Kumkapı Ermeni Balıkçıları 1952
%25
52.50 TL Etiket Fiyatı: 70.00 TL
Kategori Foto-röportaj
Dili Türkçe - İngilizce - Ermenice
Çevirmen Payline Tomasyan (Türkçeye), Sonia Derman Harlan (İngilizceye)
Kapak tasarımı Aret Gıcır
Baskı ve tarih 4. Baskı, Nisan 2016
Sayfa ve boyut 128 sayfa, 22x25 cm
ISBN 9786055753191

Kumkapı Ermeni Balıkçıları 1952

Ara Güler

%25
52.50 TL Etiket Fiyatı: 70.00 TL
Kategori Foto-röportaj
Dili Türkçe - İngilizce - Ermenice
Çevirmen Payline Tomasyan (Türkçeye), Sonia Derman Harlan (İngilizceye)
Kapak tasarımı Aret Gıcır
Baskı ve tarih 4. Baskı, Nisan 2016
Sayfa ve boyut 128 sayfa, 22x25 cm
ISBN 9786055753191

Açıklama

Dünyaca tanınmış foto muhabiri Ara Güler'in, 1952'de Kumkapı'da, bugün artık tarih olmuş balıkçı semtinde geçirdiği günler sırasında çektiği fotoğraf ve yaptığı söyleşiler, Aras Yayıncılık tarafından Kumkapı Ermeni Balıkçıları adıyla yayımlandı. Kitapta usta fotoğrafçının objektifinden çıkmış ve bazıları bugüne de hiç yayımlanmamış 56 siyah beyaz fotoğraf yer alıyor.

 

1928'de İstanbul'da doğan, Türkiye'de fotoğrafçılığın uluslararası alanda ün kazanmış en önemli temsilcisi olan Ara Güler'in ilk gazetecilik başarısı olan bu foto-röportaj, 21-26 Mayıs 1952 tarihlerinde, Ermenice Jamanak gazetesinde "Kumkapui hay tzıgnorsnerun hed" (Kumkapı Ermeni Balıkçılarıyla Birlikte) başlığıyla altı günlük bir yazı dizisi olarak yayımlanmıştı. Bu kitap ise, bu Ermenice yazı dizisinin Türkçe ve İngilizce çevirileriyle birlikte üç dilli olarak yeniden basımı. Ara Güler, Kumkapı'da yaşadığı deneyimi ve çektiği fotoğrafları şu sözlerle anlatıyor: "Yıl 1952, Kumkapı hâlâ ufak bir balıkçı köyüdür, İstanbul ise sularla çevrili bir kıyı şehri. Birkaç yıl sonra Sahil Yolu yapılınca bu şirin balıkçı limanı büsbütün başka bir biçim alacak. Ama o zaman bunun böyle olacağını kimse bilmiyor, tahmin edemiyordu; ne balıkçılar, ne balıkçı reisleri, ne Kumkapı halkı, ne de ben... İşte bu siyah-beyaz fotoğraflar çoktan yitmiş olan bir dünyanın belki de tek tanıklarıdır."

 

Kumkapı'nın ve İstanbul'un çehresinin son elli yılda büyük bir hızla değişmesi nedeniyle artık son bulmuş bir yaşantıyı bugüne taşıyan bu çalışma, balıkçılara ve balıkçılığın çevresinde dönen günlük hayata son kez tanıklık ediyor. Gecenin kör karanlığında denize çıkıp gün ağarırken dönen ve avlanan balıkları goygoycularla paylaştıktan sonra kalanları balık haline götüren, günün ilk saatlerinde İstanbul'un minareli siluetine doğru ilerlerleyen bu balıkçılar, hayatlarını denizden kazanan insanlara özgü, farklı bir duruşa sahiptiler. Kitabın önsözünü yazan Murat Belge, bu farklılığı şu sözlerle tanımlıyor: "Bu, herhalde, denizle bu kadar haşır neşir olmaktan gelen bir şey, çünkü deniz de tıka basa romansla, mistisizmle dolu. Tehlikesi, fırtınası, bir yandan da güzelliği, çekiciliği. Orada bin bir meşakkat içinde, o balıkları tutmak ve tabii bu sessiz ve pırıltılı yaratıkların şiirselliği. Bunlarla örülü bir hayat normal olarak maddi bakımdan yokluk, yoksunlukla doludur, ama onun kazandırdığı şiirsellik de başka hiçbir yerde bulunmaz. Oturmuş, sessiz sakin balık ağlarında açılmış delikleri örerek onaran kadınların manzarası da ne kadar olağanüstü, ne kadar etkileyicidir."

 

İstanbul'un son Ermeni balıkçı reisleri, Dacat Reis, Husig Reis, Kevork Reis; büyük balık teknelerine yardımcı olan goygoycular; ağ onaran merametçi kadınlar; Sahil Yolu'nun yapılmasıyla ortadan kalkan balıkçı semti Acemdağ, hepsi ve daha fazlası bu kitapta yer alıyor.

Arka Kapak

"Oğlum, dedim ya, bu gördüklerin son Ermeni balıkçılarıdır.

Bitti artık. Balıkçılık bizden gitti..."

Decat Reis ve beni çevreleyen diğer bütün reisler bu gerçek karşısında hüzünlendiler; ne var ki, güçlü olmak ve dayanmak gerekiyordu. Bütün bunların fazlasıyla farkındaydılar.

