Gazeteci, yazar ve çevirmen Burhan Arpad’ın “Türk sahnesi için yazılmış ilk Batılı eser” sözleriyle selamladığı Sahnemizin Değerleri, ömrünü sahneye adamış Aşod Madatyan’ın Osmanlı-Türkiye tiyatro tarihinde iz bırakmış yıldız oyunculara dair inceleme yazılarından oluşuyor. İlk kez 1943-44’te yayımlanan, sonra her nasılsa unutulan bu kayıp hazinede kimler yok ki? Madatyan’ın pek çoğunu yakından tanıdığı, birlikte sahne aldığı veya oyunlarını yönettiği Kâmil Rıza,…
Yazarlık hayatında daima gölgede kalana odaklanan Ümit Bayazoğlu’ndan tarihte kaldığı sanılan bir fenomene ezber bozan bir bakış. Bayazoğlu, üzerinde yaşadığımız toprakların “zenci”lerine odaklanıyor bu kez. Köle ticaretinden harem ağalarına, hadım ameliyatından ev içi hizmete koşulan “Arap kızı”na, edebiyatın siyahlarından folklordaki “zenci” imgesine uzanan yoğun, şaşırtıcı ve öğretici bir metin. Türkçenin “büyük” yazarlarının, hatta önemli bilim insanlarının meseleye bakışındaki çarpıklığı görünce…
Lerna Ekmekçioğlu, uzun yıllara dayanan ödüllü çalışmasının ürünü olan Bir Milleti Diriltmek’te I. Dünya Savaşı’nın hemen sonrasını, önce işgal altındaki İstanbul’u, ardından Cumhuriyet’in ilk on yılını ve bu süreçte hayatta kalan Ermenileri mercek altına alıyor. Çalışma, 1915 ve sonrasında nüfusunun büyük bir kısmını ve aydın sınıfını kaybetmiş, ancak bir ulusal devlete sahip olma hayalleri de halen canlı olan bir milletin…
1930’lu yıllar boyunca, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm dikkati sınır boylarında, özellikle de Hatay, İskenderun ve çevresindeki bölge üzerindeydi. Ermeni nüfusun tüm hareketleri de yakından izleniyordu, zira bölgedeki tüm taraflar içinde Ermeniler önemli bir nüfusa sahipti. Ancak, 1939’da Hatay’ın Türkiye’ye bağlanması kesinleştiği andan itibaren, hiçbir şey Ermenileri bölgede tutmaya yetmedi, çünkü geçmişin yaraları hep belleklerdeydi. Bu çalışma, Türkiye’nin Hatay’a veya Sancak’a…
Ermenilerin Anadolu coğrafyasında yaşadığı yörelerin tarihi üzerine hazırladığı monografileriyle tanınan Arşag Alboyacıyan’ın Türkçeye çevrilen bu ilk eseri, Malatya ve çevresinin en eski zamanlardan 20. yüzyıl başına dek tarihini hayranlık uyandırıcı bir titizlikle ele alıyor. Büyük tarihçi, coğrafya, arkeoloji, kültür, mimari, siyaset, folklor gibi farklı disiplinlerin sağladığı bilgiler ışığında, yörenin olabilecek en derinlemesine hikâyesini koyuyor ortaya. Çalışma, sadece Ermenilerin değil, Malatya…
Ermeniler 1915’te asırlardır yaşadıkları topraklardan koparıldıklarında artlarında yalnızca evlerini değil devasa bir kültürel mirası da bıraktılar. Bu mirasın en zengin kalemlerinden olan müzik, Osmanlı halkları için bir ortak üretim zeminiydi. Soykırımdan sağkalanlar ve onların torunları, fiziksel ve ideolojik sürgünlerinde, soykırımın faili olarak gördükleriyle tüm ortaklıkları reddederken, müzik de bu reddedişten nasibini aldı. Zamanla ortak şarkılar siyasi ve toplumsal baskılarla diaspora…
Ermeni Kilisesi’nin tarihi ve inanç sistemi üzerine Türkçedeki ilk kaynak olan bu çalışma, farklı ilgi alanlarına sahip okurların, dünyada Hıristiyanlığı devlet dini olarak kabul eden bu kadim kiliseyle ilgili doyurucu ve güvenilir bilgilere kolaylıkla ulaşabilmesi amacıyla yazıldı.
İngilizcede ilk kez 1993’te yayımlanan ve sonraki yıllarda pek çok yeni baskısı yapılan kitap, Ermeni Kilisesi’nin doğduğu koşullar, gelişimi, halk arasında yayılması, geçirdiği…
Osmanlı İmparatorluğu’nun sonu ve Cumhuriyet’in kuruluşu yepyeni bir dönemi simgeliyordu, ancak bu geçiş süreci pek çok açıdan kopuşu değil, aksine sürekliliği beraberinde getirdi. İmparatorluğun miras bıraktığı “azınlık politikası”, Türkiye topraklarında hayatta kalan Ermenilerin devletle ve toplumla ilişkilerinde belirleyici unsur haline geldi. Büyük sarsıntıların ardından bir yandan yetimlerin bakımı ve Anadolu’daki Ermenilerin yaşam koşulları gibi meselelerle boğuşan Ermeni toplumu, öte yandan…
Ünlü tarihçi Richard G. Hovannisian tarafından derlenen 14 ciltlik ‘Tarihi Kentler ve Ermeniler’ dizisinin dördüncü kitabı İzmir, bu kozmopolit liman şehrine, 13. yüzyılın ortalarından 1922 yılına dek İzmir’in ticari, kültürel ve sosyal hayatının en önemli aktörlerinden olan Ermenilerin tarihinden bakıyor. Kitapta, ticari ve etnik gruplar arası ilişkiler, eğitsel ve kültürel çalışmalar ve mimarinin yanı sıra, İzmir Ermenilerinin ‘Aydınlanma Dönemi’ne şekil…
Kayıp Kentten Manevi Vatana, kimlik, vatan, etnik aidiyet, azınlıklar konularıyla ilgili tartışmaları özgün bir yaklaşımla ele alıyor. Orijinali İtalyanca olan kitap, Zekiyan’ın 1981-1996 yılları arasında yayımlanmış denemelerinden oluşuyor. Farklı tarihlerde kaleme alınmış olsalar da birbirleriyle bağlantıları açısından bir bütün oluşturan bu denemeler, etnokültürel bir kimlik olarak Ermenilik üzerinden tarihi dönemler boyunca Doğu’da ve Batı’da gelişmiş toplumsal yapıları, kentleşmeyle kimlik arasındaki…