NEFRET tacirleri "Agos" Gazetesi'ni "haklamışlar". Aferin, iyi halt yemişler!
Bu "haklamak" fiilini, "ekranlara yazdık dilinizce/alçakçadan çeviri İngilizce" mahreçli "hacker" deyiminden yola çıkarak kullanıyorum.
Bilişim lisanında "korsan" anlamına geldiğinden, Ermeni kökenli dergimizin internet sitesine saldıran "milliyetçi-ulusalcı" (!) rezillerin marifeti de aynı terimle adlandırılıyor.
Bunlar Hrant Dink'in katilini portala yerleştirdikten ve caniye övgüler, Ermenilere de tehdit yağdırdıktan sonra o çok bildik…
Misak Manuşyan Adıyamanlı'ymış yahu!... Bizim Adıyaman, yani asıl adıyla Hüsn-ü Mansur, ya da Semsur... Daha elli altı yıl öncesine kadar Malatya'nın ilçesi.
Öyleyse Misak'a Malatyalı diyebiliriz. Bazı gazeteci arkadaşlar, Misak'ın "memleketi" hatırlanınca sevinmişler. Bize pay çıkarmaya çalışıyorlar.
Çünkü Misak, yiğit bir kahramandır.
Arkadaşlar da "Adıyamanlı Misak'ı Naziler öldürdü" diye övünmüşler, sanki dünya savaşına girdik de faşizme karşı…
1906 yılında, Adıyaman'da, üç çocuklu bir köylü ailesinin son çocuğu olarak doğar Misak Manuşyan...
1915'te, ağabeyi Garabed'in dışında kalan bütün ailesini kaybeder. Suriye'de bir yetimhanede bulur kendini.
1925 yılında Marsilya'ya giderler ağabeyi ile birlikte. İki yıl sonra, o zamanlar tüm insanlığın kültür merkezi olan Paris'e gitmeye karar verirler.. 14. Bölge'deki Vercingétorix sokağında küçük bir otele yerleşirler. İki yıl…
Son yıllarda Türkçeye kazandırılan İranlı çağdaş edebiyatçıların sayısında bir artış gözleniyor. Mustafa Mesrur'un hikâye kitabı Hece Yayınları tarafından çıkartıldı: K'sız, Ş'siz Aşkın Hikâyesi. Kapı Yayınları Ferhunde Hacızade'nin bir romanını yayımlamıştı: Gözlerinizden Korkuyorum. Aras Yayıncılık da Zoya Pirzad'ınIşıkları Ben Söndürürüm isimli romanını geçen yıl yayımladı.
Pirzad İran'da önemli bir okuyucu kitlesine sahip, uluslararası bir ünü de bulunan Ermeni kökenli bir…
"Zımanê zıkmaki" ve "gı pındrıvi"
"Kuşları okuyorum içimde ağacın kuşlarını/ Yeni pişmiş çilek reçeli gibi kaynayan/ Dalların üzerinde/ Gemilere dadanan kuşları okuyorum bir de/ Göklerde bir başına dolaşan/ Görkemle/ Büyük denizlerdeki yalnız kuşları/ Ve okuyorum yıllardır bütün yalnızlıkları/ Okuyorum da/ Kuş olsun insan olsun/ Yalnızlık sevmeyi bilmeyenlerin icadı…" (Edip Cansever)
Ben, anası Hıno'nun Ermenice, Kürtçe, Zazaca, Türkçe deyimlerle kedileri…
Pencere Yayınları, dostum Vasilis Kiratzopulos'un, "Kayıt Olunmamış Soykırım, İstanbul Eylül 1955" (çev. Sonya Özzakar, Pencere y., İstanbul 2009) adlı kitabını yayınladı. İyi de yaptı.
Ama yayıncısı Muzaffer Erdoğdu zaten, Mavi Kitap'ın önsözünde emekli sefir Elekdağ'a hakaret edildi gerekçesi ile, zat-ı şahanelerine tazminat ödemekteydi.
Anlaşılan mahut çevrelerde "Mavi Kitap" takıntısı devam ediyor ki, bu kez Vasilis'in kitabına takıldılar. "Talep"…
Hayli prestijli Artforum dergisi, 11. İstanbul Bienali'ni, 2009'un en iyi sergileri arasında gösterdi. En iyiler arasında 'Pandora'nın Kutusu' filmi ile 'Stüdyo Osep' sergi kitabı da var.
Dünyanın en önemli uluslararası sanat dergilerinden Artforum'un 2009'un en iyilerine ayrılmış özel sayısında Türkiye de 11. İstanbul Bienali, bir kitap ve bir filmle 'en iyiler' arasında gösterildi.
Sanatın çeşitli alanlarındaki 'en iyiler'…
Aras Yayıncılık'tan çıkan Bir Özgürlük Tutsağı Manuşyan başlıklı biyografi, Fransız direniş hareketinin simge isimlerinden Misak Manuşyan'ın bilinmeyen hikâyesini paylaşıyor.
Memleketimizden çıkan çoğu kıymeti, okul sıralarından sonra kendi çabalarımızla öğrenmek zorunda kalırız ve bu hem zorunlu hem gönüllü alternatif müfredat, bir ömür boyu sürer. Aras Yayıncılık'tan çıkan Bir Özgürlük Tutsağı Manuşyan başlıklı biyografi, kökeni Anadolulu olan böylesi bir bilinmez değeri…
On yıl önce, Agos'un 2 Temmuz 1999 tarihli nüshasında Karin Karakaşlı'nın Başka Dillerin Şarkısı adlı öykü kitabını (Varlık Yay., 1999) değerlendirmiş, yazımı 'Karin Karakaşlı'nın lavanta kokan hüzünlü öyküleri' diye adlandırmıştım.
On yıl sonra, Karin Karakaşlı'nın Benim Gönlüm Gümüş adlı şiir kitabını değerlendirdiğim yazımı ise ilkine göndermede bulunarak 'Karin Karakaşlı'nın lavanta kokan hüzünlü şiirleri' diye adlandırıyorum.
İşte size Karakaşlı'nın…
Ölüm her yerde aynı
İnsan bir kere ölür
Fakat ne mutlu can verene
Halkların kurtuluşu için... *
"Kızıl Afiş", Nazi işgaline karşı yürütülen direniş hareketinin en büyük efsanelerinden biridir. Tıpkı "Kızıl Orkestra" gibi. Fransa'da uzun yıllar boyunca sadece sosyalist Ermeniler Manuşyan'ın anısına anma toplantısı düzenlerlerken, bugün her siyasal eğilimden olanlar onu birlikte anıyorlar. Ne güzel!.. [Kızıl…