25 Aralık 1864'te Kutaisi'de doğan; Rus-Sovyet Doğu araştırmaları ekolünün önemli araştırmacılarından olarak kabul edilen Nikolay Marr, yaklaşık yüz evvel Doğu Karadeniz'de Lazların yaşadığı bölgelere yaptığı dilsel yolculuğu anlattığı "Lazistan'a Yolculuk" isimli çalışmasıyla bir dönemin tarihine ışık tutuyor.
Nikolay Marr'ın yardımcısıyla yaptığı yolculuktaki ilginç anektodlar, bölge insanının sosyal ve siyasal yapısına dair de önemli bilgiler sunuyor. Yüzyıl önceki idari sınırlar…
Kafkas halklarının tarihlerini, dillerini, kültürlerini araştıran Nikolay Marr, Lazca gramer üzerine araştırmalar yapmak üzere 1910'da Osmanlı Devleti'nin Lazistan Eyaleti'ne yaptığı seyahatin izlenimleri 'Lazistan'a Yolculuk' kitabında...
Nikolay Marr, 1864'te İskoç bir baba ve Gürcü bir annenin oğlu olarak Gürcistan'da dünyaya geldi. Uzmanlığını Armenoloji, Farsoloji ve klasik filoloji alanlarında yaptı. 1922'de Lenin'in tavsiyesi ve önerisi üzerine Maddi Kültür Tarih Enstitüsü'nü kurarak…
19.yüzyıl dünyanın her yerinde büyük kalkışmaların yüzyılıydı ve bu büyük hareketlenmeler kendisini takip eden yüzyılda katlanarak büyüdü.
Olumlu ya da olumsuz altüst oluşların güllük gülistanlık olması beklenemez. Maalesef bu topraklarda sonuçlar ekseriyetle olumsuz oldu.
Sık sık, "100-150 yıl önceki demografik yapı korunabilseydi, ne güzel bir ülke olurduk" diye düşünmekten kendimizi alamayız. Ancak tarihsel gerçekliği, Osmanlı'nın yapısını, yükselen ideolojileri,…
Kaçtığımız imgeler vardır. Kaçtıkça peşimizi bırakmayan imgeler. Yıllardır fronto-temporal demans hastalığı dolayısıyla bilinçsiz bir halde hastane odasında yaşayan Patrik 2. Mesrob Mutafyan, Aret Gıcır'ın 'Günden Güne' sergisi aracılığıyla kaçtığımız her şeyi anımsatan bir yoğunlukla karşımızda.
İstanbul Galata Rum İlkokulu'nda 4 Haziran'a kadar açık kalacak sergi için Aras Yayıncılık tarafından özel olarak hazırlanan Türkçe, Ermenice, İngilizce üç dilli kitap, sergide…
Lazistan'a Yolculuk, Nikolay Marr'ın dil teorisinin Sovyetler Birliği'nin ideolojik etkisi altına girmeden önceki ilk aşamalarının izlerini taşıyor. Eser, dilbilimsel-etnografik ve akademik bir metin olarak hazırlanmış olsa da, bir seyahatname olarak da okunabilir.
Nikolay Yakovleviç Marr (1865-1934), Rusya İmparatorluğu'nun son yıllarından Sovyetler Birliği'nin ilk yıllarına uzanan süreçte Kafkas dilleri ve arkeolojisi alanında yaptığı çalışmalarla tanınan bir bilim insanı. Marr'ın 1909…
Hemşinlilerin tarihine ilişkin kaynakları araştırırken karşılaştığım isimlerden biri olan Nikolay Marr'ın Lazistan seyahati notları, 'Lazistan'a Yolculuk' adıyla Aras Yayıncılık tarafından yayınlandı. Bu önemli eserin yayınlanmış olması benim için ayrı bir mutluluk oldu. Marr'ın seyahat notlarında Hemşinlilere ilişkin ufak tefek de olsa bilgiler olduğu, birçok makalede belirtiliyordu. Hemşin tarihi çalışmalarında en küçük bilgi kırıntılarına bile ihtiyaç duyduğumuz için bu…
21. İzmir Tüyap Kitap Fuarı sona erdi. Binlerce okura kapılarını açan fuarda bu sene de söyleşiler, imzalar, nice güzel ve yetkin sohbetler vardı. Küçük Prens'in neredeyse her stantta olması üzücü, kaşe ve ıstampa kullanan bazı yazarların önlerinde sonu gelmez kuyrukların oluşması düşündürücüydü. Stant kiralarını ve çalışanların yevmiyelerini hesaba katınca indirim oranlarının yeterli olmamasını önemsemedik. Dostlarla buluştuk, yeni dostlar edindik. İzmir'in…
Mutluluğun kapısını aralayıp 1920'de Samatya'da dünyaya geldiğinde yoksulluğun avlusunda soluklanacağını ve alacağı nefesin ciğerlerine yetmeyeceğini nereden bilebilirdi Garbis Cancikyan. Erken büyüdü. Semt ilkokulundan sonra Galata'da Getronagan Okulu'na kayıt oldu. Hayat iyi davranmadı Garbis'e. Okulu bırakıp işe girdi. Bu arada gizli saklı şiirler yazmaya başladı. Tutturamadı iş hayatında. Okula geri döndü.
Ocağın altısında doğdum ben
Ateş yüreğimde tüter
…
Ana Arzoumanian'ın kitabında yaptığı gibi deponun dışına çıkabilmek, diasporanın yerleştiği boşluktan kurtulup, "artık depolanmamış halimizle" yeni bir kimlik-beden-tarih kurmak imkânsız mı?
İnsan Deposu alışkın olduğumuz giriş-gelişme-sonuç mantığıyla, düz bir çizgide ilerleyen, bir fikri emin adımlarla savunan/geliştiren bir sosyal bilim metni değil. Psikoloji, sosyoloji, felsefe, hukuk, siyaset bilimi alanlarında çok çeşitli temel eserlere atıfta bulunsa ve kimi iddialarını bunların üzerine temellendirse…
Şiir, insanlar arasındaki ilişkiler dünyasının, evrendeki varlıkların bir nevi seyyar ifadeleri olan sözcüklerle, içinde yaşadığımız tekdüzeliğe ve gerçeğe hiç benzemeyen bir dünya, bir evren nasıl yaratabilir? İster sokakta, ister sosyal medyada, duvarları işgal eden ve zihinlerin ezberine düşen bu dünyanın başarısı belki de bu soruda gizli.
Kitapçılardaki şiir rafları giderek daralsa da, şairler ve şiirler okuruna inanmaya devam ediyor. Okurlar…