Ara Güler’in erken döneminde kaleme aldığı öykülerle daha sonra çektiği fotoğrafları bir araya getiren bu kitap, Türkiye’de yaratıcı fotoğrafçılığın uluslararası alanda ün kazanmış en önemli temsilcisi olarak kabul edilen ve fotoğrafçı kimliğiyle öne çıkan sanatçının pek bilinmeyen bir yönünü, öykücülüğünü etraflı bir şekilde ortaya çıkarıyor. Türkçe, Ermenice ve İngilizce üç cilt halinde eşzamanlı olarak yapılan bu yeni basım Güler’in metinleriyle görsel dünyası arasında muhtemel eşleşmelerin izini sürerek bir “foto-öykü albümü” halini alıyor. Fotoğraflarında anlamlı anları yakalayıp onlardan bir kompozisyon oluşturabilmesinde bu erken dönem öykülerinin önemli bir rolü olduğunu düşünen Güler, kitapta yer alan 13 öyküsünü birer fotoğraf olarak nitelendiriyor. Babil’den Sonra Yaşayacağız, Güler’in yalnızca fotoğraflarıyla değil, öyküleriyle de “görsel dünyanın adamı” olduğunun adeta kanıtı.
Öykülerimdeki duygularım, ne olmuşsa olmuş, görsel bir anlatıma dönüşmüş. Daha o zamandan görsel bir dünyanın içine düşmüşüm demek. Bana öyle geliyor ki, yazıyla görselliğin ortak bir anlatımı var. Öyle olduğu kuşkusuz, yoksa sinema sanatı da olmazdı. Zaten ben de fotoğraflarıma bakarken zaman zaman tiyatro çalışmalarımdan, öyküler için düşündüklerimden esintiler buluyorum. Belki de fotoğrafımdaki “anı yakalama ve kompozisyonu kurma” özelliğimi bütün bu eski çalışmalara borçluyum. Bir “kadr” içinde kompozisyon kurmayı tiyatro çalışmaları günlerimden, anlamlı anların yakalanması ve bir anlatıma varmasını da öykücülüğümden esinlendiğimi sanıyorum.
Neyse, işte böyle şeyler sonucunda, görsel malzemede bir birikim oluşuyor anlaşılan.
Görsel malzeme, tıpkı şiir gibi, yazı gibi, resim gibi, sahne sanatları gibi, bir yerlerden birikimini topluyor, yeni bir biçim kazanıyor ve görsel sanat oluyor. Zaten yazdığım bu öykülere dikkat edilirse, bunların bir tür fotoğraf olduğu görülecektir.
ARA GÜLER
1928 yılında İstanbul'da doğdu. Türkiye'de yaratıcı fotoğrafçılığın uluslararası alanda ün kazanmış en önemli temsilcisi olarak kabul edilir. Çocukluk yıllarında sinemadan çok etkilendi. Lisedeyken film stüdyolarında çalıştı. 1951 yılında Getronagan Lisesi’nden mezun oldu. Muhsin Ertuğrul'un yanında tiyatro ve oyunculuk eğitimi almaya başladı. Rejisör veya oyun yazarı olmak istiyordu. Bu yıllarda bazı edebiyat dergilerinde ve Ermenice gazetelerde öyküleri, röportajları yayımlandı. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne devam etti, ancak fotomuhabiri olmaya karar vermesi nedeniyle üniversiteyi yarıda bıraktı. Gazetecilik yaşamına 1950'de Yeni İstanbulgazetesinde başladı. Time Life, Paris Match ve Stern dergilerinin Yakındoğu foto muhabirliğini üstlendi. Magnum Photos'a katıldı. Nuh’un Gemisi röportajını yaptı ve bu fotoğraflar Magnum Photos tarafından 100’ün üzerinde yayına dağıtıldı. Yine bu yıllarda Nemrut Dağı röportajını gerçekleştirdi ve tüm dünya Nemrut Dağı’nı onun fotoğrafları ile tanıdı. Bir diğer önemli röportajı Afrodisyas ile de unutulmuş bu kentin yeniden keşfedilmesini ve dünyaca tanınmasını sağladı. 1961’e kadar Hayatdergisinde fotoğraf bölümü şefi olarak çalıştı. 1961'de İngiltere'de yayımlanan British Journal of Photography Year Book, onu dünyanın en iyi yedi fotoğrafçısından biri olarak tanımladı. Aynı yıl Amerikan Dergi Fotoğrafçıları Derneği’ne (ASMP) kabul edildi. 1962'de Almanya'da Master of Leica unvanını kazandı. Yine aynı yıl fotoğraf dünyasının o dönemdeki en önemli yayını olan Camera dergisi onunla ilgili bir özel sayı yayımladı. Lord Kinross’un 1971’de basılan Hagia Sophia: A History of Constantinople kitabının fotoğraflarını çekti. 1974'te Amerika Birleşik Devletleri'ne davet edildi ve birçok ünlü Amerikalı’nın fotoğraflarını çektikten sonra Yaratıcı Amerikalılar adlı sergisini dünyanın birçok kentinde sergiledi. Yine aynı yıl Yavuz zırhlısının sökülmesini konu alan Kahramanın Sonu adlı bir belgesel film çekti. Yıllarca üstünde çalıştığı Mimar Sinan yapıtlarının fotoğrafları 1992’de yayımlandı. Dünyanın dört bir yanında yüzlerce sergi açtı. Onlarca kitabı yayımlandı. Bertrand Russell'dan Winston Churchill'e, Arnold Toynbee'den Picasso'ya, William Saroyan’dan Salvador Dali'ye kadar dünyaca ünlü birçok kişinin, ayrıca Türkiye’nin en önde gelen sanatçılarının fotoğraflarını çekti, onlarla röportajlar yaptı. 2018'de, 90 yaşında, İstanbul'da hayatını kaybetti.
Cumhuriyet Bedri Baykam 25.10.2018
K24 16.08.2018
Hürriyet Kitap Sanat Erkan Aktuğ 16.08.2018
Küçük Menderes Gazetesi Rahim Gür 19.06.2001
Yeni Yüzyıl Gazetesi Aslı Kaybal 09.02.1998
Radikal Gazetesi Duygu Durgun 08.02.1998
Yeni Yüzyıl Gazetesi Refik Durbaş 13.10.1996
Agos Gazetesi Karin Karakaşlı 11.10.1996