Haberini daha önce verdiğimiz gibi Agop Arslanyan'ın geçenlerde Aras Yayıncılıktan "Adım Agop, Memleketim Tokat" adlı bir kitabı yayınlanmıştı. Bu kitabın yayınlanmasından sonra Agop Arslanyan okurlarından birçok mektup aldı. Bunlardan biri Ankaralı bir Türk olan Haydar Çetin'den gelmişti ve kendisine elektronik posta kanalıyla ulaşmıştı. Son derece ilginç olan bu mektubu aşağıda yayınlıyoruz.
***
Saygıdeğer Agop Bey
Ben Ankara'da…
William Saroyan, dünyaca ünlü Amerikalı bir tiyatro ve öykü yazarı. Türkçe'de "İnsanlık Komedisi", "Aram Derler Adıma","Yüreğim Dağlardadır", "Ödlekler Cesurdur","Paris-Fresno Güncesi", "Ben Annemi Seviyorum","Yoksul İnsanlar", "Yetmiş Bin Süryani" gibi eserleriyle tanınıyor. Birçok dile çevrilmiş, milyonlarca satan 60'a yakın eseri bulunmaktadır.1939 yılında "Amerika'nın Nobel'i" olarak kabul edilen Pulitzer ödülünü kazandı ama ödülü reddetti.
Yaşamı seven, insanlara karşı iyimserlikle yaklaşan, sade, konuşur…
Charles Aznavour, çağımızın en önemli şarkıcılarından. Onun boğuk sesinde hep kendimce bir hüzün bulurum. Benim onu ilk dinlediğim, onun çok ünlü olduğu yıllarda, kim olduğunu, nereden gelip nereye gittiğini bilmezdim. Anadolulu Ermeni asıllı bir ailenin çocuğu olduğunu öğrendiğimde de çok bir şey değişmedi. Charles Aznavour, Charles Aznavour'du benim için. Bu topraklarla bir bağı olduğunu bilmem tabii ki ona olan sevgimi…
Pazar günkü Hürriyet gazetesinin ilavesi "Keyf" dergisinde Hagop Arslanyan ile Seyhan Yedig'in yaptığı söyleşi yayınlandı. Doğal olarak Aras Kitabevinden yayınlanan kitabı "Adım Agop Memleketim Tokat" adlı kitabından ağırlıklı olarak söz edilen söyleşide bol bol resim de kullanıldı.
Söyleşinin giriş bölümünde Serhan Yedig şunları yazmış.
"1940'ların Tokat'ında komşuluk ilişkilerinden sokaktaki günlük hayata, yemeklerinden hasret türkülerine sayısız renkli gözlem...
…
Ben kısaca 'iyi' ve 'şeker' diyorum. Yani 'Bayramınız mübarek olsun' ya da 'kutlu olsun' değil 'İyi bayramlar'.
Hangi bayram peki? Doğrusu Şeker Bayramı'na alışığım, Ramazan Bayramı'na değil. Ama aradaki bağlantıyı yok sayacak kadar da delirmedim.
Bir ahbabımız var, bazı mevzularda fazlaca köşeli sağ olsun. Mesela ramazana tahammülü yok. Oruç tutmak/tutmamak dışında bir şeyden bahsediyorum, ramazan hiç olmasın istiyor, yasaklansın!…
TÜYAP Kitap Fuarı'nda bu yıl da birçok kitap okuyucusuyla buluştu. Yayımlanan ve okuyucuya ulaştırılması için çabalanan onca kitap arasında Beyoğlu'ndaki Aras Yayınevi'nin çıkardığı bir kitap vardı ki, tam da Ermeni konferansı, AB sürecinde Ermeni Soykırımı vs gibi olaylarla beynimizi işgal eden onca haberin yanında çiçek gibi gülümsüyor ve tüm bu gelişmelere kendi açtığı pencereden trajikomik anlamlar kazandırıyordu.
Çizgilerini yıllardır…
İkinci Dünya Savaşı'nın ister istemez Türkiye'ye de yansıyan yokluk yıllarında verimli bağlarla, meyva bahçeleriyle çevrili Tokat'ta büyüyen bir Ermeni çocuğu, Agop Arslanyan. Arslanyan'ın tanıklık kitabı Adım Agop Memleketim Tokat, 1915'te yaşananlardan sonra Anadolu'da kalan Ermeni köylülerin hayatlarına, acılarına ve eğlencelerine kişisel bir bakış açısından ışık tutan, naif ve akıcı bir dille yazılmış lezzetli bir kitap.
Arslanyan 1934'te babasının değirmencilik…
Çetin'in Anneannem'i, Tovmasyan'ın Sofranız Şen Olsun'u ve Köker'in hazırladığı Sireli Yeğpayrıs sergisi Türkiyeli Ermenilerin yaşadıklarının, azalmalarının ve görünmez kılınmalarının hikâyelerini yansıtıyor ve hâkim anlatıları temelden sarsıyor.
-Anneannem kitabının yazarı Fethiye Çetin şu anda karşınızda olsa ona ne söylemek istersiniz?
- Anneannen için özür dilerim.
- Peki anneanne karşınızda olsa?
- (Bir süre sustuktan sonra gözleri yaşararak)…
Avagyan ve Minassian kitapta, Taşnak ve Hınçak partilerinin İttihat ve Terakki ile olan inişli çıkışlı ilişkileri üzerinde duruyor ve bu konuyu derinlemesine irdeliyor
19. yüzyılın son çeyreği ile 1915 Ermeni Tehciri arasındaki süreç Ermenilerin Osmanlı devletiyle ilişkilerinin en çok merak edilen ve tartışılan dönemi. Bugüne kadar en çok, Ermenilerin devlete ihanet ettiği yolundaki iddialar ve bunlara verilen korkunç cevaba…
Kirvem, Sana bu hafta Aras Yayınları'nca yayınlanıp henüz dumanı üstünde tüten yeni bir kitaptan söz etmek istiyorum. Kitabın yazarı Agop Arslanyan 1934 yılında Tokat'ın Artova ilçesine bağlı Dodurga köyünde doğmuş , çocukluğunun bir bölümünü oralarda geçirdikten sonra İstanbul'a gelip, ardından da ailesiyle beraber 1997'de Kanada'nın Toronto kentine göç etmiş. Yazar, dilimizde sık sık kullandığımız `Babamın adı Hıdır elimden gelen budur`…