Ölümünün yetmişinci yılında Cancikyan'ı anarken, kendisini ortaya koymakla kalmayan, beri yandan da dönemindeki mutluluğu ve hüznü sırtlanan hümanist bir şair olduğunu da unutmamalıyız.
Orhan Veli'nin Garip'inin yayımlanmasının üzerinden tam bir yıl geçmişti ki Samatyalı Garbis Cancikyan ve Gedikpaşalı Haygazun Kalustyan'ın Balkıs isimli kitabı ortaya çıkıverdi. Romantikliğin hülyalı hallerinden uzak durup realist şiire yönelen bu iki isim, deyim yerindeyse Garip akımının…
Bugünlerde yayımlanan Şu Ömrümün Şubat'ı, Garbis Cancikyan'ın hem Balkıs'daki şiirlerini hem Ore Or'daki şiirlerinin çevirisini, hem de dergi ve gazetelerde kalan ürünlerinin bir toplamını oluşturuyor.
Garbis Cancikyan'ın, Haygazun Kalustyan ile birlikte, 1942 yılında yayımladıkları Balkıs (Alacakaranlık) adlı ortak kitaplarında hâlâ çarpıcı ve etkileyici olan bir şiiri vardır; şöyle: "kar topundan bir insan yaptım/ kolları var sallanmaz/ bacakları var yürümez/ gözleri kömürden…
20. yüzyılın kitlesel şiddet performansları açısından tarihin en uzun yüzyılı olduğu muhakkak. Altı milyonu aşkın Yahudi, bir buçuk milyonu aşkın Ermeni, soykırım şiddetiyle tamamen yok edildi. Soykırım şiddeti pek çok açıdan benzersiz bir vak'a olduğu için sadece 'yok etmekle' açıklanamaz. Bu türden şiddet, şiddetin özel bir türü olduğu için yok etmekle yetinmez. Yok ettiğini kanıtlayacak bir iz, bir kanıt da…
2015, arkamızda kaldı. Osmanlı Ermenileri'nin maruz kaldığı, bir soykırım boyutlarında uygulanan etnik temizlik politikasının başlamasının yüzüncü yılıydı. Osmanlı hükümetinin aldığı tehcir kararının katliamlar, açlık ve hastalıktan ölümler ve sistemli bir müsadere ve yağma eşliğinde yürütülmesiyle bitmedi. Esas olarak kadın ve çocuklardan oluşan, sayısı azımsanmayacak kadar büyük bir Ermeni nüfusun Müslümanlaştırılması, bu politikayı tamamladı. O da yetmedi, geride kalan…
Geçtiğimiz günlerde sitesini baştan aşağı yenileyerek online satışa da imkân sağlayan Aras Yayıncılık, baharı üç yeni kitapla karşıladı. Çok genç yaşta hayata veda eden, Ermenice çağdaş şiirin en önemli isimlerinden Garbis Cancikyan, Ermenice basın ve edebiyatın ustası Rupen Maşoyan'ın hazırladığı 'Garbis Cancikyan'i Hedkerov' (Garbis Cancikyan'dan İzler) kitabının yeni baskısı ve bu kitabın geliştirilmiş Türkçe basımı olan 'Şu Ömrümün Şubat'ı ile…
Tekirdağlı Apraham Kasapyan'ın anılarından oluşan 'Kaç Kişisisiniz Boğos Efendi' adlı kitap, kitapta adı geçen Armenuhi Köseyan'ın kızı ve torunu için çok farklı bir anlam ifade ediyor. Köseyan'ın kızı Sona Zartaryan ve torunu Arpi Gamze'yi, kitabın yazarı Apraham Kasapyan'ın kızı Janet Güllapyan ile Kasapyan'ın anılarını Türkçeye çeviren torunu Öjeni Höllüksever'i Agos'ta ağırladık. Kitap, Armenuhi Köseyan'ın kızı ve torununun ailelerinin geçmişiyle ilgili…
Karin Karakaşlı, İrtifa Kaybı'nda fark edilmeyen bir rüzgârın fırtınasına tutuluyor. Okurunu da bu eşsiz fırtınanın içine çekiyor.
Duvar yazılarına bakıp iç geçiren, nerede bir kalp acısa kendi evrenindeki güneşlerini patlatan bir şair Karin Karakaşlı. Yalnızca onun gördüğü ve şiirleriyle hepimizi görmeye davet ettiği bu zarif evrende yıllardır yol alıyor. Yazmaya üretmeye öğrenci yetiştirmeye yani var olmaya sonsuz tutkusu ile…
Aras Yayıncılık'tan çıkan Arjantinli yazar Ana Arzoumanian'ın 'İnsan Deposu: Kitlesel Şiddet Halklara Ne Yapar?' kitabı, geçmişten günümüze soykırım ve katliamlara uğrayan ve kimliklerini yaşatma mücadelesine girişen halkların deneyimlerine yoğunlaşıyor. Bülent Kale'nin İspanyolcadan çevirdiği, editörlüğünü Lora Sarı'nın üstlendiği kitap, Ermeni Sokırımı'ndan Yahudi Holokostu'na, oradan Boşnaklara, Diasporalara, yok olmuş vatana ve yerinden yurdundan edilen mültecilere ulaşarak, evrensel bir dramın labirentinde insanların aradığı…
"Mazlumyanlar haklı; şu geçtiğimiz yüzyıl, bugünden yarına daha güzel günler göstermedi. Cihan Harbi ve soykırım sırasında sayısız mülteci için korunaklı bir liman olan Baron Otel, yüzyıl sonra tüm bir ülke halkının mülteci durumuna düşmesine eli kolu bağlı tanıklık ediyor."
Halep'in Baronları, Ortadoğu'nun son yüzyılının bütün büyük olaylarına tanıklık etmiş, bütün tarihi kişiliklerini ağırlamış, hem ihtişam yaşamış hem sefalet…