“[Hayvanlık sorusu] bütün büyük soruların üzerinde biçimlendiği ve belirlendiği sınırı temsil eder, tıpkı insana özgü olanın sınırlarını belirlemeye çalışan kavramlar gibi: ‘İnsanlığın özü ve geleceği’, etik, politika, hukuk, ‘insan hakları’, ‘insanlığa karşı suçlar’, ‘soykırım’vb.”
(Derrida)
1
Avcı dediğin böyle olmalı
Yanında yürüyen bir köpek
Omzunda tüfek olmalı
Nişan almamalı
Basmamalı tetiğe
Avcı…
Soykırımla henüz 14 yaşındayken tanışan Aurora’yı diğer Ermenilerden ayıran, tesadüf eseri Amerikalı misyoner bir ailenin evine sığınması oldu. Hayata tutunmayı bu şekilde başardı. Herkesin farkında olduğu bir gerçek vardı: Aurora’nın hikâyesinin ticari değeri yüksekti. Hollywood bu fırsatı kaçırmayacak ve kapılarını kendisine açacaktı
Yıl 1917, Petrograd’da top atışları sürüyor. Tüm kargaşanın arasında bir savaş gemisi, alınacak son yer olan Kışlık…
Antranik Dzarugyan, Aras Yayıncılık’tan Klemans Zakaryan Çelik’in Ermeniceden çevirisiyle çıkan Çocukluğu Olmayan Adamlar kitabında, tahmin edileceği gibi, o hep dönülmesini umduğumuz “mutlu çocukluk” nostaljisi sunmaz. Yetimhanede geçen günler, “kılıç artıklarının” yaşama ve var olma/kalma arzusunun ufak anlarından oluşur.
DUVAR – 1913 yılında Sivas’a bağlı Gürün’de dünyaya gelen Antranik Dzarugyan, Ermeni edebiyatının önemli isimlerinden biridir. 1915 yılında “tehcir kararı”nın köylerine ulaşmasıyla,…
“Yeseyan’ın edebiyatçılığında çok temel bir romantik damar var. Kendisi Fransa’da birçok önemli avangard sanatçıyla beraber olsa da aslında Ermenicenin romantik şiir damarının etkisinde... Modernist edebiyat çevresinde büyümüş olsa da, dönemin natüralist gerçekçi tavrını bilse de, romantizm Yesayan’ın metinlerinde çok hissedilen bir şey, bir yandan da edebiyatçılığında her zaman politikayla ilişkisi var.”/ Dr. Mehmet Fatih Uslu
“Son Kadeh” Yesayan’ın yazarlık…
Zaven Biberyan’a memleket romanı ve edebiyatı içinde bir yer açmalıyız. Şahsi kanaatim, bunun zirvelerde bir yerde olması gerektiği yönünde, en, en büyüklerin yanında
"Dürüstçe itiraf etmem gerekirse, Ermenice yazdığım için pişmanım."
Zaven Biberyan, 3 Aralık 1962
Dostu Hrant Paluyan'a mektubundan
I
Zaven Biberyan’ın 1998'de Babam Aşkale'ye Gitmedi adıyla Türkçeye çevrilen romanı bir…
Gilles Deleuze, ‘Anlamın Mantığı’ kitabında, Stoacı ahlak anlayışına referans yaparak, ahlaklı olmanın başımıza geleni hak etmek olduğunu ifade eder. Deleuze’ün ifadeleriyle aktaracak olursak, bir insanın yarasını iğrenç hale getiren tek şey, o kişinin başına geleni hak etmediğini düşünerek olaya hınç duyması, yani başına gelene nankörlük etmesidir.
Deleuze bu noktada savaşta yaralanıp yatalak kalan Fransız şair Bousquet’ye gönderme yaparak ahlaklı…
Karnig Paryan'ın kaleme aldığı "Elveda Antura-Bir Ermeni Yetimin Anıları" Aras Yayıncılık etiketiyle okurlarla buluştu. Kitap, Birinci Paylaşım Savaşı sırasında (1915) 'tedbir amaçlı' kandırmacası ile yurtlarından edilen Ermeni yetiminin ve arkadaşlarının “gerçek olamaz” dedirten öyküsünü anlatıyor...
DUVAR – Karnig Panyan, Sivas’ın Gürün ilçesinde güllük gülistanlık bir çevrede rüya gibi bir çocukluk yaşarken beş yaşında tehcire tanıklık etmiş, dedesinin binlerce dönümlük meyve…
"Meliha Nuri Hanım" ve "Son Sürgün"den sonra "Son Kadeh" adlı novellasını çeviren Mehmet Fatih Uslu. Yesayan'ı anlattı.
Zabel Yesayan, son yıllarda eserleri Türkçeye çevrilen, her çevirisi ardından en çok hatırlanan, en çok konuşulan Ermeni yazarlardan biri. Onun külliyatından Aras Yayıncılık tarafından yayımlanan üç novellayı Türkçe okurla tanıştıran ise Mehmet Fatih Uslu oldu.
4 Şubat 1878’de İstanbul Üsküdar’da doğmuş…
Lübnan'ın başkenti Beyrut'un kuzeyinde yer alan Antura önemli bir merkez. Gözlerin bu bölgeye çevrilmesinin nedeni, tarihi 1656'ya kadar uzanan ve Cizvit papazları tarafından kurulan "Antura Koleji"nin 1915'te Osmanlı hükümeti tarafından işgal edilmesi.
Bu işgal sürecinde Türk yetimhanesine dönüştürülen bina, 1915-1918 arasında büyük çoğunluğunu Ermenilerin oluşturduğu binin üzerinde yetime "ev sahipliği" yaptı. Fakat burası soykırım sürecinde topraklarından kopartılan, annesiz babasız…
Kitabı elime aldım, sonra kitap beni içine aldı, son satıra geldiğimde sanki canlı canlı bir film izlemiş, hatta o filmin sahnelerinde bulunmuştum. Paros Genel Yayın Yönetmeni Mayda Saris’in okumam için yönlendirdiği, -Takuhi Tovmasyan’ın “Mer Şen Seğanen” başlığıyla Ermeniceye çevrilen- “Soframız Şen Olsun” adlı kitabıydı elimdeki...
Yazarı Takuhi Tovmasyan’la tanışmak arzusundaydım ve bir söyleşi için randevu oluşturduk. Karşımda oturan kadın ince,…