Her an karşı karşıya kaldıkları haklı ya da haksız bu gerçekliklere boyun eğmeye veya onlarla alay etmeye alışmışlardı, Böyle yazılmıştı alınyazıları. Decat Reis birdenbire sessizliği bozarak konuşmaya başladı:

"Boş verin be, Allah ne yazmışsa o olur."

 

"My son, I've just told you: what you see here are the last Armenian fisherman. It's all over. We can't depend on fishing any more..."

It was clear that Skipper Dajad and all the other skippers around us are trutly distressed by this situation. Still, they have to accept the bitter truth, be as resilient as they can, so as to go on making their meager living. But they know their days are numbered. They know what's in store for them, but they're accustomed to either accepting the bitter truth or making fun of it. This is their fate. Skipper Dajad suddenly ended the brooding silence:

"Ah, forget it. God's will be done."

 

- Օղլում, ըսի ա, աս սօն մարդիկն են որ կը տեսնաս հայ պալըխճի տէյի։ Լմնցաւ արթըխ։ Մեզմէ կնաց պալըխճիութիւնը։ Տաճատ րէիս եւ զիս շրջապատող բոլոր րէիսները յուզուաժ էին նախատեսելով այս իրականութիւնը, սակայն ի վերջոյ ընդունիլ ու տոկալ պէտք էր եղելութիւններուն։ Այս մարդիկը այս բոլորը լաւ հասկցած էին։ Ամէն վայրկեան վարժուած էին գլուխ ծռելու եւ կամ քմծիղաղով մը պատասխանելու բոլոր իրաւացի կամ անիրաւ իրականութիւններուն։ Այսպէս գրուած էր իրենց ճակատագիրը։

Տաճատ րէիս լռութեան յանկարծ վերջ տալով խօսքի սկսաւ եւ ըսաւ.

- Պարապ տուէք պէ, Աստուած ինչ գրած է նէ ան կ՛ըլլայ։

 

 

Yazar Hakkında

Ara Güler

Ara Güler

Ara Güler, 1928'de İstanbul'da doğdu. 1951 yılında Getronagan Lisesi'nden mezun oldu. Lisedeyken film stüdyolarında sinemacılığın her dalında çalıştı. Yine aynı yıllarda Muhsin Ertuğrul'un açtığı tiyatro kurslarına devam etti. Amacı rejisör veya oyun yazarı olmaktı.

Gazetecilik yaşamına 1950'de Yeni İstanbul gazetesinde başladı. Bu yıllarda Ermenice gazete ve edebiyat dergilerinde öyküleri yayınlandı. Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne devam ediyordu.

1961 yılına kadar Hayat dergisinde fotoğraf bölümü şefi olarak çalıştı. 1961'de İngiltere'de yayınlanan Photography Annual, onu dünyanın en iyi yedi fotoğrafçısından biri olarak tanımladı. Aynı yıl ASMP'ye (Amerikan Dergi Fotoğrafçıları Derneği) kabul edildi ve bu kuruluşun Türkiye'den tek üyesi oldu. Fotoğraf dünyasının çok önemli yayınlarında fotoğrafları kullanıldı, kendisinden bahsedildi. ABD'de, Almanya'da, Paris'te çeşitli sergiler açtı. Bu arada, Bertrand Russel, Winston Churchill, Arnold Toynbee, Picasso, Salvador Dali gibi birçok ünlünün fotoğrafını çekti, röportajlar yaptı. 1979'da Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin foto muhabirliği dalındaki birincilik ödülünü aldı.

1980'de fotoğraflarının bir kısmı Karacan Yayıncılık tarafından kitap haline getirildi. 1986'da Hürriyet Vakfı'nca basılan, Prof. Abdullah Kuran'ın yazdığı Mimar Sinan kitabını fotoğrafladı. Bu kitap 1987de Institute of Turkish Studies tarafından İngilizce olarak yayınlandı. 1989'da Hil Yayınları Ara Güler'in Sinemacıları kitabını yayınladı. Yıllarca üstünde çalıştığı Mimar Sinan yapıtlarının fotoğrafları, 1992'de Fransa'da Edition Arthaud, ABD ve İngiltere'de Thomas and Hudson, Singapur'da Archipelago Press tarafından Turkish Style başlığıyla, Fransa'da ise Albin Michel yayınevi tarafından Demeures Ottomanes de Turquie adıyla yayınlandı. Dünya Şirketler Grubu 1994'te Eski İstanbul Anıları, 1995'te Yitirilmiş Renkler kitabını yayınladı. Ana Yayıncılık 1994'te Bir Devir Böyle Geçti, Kalanlara Selam Olsun ve 1995'te Yüzlerinde Yeryüzü adlı kitapları yayınladı. Aras Yayıncılık ise 1995'te Papelonen Verç Bidi Abrink, bu kitabın Türkçe çevirisi olan Babil'den Sonra Yaşayacağız (1996) ve 2010 yılında Kumkapı Ermeni Balıkçıları 1952 adlı kitaplarını yayınladı.

Ara Güler'in fotoğraflarının büyük bir bölümü Fransa, ABD ve Almanya'da çeşitli müzelerde sergilenmekledir.

Basından

YAZARIN DİĞER KİTAPLARI

KATEGORİLER

BİZİ TAKİP EDİN

HABER BÜLTENİ

YENİ BASKILAR