Edebiyat sessizliğin dayanılmaz boğuculuğunu bertaraf eder. Okuyucunun dönüşmesine fırsat verir ve gizlice büyütülmüş nefretlerin gün yüzüne çıkmasını engeller. Peki bu edebiyatın sadece okuyucuya sağladığı bir imkân mıdır? Pek sayılmaz. Yazar kaleme aldığı metnin her aşamasında kendini yeni baştan şekillendirir. Duygularını dile dökecek gücü ve cesareti kendinde buldukça ferahlar, günah çıkarır, eğilip bükülmeden kendini olduğu gibi anlatır. Henüz 10 yaşındayken ailesiyle birlikte Trabzon’dan 1915’in ölüm yolculuğuna çıkarılan Levon Zaven Sürmelyan (Leon Z. Surmelian), intikam arzusu ve nefretin yüreğine işlemesine mani olmak için edebiyatın sıcaklığına sığınmış, kalemini yaşamın hikâyesini anlatmaya adamış. Hayatını kaybettiği güne kadar öfkenin eserlerine sirayet etmesine izin vermemiş ve okuruna burukluklarını, acılarını, çocuksu masumiyetini, özlemlerini içtenlikle anlattığı bir dünya vaat etmiş daima.
Sürmelyan, 1905’te Trabzon’da doğdu. 1915 yılı, tüm Ermeniler için olduğu gibi onun ailesi için de yıkıcı oldu. Hem annesini hem babasını yitiren Sürmelyan, şans eseri hayatta kaldı ve kendini Batum’da buldu. Böylece, ABD’ye gideceği döneme kadar yolculuklarla geçecek hayatına ilk adımı attı. Batum, Trabzon, Kafkaslar, İzmit, Ermenistan ve İstanbul… Sürmelyan 1921’de Karaköy’deki Getronagan Lisesi’nde öğrenciyken şiirler yazarak edebiyat dünyasına merhaba dedi. Aynı yıl, eğitimine ziraat alanında devam edeceği ABD’deki Kansas Devlet Üniversitesi’ne gitti. İstanbul’da tadını aldığı edebiyat yakasını ABD’de de bırakmayınca ziraat eğitimini geri plana atıp ağırlığı yazarlığa verdi.
Saroyan’ın onun 1945’te yayımlanan ve başyapıtı sayılan otobiyografik romanı Soruyorum Size Hanımlar ve Beyler (I Ask You, Ladies and Gentlemen) hakkında yaptığı yorum dikkat çekicidir:
“Soruyorum Size Hanımlar ve Beyler şimdiye dek okuduğum en güzel yazılmış bazı bölümleri içeriyor. Kitabın tümü neredeyse lirik bir şiir. Surmelian’ın tarzı basit ve gösterişsiz, sıcak ve komik, ama aynı zamanda uygar ve akıllı kişilerin hüznüyle dolu.”
Sürmelyan, ABD’de İngilizce çıkan ilk Ermeni gazetesi olan Armenian Messenger‘ı 1931’de yayımlamaya başladı, 1950’de yayımladığı romanı 98,6° ile takdir topladı ve akademisyen kimliğini pekiştiren kitabı Techniques of Fiction Writing:Measure and Madness (1968) nesir tekniğinin gelişimine katkı yaptı. Ayrıca, Ermeniceden İngilizceye çevirisini yaptığı Ermeni kahramanlık destanı Daredevils of Sassoun: The Armenian National Epic (Sasun’un Yiğitleri) ile önemli bir iş başardı.
Levon Zaven Sürmelyan içsel veya fiziki yolculuklarla geçen hayatının muhasebesini yaparken sözcüklerine daima içinde yaşattığı mazinin burukluğu yansıyor:
“Soruyorum size, hanımlar ve beyler, oyun arkadaşlarınız, birlikte büyüdüğünüz çocuklar, acıyı ve neşeyi, açlığı ve sefaleti paylaştığınız dostlar, hepsi gitmiş, kaybolmuşsa, ne yapabilirsiniz yılbaşı gecesi özgür ve mutlu Amerika’da..? […] Küçücük bir çocukken aşık olduğunuz güzel kızlar ölmüşse, kemikleri gömülmeden kalmışsa, esaret altına girmişlerse ya da kendi milletleri tarafından unutulmuşlarsa?”
Acımasızlığın ve vahşetin hikâyesini çocuklara has o naiflikten kopmadan anlatmayı başaran, eseriyle hepimize seslenen önemli bir yazar Surmelian.