Parşömen’in 7 yıldır sürdürdüğü soruşturmalara verilen yanıtların edebiyat tarihimiz açısından önemli bir kaynak olacağına inanıyoruz. 2025’te hangi kitapları okuduk? İz bırakan olaylar nelerdi? Edebiyat kamuoyunda neler gündem oldu?
Bu yıl da okurlara, yazarlara, yayın emekçilerine, şairlere, çevirmenlere ve akademisyenlere yönelttik sorularımızı.
İyi kitaplar okuyacağımız bir yıl olsun 2026.
2025 yılında yayımlanan kitaplardan beğendiğiniz beş tanesini, beğenme nedenlerinizden…
İstanbul hikâyeciliğinin usta ismi, gazetemizin Ermenice sayfalarına da yıllarca emek veren Yervant Gobelyan’ın Aras Yayıncılık’tan çıkan eseri ‘Yaşamın Kıyısındaki Yengeç’, bu kez çok özel bir imza taşıyor. Babasının satırlarını Türkçeye kazandıran Hagop Gobelyan ile, çeviri masasında yaşanan duygusal yolculuğu ve Yervant Gobelyan’ın gazeteci, yayıncı kimliğini konuştuk.
Bazı kitaplar sadece yazarının değil, onu başka bir dile taşıyanın da ruhunu katar…
Gazetelerin kitap ekleri ve kültür sanat sayfalarına 11 yıl önce düşen haber kederli bir heyecanı masaya bırakıyordu. Türk şiirinde geleneğe, kalıplara meydan okuyan Garip şiirinin yeni kuşak şairleri etkisi altına aldığı 1940’larda meğer Ermeni şairler de bu çizgiden etkilenip yol yürümüşler. Yetmedi “Balkıs” (1942) adında bir de ortak şiir kitabı çıkarmışlar. Şairler Türk değil ama şiirler Türkçedir. Ama her nasılsa…
Karşımda kırmızı kazağı, saçının ucundaki bir tutam kırmızı rengi ve sallanan küpeleriyle bir “aslan kadın” duruyor: 1915 Soykırımı’ndan sağ kurtulmuş bir ailenin torunu olan Arlene Voski Avakian.
Arlene 14 yaşındayken,…
“Deniz ne nostaljik bir retorikle öykülerin başkişilerini romantize eder ne de dönemin güncel ve reel-politik didaktizmine teslim olur...”
Zaven Biberyan’ın ilk ve tek öykü kitabı Deniz (Dzovı), 1961’de Getronagan Lisesi’nden Yetişenler Derneği tarafından yayımlandığında, dönemin edebiyat çevrelerinde –gerek yapısal dinamikler gerekse yerleşik ön kabuller nedeniyle– hak ettiği eleştirel ve kamusal ilgiyi görmez; bu kayıtsızlık maatteessüf yapıtı uzun bir süre edebiyat tarihinin çeperlerinde…
“Toplum olarak vasatlaşıyoruz. Vasatın kötü bir huyu vardır: Orada kalmaz, daha da aşağı iner.” Yemek kültürü ve şarap uzmanı Levon Bağış’ın bu sözleri, günümüzün…
“Tavanın Öte Yanı yalnızca bir yasın romanı değildir. Yası tutulan babayla birlikte bir kimliğin, aidiyet biçiminin ve kadınlık deneyiminin de derinlemesine irdelendiği bir hafıza metnidir.”
6 Eylül Cumartesi günü, 20. yüzyıl Ermenice edebiyatın en üretken kalemlerinden Rober Haddeciyan’ı yitirdik. 6 Ocak 1926’da Bakırköy’de dünyaya gelen Haddeciyan, Pangaltı Mıkhitaryan Ermeni Okulu’nda eğitim gördü. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe-Psikoloji Bölümü’nden 1950’de mezun…
“Zira yaşadığım çevre beni sessizliğe mahkûm ediyordu.”
Yaklaşık bir aydır, Türkiyeli kadın ve LGBTİ+’lar sosyal medya hesapları üzerinden kültür-sanat camiasında üretimlerini sürdüren erkekleri ifşa ediyor. Paylaşılan açıklamalarda, bazı fotoğrafçıların sektördeki güçlerini de kullanarak kadın ve LGBTİ+’ları taciz ettikleri, rızaları dışında nü (çıplak) fotoğraflarını paylaştıkları ve cinsel saldırıda bulundukları beyan edildi. İfşalar erkek fotoğrafçılarla başlasa da açıklamalarda müzisyenler, sinemacılar, edebiyatçılar…
Osmanlı’nın başkenti ve modern Türkiye’nin sanat ve kültür açısından en önemli şehirlerinden olan İstanbul, Batı Ermenicesinin ve dolayısıyla Batı Ermenice edebiyatın da merkezi konumundadır. Ne var ki, Mehmet Fatih Uslu tarafından yazılan ve Aras Yayıncılık tarafından yayınlanan ‘Çok Uzak Çok Yakın – Osmanlı’dan Türkiye’ye Modern Ermenice Edebiyat’ adlı kitap Batı Ermeni edebiyatı hakkında Türkçe olarak kaleme alınan ender çalışmalardan birisini…