Ümit Kurt ve Ara Sarafian’ın editörlüğünde Owen Miller, Emre Can Dağlıoğlu, Ümit Kurt, Nilay Özok-Gündoğan ve Varak Ketsemanian’a ait beş makaleden oluşan bu kitap, geç dönem Osmanlı İmparatorluğu’nda taşradaki Ermeni ve Kürt toplumlarının hem birbirleriyle hem merkezi hükümetle olan ilişkilerini hem de kendi iç siyasetlerini ele alıyor. Miller, Kurt ve Dağlıoğlu’na ait üç makale 1895-1896 Hamidiye katliamları sırasında Kilikya, Antep…
Aram Andonyan tarafından kaleme alınan ve Ermeni soykırımı hakkındaki, özellikle de 1916’da Suriye çöllerinde yaşananlar konusundaki en önemli kaynaklardan biri olan Cürm-ü Âzam Halep Muhacirin Müdüriyeti Başkâtibi Naim Bey’in Tanıklığında Ermeni Soykırımı, Naim Bey’in Andonyan’a teslim ettiği el yazması notları ve Andonyan’ın derlediği bilgileri, telgrafları, resmî Osmanlı belgelerini ve birinci dereceden şahitlerin tanıklıklarını içeriyor. Andonyan’ın sözleriyle, “Ermeni şehadet yazımında eksik…
Ümit Kurt, devlet destekli kitlesel şiddete doğrudan ve/veya dolaylı yollarla iştirak eden seçkinlerin ve sıradan aktörlerin hangi ölçekte ve motivasyonla bu iştiraki gerçekleştirdiğini anlama ve açıklama girişimini sürdürüyor. Hamit Bozarslan’ın sunuşuyla açılan bu kitapta, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi teknokratlarından ve siyasi seçkinlerinden Mustafa Reşat Mimaroğlu’nun portresi üzerinden Medz Yeğern’in bürokratik ve idari veçhesine odaklanıyor. Kitlesel şiddetin altyapısını, zeminini ve iklimini…
İstanbul Ermeni Patriği Tokatlı Avedik’in hayatı, rahiplik günlerinden itibaren romanlara, filmlere konu olabilecek maceralarla geçmiş, 1711 yılında, doğduğu topraklardan çok uzakta, Paris’te trajik bir şekilde sonlanmıştır. Fransa Kralı XIV. Louis’nin Katolik faaliyetlere giderek artan desteği ve bürokrasinin patrik üzerinde yoğunlaşan öfkesi sürgün edilmesine ve ölümüne neden olmuştur. Patrik Avedik’in hayatının son günleri, neredeyse yüz yıl boyunca bir sır olarak kalmış,…
Genç Cumhuriyet’in İmparatorluk’a yüz çevirdiği birkaç meseleden bahsetmek mümkün olsa da birtakım uygulamalar neredeyse harfiyen sürdürülmüştür. Azınlık karşıtı politikalar, listenin en başına yazılabilir. 1942 yılında TBMM’de kabul edilen Varlık Vergisi Kanunu, gayrimüslim vatandaşlar üzerinde süren bu eli sopalı politikaların en belirgin örneklerinden, belki de en keskini. Devletin kendi yurttaşlarından kanun yoluyla aşırı vergiler tahsil etmeye giriştiği, on beş gün içinde…
Osmanlı İmparatorluğu ile Türkiye Cumhuriyeti’nin ayıran kimi kesin sınırlar, bazı yol ayrımları var olduğu gibi, pek çok süreklilik ve ilişki, kopukluk ve devamlılık da mevcut ve bu alanların etrafındaki tartışma, olay ve kavramlar özellikle son onyıllarda tarihçilerin ilgi duyduğu alanları belirliyor. İmparatorluk’tan Cumhuriyet’e geçişin en dramatik ve keskin dönemecinde gerçekleşen ve Ermeni Sorunu’nun bir soykırımla “hallolunduğu” dönem de yalnızca 1915-1918…
Osmanlı İmparatorluğu ve Avrupa tarihinin en önemli dönemeçlerinden biri, kuşkusuz I. Dünya Savaşı’nın “provası” olarak görülen Balkan Savaşlarıydı. Aram Andonyan, savaş henüz sürerken yayımlamaya başladığı kapsamlı çalışması Balkan Savaşı’nda Jöntürklerin, devirdikleri iktidar kadar tahribat yarattığını ve imparatorluğun yaşadığı ekonomik, askeri, siyasi sorunlardan kaçınılmaz şekilde sorumlu olduklarını yazar. Savaşın en zor ve umulmadık anlarında Türk ordusunun kahramanca savaştığının inkâr edilemeyeceğini, ancak…
1915’te Ermenilerin yaşadıkları, özellikle son yirmi yılda pek çok çalışmaya konu oldu, ancak Ermeni Evine Figan Kuruldu, belki de daha önce hiç denenmemiş bir şeyi yapıyor ve Büyük Felaket’in iz ve etkilerini halk sanatçıları tarafından söylenmiş destanlarda arıyor. Akademisyen Ayhan Aktar, soykırımdan sağ kalan ve Halep yöresinde hayata tutunan âşıkların Ermeni harfleriyle Türkçe olarak basılmış destanlarını ele alırken, hem yazarlarının…
100. yılını tamamlamış olan Ekim Devrimi üzerine yeni çalışmalar, Devrim’in bir merkezden başlayarak çevreye yayıldığı şeklindeki geleneksel algıyı önemli ölçüde kırmış bulunuyor. Ronald Grigor Suny’nin 1972 tarihli Bakü Komünü kitabı bu açıdan öncü bir eser olarak kabul ediliyor. Suny, Bakü Komünü’nde yalnızca çevreden bir bakışla Sovyet Devrimi’nin bütünlüğüne katkıda bulunmakla kalmamış, aynı zamanda devrim tarihi içinde son derece özgün bir…
Halk arasında 93 Harbi olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonunda Çarlık Rusyası, bugünkü Kars, Ardahan ve Artvin illeri ile Erzurum’un bir kısmını topraklarına katmış, bu bölgeleri Kars ve Batum oblastları olarak yönetmeye başlamıştı. İki imparatorluğun sınırında süren savaşlar, nüfus hareketleri, göçler ve devrimlerle çizilen bölgenin tarihinde Rus yönetiminin hüküm sürdüğü 1878-1918 arasındaki bu kırk yıl, Türkçe kaynaklarda yeterince incelenmiş değil,…