Mıgırdiç Margosyan'ın "Gâvur Mahallesi" adlı öykü kitabının ikinci basımı yapıldı. Kitabın ilk basımı 1992 yılında "Bebekus'un Kitapları" adlı bir yayınevi tarafından yapılmıştı. "Gâvur Mahallesi'nin şimdi ikinci basımı elimizde. "Gâvur Mahallesi" Diyarbakır'ı, Diyarbakır'ın tarihiyle yaşıt "Xançepek Mahallesi'ni anlatıyor.
Margosyan 1938 yılında Diyarbekir'in Xançepek Mahallesi'nde doğmuş, ortaokuldan sonra İstanbul'a göç edip. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünü bitirmiş. 1972'ye kadar çeşitli…
Allahu ekber, Allahu ekber!.." "Ding-dong, ding-dong!.." "Allahu!.." "Ding!.." "Ekber!.." "Dong!.." Müezzin Nusret, soğuktan domates kırmızısına dönüşmüş koca burnuyla minareden indiğinde, Uso hala, kısacık boyu, toparlak vücuduyla tarihi çanın ipine inatla asılıp duruyor, müezzinin pes edip minareden inişine içten içe seviniyordu. Çan sesleri dalga dalga ta uzaklara, en uzaklara yayılıyor..."
Mıgırdiç Margosyan öykülerini önce Ermenice yazmış, Marmara Gazetesi'nde yayımlandıktan sonra…
"Kış günüydü kar, Diyarbakır'ın daracık küçelerini, sokaklarını iyice örtmüş, her tarafta beyaz derebeyliğini sürdürüyordu. Kar, Aziz Sarkis'in beyaz sakalı gibi, yol boyunca uzanıyor, sonra kilisenin avlusundan merdivenleri tırmanarak yüksekteki çan kulesinin tepesinden şehri kutsayan haçı kucaklayıp öpüyordu."
Böyle başlıyor Margosyan Gâvur Mahallesi adlı öyküler derlemesine... Önce bir durup, 'yanlış mı okudum acaba?' diye düşünüyor insan. Biraz devam edince yanılmadığını…
Zengin Anadolu toprağının insani değerleri yazıya da dökülüyor. Serdar Can'ın "Nenemin Masalları'ndan* sonra Mıgırdiç Margosyan'ın "Gâvur Mahallesi" de bir Ermeni yelini getiriyor Diyarbakır'dan.
1938 Diyarbakır doğumlu Margosyan, 1953'e kadar yaşadığı anakentini anlatıyor 11 öyküsünü topladığı 102 sayfalık kitabında. Anasını, babasını, amcasını, dayısını, kız ve erkek kardeşlerini, evini, komşularını, papaz'ı, kiliseyi, Kürt esnafı öyle canlı, öyle renkli dile getirmiş ki…