Modern İstanbul Ermeni Şiiri’nin kurucularından Haygazun Kalustyan’ın toplu şiirlerinden oluşan Güzel Şeyler Tesadüf Etsin, şairin doğumunun 105. yılında okurla buluşuyor. Şiirseverlerin, özellikle Cancikyan-Kalustyan dostluğundan ve edebi dilinden ilham alanların uzun zamandır beklediği şiirler, yine Ohannes Şaşkal’ın muhteşem çevirisiyle Türkçede.
“Başından beri yoksullukla biçimlenmiş bir hayattır onunkisi. Yeterince yaşayamadığı çocukluğunu terk etmek zorunda kalmış; belli ki…
155,00 ₺
Etiket Fiyatı: 310,00 ₺
Ermenice şiirin ustalarından Zahrad’ın 100. doğum yılını, Zahrad’ın en sevilen karakterlerinden Gigo’yla kutluyoruz! Zahrad’ın Gigo’yu ağırladığı ya da Gigo’yla ilişkilendirdiği şiirlerinin Türkçesinden oluşan ve Zahrad’ın eşsiz desenleriyle bezeli bu kitap, Zahrad’ın dizelerini sık sık ziyaret eden ama en çok da şehrin kaldırımlarında gezinip köprü altlarında sabahlayan bir garip âdemoğlu Gigo’nun dünyasına bir davetiye niteliğinde. Nefis çevirilerinin yanı sıra muhteşem önsözüyle…
Yervant Gobelyan’ın 100. doğum yıldönümüne ithafen yayımladığımız bu kitap, öykücülüğü ve gazeteciliği ile tanınan Gobelyan’ın 1948 yılında yayımlanan biricik şiir kitabının Ohannes Şaşkal tarafından yapılan Türkçe çevirisidir. Gobelyan’ın diğer yayınlarda yer alan dört şiirini de içeren Keşke… şairin savaşa, şiddete ve yaşanmamış gençliğe isyanını, doğaya şükranını dile getiren güçlü dizelerinin “İstanbul Ermeni Şiiri” ile ilişkisini de gözler önüne seriyor.
Bambaşka Bir Bahar, 20. yüzyılda Ermenice şiiri derinden etkilemiş isimlerin başında gelen Zahrad’ın Türkçeye çevrilen bütün şiirlerini bir araya getiriyor. Şairin, Ohannes Şaşkal tarafından çevrilen ve farklı zamanlarda, farklı yayınevleri tarafından yayımlanan şiirlerini derleyen Bambaşka Bir Bahar, bugün artık ulaşılması neredeyse imkânsız hale gelmiş bu kitapları tek bir ciltte toplarken, Zahrad’ın nüktedan, incelikli, bilge şiiri hakkında etraflı bir fikir veriyor. Şairin…
Kısacık bir ömre sığdırılmış bir avuç şiirle Ermenice edebiyatın yönünü değiştirmiş, ardından gelenler üzerinde derin izler bırakmış bir şairdi Garbis Cancikyan. Daha çocuk sayılabilecek bir yaşta, geçmişte adeta şairlerin kaderi gibi görülen ince hastalığa tutulmuş, 1940'ların zorlu koşulları altında okul, iş, ev, geçim dertlerini de omuzlarından hiç indirmeden şiirin, yazının, edebiyatın peşinde koşmuştu. Doyasıya yaşamadan dünyayı terk edecek olmanın derin…