Herkesin bildiği, ancak kimsenin konuşmadığı gizler vardır. Topluluklar biraz da bu gizlerle ve onların yarattığı hayaletlerle bir arada yaşarlar. Anadolu’da da bir hayalet dolaşıyor yüz yılı aşkın süredir. Kanlı şiddet olaylarında öldürülen, yerlerinden yurtlarından edilen yüz binlerce insanın hayaletleri onlar. Fakat kimi zaman yaşayan insanlar da hayaletlere dönüşebilir, özellikle de kimliklerini inkâr etmek, kendilerini gizlemek zorunda kaldıklarında. Brigitte Balian ve…
Կան խորհուրդներ, զորս բոլորը գիտեն, սակայն ոչ ոք կը խօսի անոնց մասին։ Հասարակութիւնը մէջ մէջի կ՚ապրի այս խորհուրդներով ու նա՛եւ անոնց ստեղծած ուրուականներով։ Անատոլուի մէջ ուրուական մը կը շրջի, աւելի քան հարիւր տարիէ ի վեր. Ուրուական հարիւր հազարաւորներու, որոնք սպանուած են արիւնալի կոտորածներով, արմատախիլ եղած են իրենց հայրենիքէն։ Մինչդեռ երբեմն կենդանի մարդիկ ալ կրնան ուրուականի վերածուիլ, մանաւանդ երբ կը ստիպուին…
Lerna Ekmekçioğlu, uzun yıllara dayanan ödüllü çalışmasının ürünü olan Bir Milleti Diriltmek’te I. Dünya Savaşı’nın hemen sonrasını, önce işgal altındaki İstanbul’u, ardından Cumhuriyet’in ilk on yılını ve bu süreçte hayatta kalan Ermenileri mercek altına alıyor. Çalışma, 1915 ve sonrasında nüfusunun büyük bir kısmını ve aydın sınıfını kaybetmiş, ancak bir ulusal devlete sahip olma hayalleri de halen canlı olan bir milletin…
Kendin olabilmek uzun zaman alıyor. Kendi Yolumu Çiziyorum ile bir çocuğun, yetişkin olmaya giden yolda karşılaştığı engeller ve bu engeller karşısında onu destekleyen babaannesi, arkadaşları, kitapları ve kalemleriyle çevrili dünyasına adım atın.
Büyüyüp tombikleştiğimiz dönemler, kendimizi farklı ve yalnız hissettiğimiz anlar, hiç ama hiç bitmeyen sorular sorduğumuz yıllar hayatımızın bir parçası. Bir de yaşlı insanlarla vakit geçirdiğimiz, onlarla birlikte bütün…
245,00 ₺
Etiket Fiyatı: 350,00 ₺
Երկար ժամանակ կը պահանջէ ինքզինք ըլլալ։ «Ես կը գծեմ իմ ճամբան» կը ներկայացնէ մանուկի մը՝ դէպի չափահասութիւն երկարող ճամբուն վրայ հանդիպած խոչընդոտները եւ անոնց դիմաց իրեն նեցուկ կանգնող մեծ մայրը, ընկերները, գիրքերով ու մատիտներով շրջապատուած աշխարհը։ Այն պահերը, երբ կը գիրնանք, երբ մենք մեզ կը զգանք տարբեր ու առանձին, տարիները, երբ անվերջ հարցումներ կը հարցնենք մենք մեզի՝ մեր կեանքի անբաժանելի…
Տարօրինակ բաներ կը պատահին սառնարանին մէջ։ Բանջարեղէնները, ա՛լ ձանձրացած զիրենք ուտել չուզող մանուկներէն, ապստամբութեան դրօշ պարզեցին։ Մեղրադդումը կը պոռայ, բրքուկը կը փնթփնթայ, չքնտուրը կը բողոքէ մանուկներու՝ դդմաճի հանդէպ ունեցած սիրոյն դէմ, դարապղպեղը կծու խօսքեր կ՚ըսէ, ծաղկակաղամբը լարուած այս խառնակութենէն՝ փուք կ՚արձակէ, ոլոռներու աղաղակը կը լռեցնէ բոլոր ձայները եւ ճիշդ այդ պահուն սմբուկը բարկութենէ կը պայթի։ Կը շարունակենք դարձնել էջերը եւ…
Buzdolabında sıra dışı bir şeyler oluyor! Sebzeler onları yemek istemeyen çocuklardan bıktı ve bir isyan başlattı. Balkabağı bağırıyor, brokoli homurdanıyor, pazı çocukların makarna sevgisine itiraz ediyor, biber acı sözler sarf ediyor, karnabahar bütün bu karmaşadan gerilip gaz çıkarıyor, bezelyelerin çığlığı tüm sesleri bastırıyor ve tam o sırada patlıcan öfkeden patlıyor. Sayfalar ilerledikçe isyana katılan her bir sebze bizi bu başkaldırının…
Մարօճան տեսաւ գառնուկ մը ու հարցուց ինքն իրեն. «Եթէ ես ալ գառնուկի մը պէս բրդոտ ըլլայի՝ ինչպէ՞ս կը փոխուէր կեանքը»։ Ձմրան թէեւ հաստ հագուստներու պէտք չէր ունենար, բայց ամրան կը քրտնէր։ Այո՛, թերեւս հաճելի ըլլար ընկերներու հետ խաղալը, բայց աղտոտելէ ետք չարչարանքի պիտի վերածուէր լոգնալը։ Տեսնենք, Մարօճան ի՞նչ պիտի ընէ իր բուրդերով։ Իսկ դուք ի՞նչ պիտի ընէիք,…
Mercan bir gün bir koyun gördü ve merak etti: Acaba Mercan’ın koyunlar gibi yünü olsa hayatı nasıl olurdu? Kışın kazağa ihtiyacı olmazdı ama yazın çok terlerdi. Arkadaşlarla oyun oynamak çok eğlenceli olurdu ama kirlendikten sonra yıkanmak tam bir eziyet. Bakalım Mercan yünleriyle neler yapacak. Peki siz, koyunlar gibi yününüz olsa ne yapardınız?
1930’lu yıllar boyunca, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm dikkati sınır boylarında, özellikle de Hatay, İskenderun ve çevresindeki bölge üzerindeydi. Ermeni nüfusun tüm hareketleri de yakından izleniyordu, zira bölgedeki tüm taraflar içinde Ermeniler önemli bir nüfusa sahipti. Ancak, 1939’da Hatay’ın Türkiye’ye bağlanması kesinleştiği andan itibaren, hiçbir şey Ermenileri bölgede tutmaya yetmedi, çünkü geçmişin yaraları hep belleklerdeydi. Bu çalışma, Türkiye’nin Hatay’a veya Sancak’a…