Osep Minasoğlu, İstanbul Samatya'da, 26 Şubat 1929'da doğmuş. Ermeni cemaatinden bakkaliye toptancısı babası hayattayken iyi sayılabilecek bir hayatları varmış. Minasoğlu, anaokulunu İtalyan Rahibe Okulu'nda bitirmiş. O sıralarda babasını kaybetmiş. Evin büyüğü olarak ağabeyi aileyi sahiplenmiş. Osep'e adeta babalık yapmış. Saint Benoit Fransız Lisesi'ne devam ederken ilk felaketi, Varlık vergisi'ni yaşamışlar. Aile tüm mal varlığını kaybetmiş. Liseyi son sınıfta terk eden…
Misak Manuşyan ve Garabed Manuşyan iki yetim kardeşti. Anadolu'dan Suriye çöllerine gerçekleştirilen ünlü 1915 Ermeni tehcirinde iki kardeşin bütün yakınları öldürülmüştü. Onlar da, diğer kimsesiz Ermeni çocuklar gibi, Suriye'deki Cünye yetimhanesinde büyüdüler. Misak, 1906 Adıyaman doğumluydu. On dokuz yaşındayken, kardeşiyle birlikte Paris'e gitti.
Misak ve kardeşi Garabed edebiyata meraklıydı. Paris'te, arkadaşlarıyla birlikte, 'Çank' (Çaba) isimli bir dergi çıkardılar. Misak,…
«Քանզի ամէն կեանք ինքնին պայքար մըն է: Մերը՝ Մանուշի ու իմ կեանքը մասնիկն էր որոշ պայքարի մը:
Թէկուզ այսօր այդ պայքարի դիմագիծը փոխուած ըլլայ:
Եւ դեռ յաճախ ալ պիտի փոխուի:
Բայց յարատեւ է պայքարը՝ ընդմիշտ:
Կեանքը այսպէս է որ իմաստ կը ստանայ»:
Մելինէ Մանուշեան
«Արաս» հրատարակչատունը 2009-ի Հոկտեմբերին «Ազատութեան Մարտիկը՝ Մանուշեան» անունին տակ հրատարակեց Մելինէ Մանուշեանի յուշագրութիւնը՝ ձօնուած…
Meline Manuşyan'ın büyük bir sadelik, coşku, aşk ve sadakatle donanmış, Misak Manuşyan'ın hayatı hakkında temel kaynak olan Manuşyan kitabı Türkçede yayımlanırken, konuyla ilgili herhangi bir yıldönümü, anma, tartışmanın olmadığı bir dönemde, Fransa'da iki kitap, bir çizgi roman daha yayımlandı. Bunlara ilaveten, Robert Guédiguian'ın 'L'Armée du Crime' (Caniler Ordusu) filmi Eylül 2009'da gösterime girdi. Belleklerde, uzun süre, Manuşyan'ın kurşuna dizilmeden önce…
"Çileli Ağavni", onca zaman tabulaştırılmış ve hâlâ konuşmanın üslubunun bulunmaya çalışıldığı acılı bir zamanın tanıklığı.
Tarih, milletlerin soyut ve resmi kayıt dökümünde değil; daha ziyade, küçük hayatların insan hikâyelerinde saklı. O yüzden onu tarih kitaplarında değil edebiyatta, biyografilerde, anlatılarda buluyoruz. Aras Yayıncılık tarafından yayımlanan "Çileli Ağavni" de böylesi yalın bir tarih tanıklığı aslında. Hem de onca zaman susularak tabulaştırılmış ve…
Edebiyat, en güçlü nefes alıp verişini şiirle gerçekleştiriyor.
Şiirin vicdan ve uygarlık dışında başka hiçbir sermayesi yok çünkü.
Şiir işi hesaba kitaba gelmez ne dünyevi, ne uhrevi, ne etnik, ne siyasi, hatta ne de eğitsel.
Çünkü şiir, hakikiliğin (ve hakikatin) tartıldığı tek şeydir.
Edebiyatın bu hayati beslenme kaynağı, aynı zamanda gerçek bir sonsuzluk da içerir. Zaten başlangıcı…
TMK'dan yargılanan çocukların çocuk olma onurları var. Onlar bu onurdan mahrum edildikçe, bizi de yetişkin kılmayan bir onursuzluk.
İnsan, en çok onuru üzerinden sınanır herhalde. Gururdan farklı bir şeydir onur. Varlığın biricikliğine, hayatın kutsallığına dair bir haktır. Birinin onuru incindiğinde orası geri kalanlar için de tekinsizdir. Çünkü o rastgelelik bir kez sizi de vurabilir, devran döndüğünde. Memleketimizde Terörle Mücadele…
Ya edebiyat olmasaydı!
Acıya katlanmak için insanın alınyazısından başka sığınabileceği başka bir şey olamazdı herhalde. Ki, acıyı da insan yaratıyor zaten.
Yazı, hayatı tahammüllü kılar tek çaredir hatta. Yazıyor ve okuyor olmaktan söz etmiyorum. Yazının var olması yeterlidir aslında dalga dalga yayılır zira yazı.
"Ağavni o an kararını verdi. Çıktıkları ormanlık tepede gözünü kestirdiği bir çam ağacının…
Osep Minasoğlu'nun 80yıllık hayatı inişli çıkışlı; zirveyi de yoksulluğu da... Amber ve Yervant Miansyan çiftinin son çocuğu olarak 1929 yılında Samtya'da dünyaya gelen Osep Minasoğlu, bugün pek çoğumuzun bilmemesine rağmen fotoğraf tarihimiz için öneli bir isim.
16 yaşındayken fotoğrafa başlar Minasoğlu, 6-7 Eylül olaylarında çalıştığı Kodak firması büyük zarar görünce işsiz kalır, diğer çalışma arkadaşlarıyla birlikte. İstanbulu'u terk etmek…
Fakat neredeydi, Beyoğlu'nda nerede? Bella'yı hatırlıyorum, Osep'i bir türlü çıkaramıyorum.
Fatih özgüvenin yazısına seçtiği başlığa çok benziyorum: 'Çok iyi hatırlıyorum bunları, senelr geçti unuttum'...
Aras Yayıncılık, İstanbul'un yakın geçmişini de yansıtan çok özel bir kitap yayımladı: Stüdyo Osep. Tayfun Serttaş'ın kaleme getirdiği, hazırladığı, can verdiği, gerçekten çok önemli bir kitap. Galeri Non'da 14 Kasım'a kadar sürecek bir serginin, Stüdyo…