mahallesi’nden İstanbul’a uzanan bu külliyat, Margosyan’ın edebi evrenini okurla buluşturuyor. Ustanın “sesini” duymak, geçmişin izini edebiyatla yeniden keşfetmek isteyenler için kütüphanede mutlaka yer alması gereken özel bir koleksiyon.
“Ermeni kültürü ve tarihiyle tanışmak istiyorum, nereden başlamalıyım?” sorusuyla sıkça karşılaşıyoruz. Bu set okurlarımızdan gelen talepler doğrultusunda, bu dünyanın farklı katmanlarını temsil eden temel eserleri bir araya getirmek için hazırlandı. Edebiyattan tarihe, folklordan sanata uzanan dört kitap, yeni bir dünyaya adım atmak isteyenler için güçlü ve kapsayıcı bir başlangıç sunuyor.
Yemek tariflerini anılarla, tarihle, kayıp zamana ait bir kültürle harmanlayan, insanı Diyarbakır'dan İstanbul'a, oradan Mardin'e, Merzifon'a götüren kitaplardan oluşan bu set, yemeğin sadece yemek olmadığını bilen okurlarımızın doyasıya okuması için.
Farklı zamanlardan, farklı bölgelerden, farklı deneyimlerden kadınların eserleri ve yaşam öyküleri bu sette bir arada. Türkiye’de feminist literatürün Türk ve Müslüman olmayan kadınlara bakışını değiştiren referans kitabı Bir Adalet Feryadı, Ermenice edebiyatın ilk kadın romancılarından Sırpuhi Düsap’ın kadının özgürleşme çabasını anlattığı çığır açıcı eseri Mayda, Vartuhi Kalantar’ın hapishanedeki kadınların dünyasını sarsıcı bir tanıklıkla aktardığı Hapishane-i Umumi Kadınlar Koğuşu ve Lerna Ekmekçioğlu’nun savaş sonrası İstanbul’unda…
Diyarbakır sadece bir şehir değil; dillerin, dinlerin ve kadim hikâyelerin iç içe geçtiği koca bir evrendir. Aras Yayıncılık’ın özenle hazırladığı Diyarbakır Seti, kentin asırlık hafızasını, edebiyat ve mutfak kültürü üzerinden takip eden beş kıymetli anlatıyı yan yana getiriyor. Mıgırdiç Margosyan’ın kaleminden Gâvur Mahallesi’nin çok renkli yaşamı; Silva Özyerli’nin Amida’nın Sofrası ve Amida’nın Ruhu ile mutfaktan sokağa taşıdığı o derin kültürel miras ve Şeyhmus Diken’in kaleminden…
Ünlü tarihçi Richard G. Hovannisian tarafından derlenen 14 ciltlik Tarihi Kentler ve Ermeniler serisinden beş kitapla Anadolu coğrafyasında yaşayan Ermenilerin üç bin yıllık varlığının izlerini sürün. Bu kitaplarda yer alan makalelerle, Ermeni hayatının, Antik dönemden başlayarak 20. yüzyıla kadar tarihi, ekonomik, toplumsal ve kültürel olarak değişimini takip edebilir ve Türkiye'de hâkim olan tektipçi tarih anlayışına alternatif bir bakışın…
Hapishane-i Umumi Kadınlar Koğuşu, Osmanlı İmparatorluğu topraklarında bir kadın tarafından yazılmış ilk hapishane tanıklığı olarak nitelendirilebilir. Lozan’da üniversite öğrencisiyken ailesine yazdığı mektuplar gerekçe gösterilerek 1915’te tutuklanan ve ailesiyle birlikte Divan-ı Harp’te yargılanan Vartuhi Kalantar (1895-1978), hakkında tutuklama kararı çıkarılan diğer Ermeni aydınlarla birlikte Hapishane-i Umumi’ye gönderildi. İki buçuk yıllık mahkûmiyetini, 1920-1921 yılları arasında Getronagan pandin gineru pajinı [Hapishane-i Umumi Kadınlar Koğuşu]…