Yalınlık kavramı, özellikle kısa öyküden söz açıldığında, yazarı başarıya götüren başat bir yol olarak işaret edilir çoğunlukla. Gerçekten de böyle midir? Okunması güç, uzun cümlelerle kurulmuş çapraşık metinlerin, "edebiyat yapma" olumsuzlamasıyla anıldığında da tanık oluruz. Gelgelelim, biraz daha yakından baktığımızda bu yerleşik görüşlerin tam tersiyle de karşılaşabiliriz. Dünya edebiyatının önde gelen yazarlarının yapıtlarına baktığımızda, yazarı başarılı ve kalıcı bir metin…
Սիրելի Սեւան Տէյիրմէնճեան, Նախ՝ կրկին շնորհակալ՝ «Մրջիւններու Վէրջալոյսը» վէպէն օրինակ մը ինծի հասցնելու ձեր քայլին համար: Թէ՛ իբր անձնական վերաբերում, եւ թէ՛ իբր ցուցանիշ ընդհանրական մօտեցումի մը,առնչուող՝ սփիւռքեան ոլորտի հարցերուն (եւ որուն կ՛անդրադարնամ վարը):
Մամուլէն ադէն ունեցած տեղեկութիւնս՝ վերհրատարակութեան մասին (շնորհիւ Արասի անսպառելի ուժականութեան եւձեր խմբագրական աջակցութեամբ ու նախաբանումով), ապա այս գործերէն ունեցած արձագանքներս՝ Մարկ Նշանեանի 1988ի վերլուծումը՝ իր օրին…
Anı-Roman, sever misiniz? Yazarın bu köşede daha öncelerde Gâvur Mahallesi (öykü) Söyle Margos Nerelisin? (öykü), Biletimiz İstanbul'a kesildi (öykü), kitaplarını tanıtmıştım siz kitap sevenlere.
Tespih Taneleri anılarını romanlaştırdiğı son kitabı, Ekim 2006-Ocak 2007 arası üç ayda ikinci baskıyı yaptı.
Önemi neydi? Neden çok okundu? Tespih, tanrının adını söylerken sayıları şaşırmamak için saptama boncuğudur. Abaküs, mishap, çörkü olarak da…
Bu kitabı okumak benim için bambaşka bir deneyim oldu.
Birincisi, Heboyan da Fatih Özgüven ve belki çoğu esaslı yazar gibi, okurun karşısına geçip ona bir şeyler anlatmıyor. Ortaya bir şeyler koyuyor, o kadar.
İkincisi, kitapta dil-toplum ilişkileri açısından eşsiz veriler ve bakış açıları sunuluyor. Buna aşağıda yeniden değineceğim.
Üçüncüsü, "anı-öykü" kavramını düşünmemizi sağlıyor bu kitap. Kişisel olarak…
Adalet Ağaoğlu, "Anı-öyküler" başlıklı Dil Meseleleri üzerine telefon ederek, "anı-roman" kavramıyla ilgili bazı bilgiler verdi. Kendisinin bu kavrama 1985'te yayımlanan "Göç Temizliği" romanıyla uğraşırken ulaştığını, bu süreçle ilgili günlük notlarının "Damla Damla Günler"de yayımlandığını, sürecin, ilki 7 Haziran 1985 tarihli notta olmak üzere oradan (s. 164, 168, 178, 184) izlenebileceğini belirtti.
Kavramların yaratıcılarının ya da ilk kullanıcılarının anılmasını önemsiyor…
"Çoğu kez tanık olmuşsunuzdur, kendi erkeğinden daha düşünceli, daha öngörülü ve daha işbilir kadınlar vardır ama bilerek, yol yordam bilmez erkeğe körü körüne boyun eğmek zorunda kalırlar çünkü kurallar gereği, kadın dili kesilmiş kuş olmalıdır ve erkek, karga da olsa, kendi ötmeli, kurum kurum hükmetmelidir... Evet, sevgili kız kardeşim, işte benim düşüncelerim böyle. Bizim fikirlerimiz çiçek açmalı. Yetenekli kişiler bunu…
Sarkis Paçacı ve Vartan Paçacı'nın, modern insanın ekonomik, sosyal, kültürel sorunlarını zengin mizah duygusuyla ele aldığı "Ruh Hostesi ile Randevular" adlı karikatür kitabı Aras Yayınları aracılığıyla okurlarla buluştu.
Çeşitli kaynaklardan yararlanılarak hazırlanan kitap, günümüz toplumunun izlerini taşıyor.
Karikatürlerde, dizinin ilk kitabı olan "Kalpler Birleşmez Hatıralarda" da olduğu gibi bilim insanları ve sanatçıların, eli silahlı insanların, eski dönemlerdeki yaşantıların…
I. Dünya Savaşı başlarken Zara'da hummalı bir inşaat faaliyeti sürüyordu. Enver Paşa'nın emriyle, 4. Ordu'nun yol güzergâhı olan Zara'da askeri kışla ve lojmanlar yaptırılıyordu. İnşaat sorumlusu Binbaşı Yahya Bey, çalıştırmak üzere usta bulmakta hiç güçlük çekmedi, çünkü Zara'da o yıllar her biri yalnız civar kasabalarda değil, vilayet ötesi şöhrete sahip taşçı, duvarcı, sıvacı, demirci, dülger, çilingir, nalbant, marangoz ustalar vardı.…
Sekiz yaşındayken ailesiyle İstanbul'dan Almanya'ya taşınan Esther Heboyan, yanında bir Türkçe sözlük götürdü. Ve İstanbul'dan ayrılsa da Türkçeden ayrılmadı. Yıllar sonra Türkçede basılan hikâye kitabının önsözünü de Türkçe olarak kaleme aldı.
Henüz dünya gailesiyle tanışılmayan çocukluk zamanlarının en büyük şikâyeti, mahalleden taşınmak, komşulardan, okul arkadaşlarından ayrılmak olurdu. Sekiz yaşındaki Yester ise sadece mahallesinden değil, şehrinden, ülkesinden, giderek dil(ler)inden ve…