On yıl kadar önce Avrupa'da da böyle olmuştu. Ondan birkaç yıl öncesinde Amerika'da da benzeri bir durum yaşanmış. Sözünü ettiğimiz konu Türkiye'de de son yıllarda görülen yemek kitabı patlaması. Özellikle yeni neslin yemek yapma konusunda biraz tembel olması, annelerinden de yemek öğrenmeden büyümüş olmaları, bunların da ötesinde toplumdaki ayaküstü hızlı yemek, daha doğrusu "atıştırma" alışkanlığı hemen herkesi "anneannesinin", "babaannesinin" mutfağına…
Yeni bir lezzet serüveni... Takuhi Tovmasyan "Sofranız Şen Olsun" adlı kitabında Ermeni Mutfağı'nı anlatıyor, hem de tüm güzelliğiyle. Topik, zeytinyağlı dolma, çullama, ciğer bohçası... Ermeniler'le yaşamanın sofra kültürümüze kattığı zenginliği bir kez daha hatırlıyoruz.
Onlar bizim. Zenginliğimiz. Derinliğimiz...
İşte Takuhi Hanım da bunu söylüyor. "Ninelerimizin mutfağından damağımda, aklımda kalanlar" (İstanbul, Kasım 2004, 160 sayfa, Aras Yayınları) Peki içinde…
'Sofranız Şen Olsun' Ermeni mutfağını anlatıyor. Öyle leziz şeyler var ki, hepsini yiyip yutmak istiyor insan. Ve bu toprakların zenginliğini bir kez daha hatırlıyor.
Orta Asya'dayız: Semerkant'ta. Tılsımlı şehir. Öyle bir coğrafya ki. Kimi sorup, ararsanız orada. Buradan geçmiş olan hepsini, ne izler bıraktıklarını anlatacağız. Bu, buralar öz be öz bizim kültürümüzün yanı başıdır dediğimiz, fakat ne bildiğimiz, ne…
Sevgili,
Cuma gecesi, Hacer Gündoğdu'nun çağrılısı olarak, dostum Ata Sakmar ile birlikte, Tünel Pasajı'ndaki 'Akbabalı Meyhane'ye gittik.
Çocukluğumun pasajlarla bezeli Beyoğlusu'nun sevdiğim yerlerinden biriydi bu mekân. Zaman zaman, salt oradan geçmek için yolumu değiştirir, Tünel'den çıkınca doğrudan doğruya İstiklal Caddesi'nden yürümek yerine, pasajın içinden geçip, Sofyalı Sokağı'nı kat eder, Asmalımescit'ten sağa saparak Cadde-i Kebir'e çıkardım. Lisenin son sınıflarına…
"Sofranız Şen Olsun" yemek-anı kitabı rekora koşuyor. Takuhi Tovmasyan'ın yemek-anı kitabı okuyucusu üzerinde şok etkisi yaptı. Ben ve benim gibi sayısı belli olmayan arkadaşlarımla, Digin Mari'nin mutfağında pişen mis kokulu yemekleri, Müsü Bedrosla hasta yatağının yanı başında (1970ler'de) kazan kaynatarak sabırsızlıkla beklerdik. Muhabbet sofrası, Müsü Bedros'un hasta yatağının yanı başında kurulurdu. Tovmasyan Ailesi yemek yemeyi zevkli hale getirdiği gibi ziyafet…
Takuhi Tovmasyan, Aras Yayıncılık'tan çıkan 'Sofranız Şen Olsun' kitabında ailesinin mutfağından derlediği tatları anılarıyla harmanlayarak bugüne taşıyor.
Takuhi Tovmasyan, yeni bir edebiyat akımı haline gelen yemek kitapları kervanına, özel anlatım dili ve farklı bir bakış açısıyla hazırladığı "Sofranız Şen Olsun"la katıldı. Tovmasyan, ninelerinin mutfağından damağında ve aklında kalanları bugüne aktarırken muhabbete hiç dokunmadan klasik bir Tovmasyan sofrasına konuk ediyor…
Verilen sözleri tutmak gerek. 'Bridget Jones'un ikincisini konu eden dünkü satırlar, bugün 'sakarlığa övgü' konusunun irdeleneceğine ilişkin bir vaatle bitiyordu. Karar, bunu filmin vizyona girdiği güne (Cuma) bırakmanın daha doğru olacağı gibi politik... Ve de münasip yerlerinin alıntılanacağı 'Aptallığa Övgü' kitabının, evde ara tara bulunamaması gibi reel bir sebeple ertelenmiştir, bilginize.
Takuhi Tovmasyan'ın yarı yemek yarı tarih kitabını konu…
Takuhi Tovmasyan Yedikule'de doğmuş, çocukluğunu orada bırakmış… Duyduklarıyla anımsadıkları "Sofranız Şen Olsun" kitabına konu olmuş. Anılar, yemek tariflerine bulanmış. Çünkü Tovmasyanlar sofrayı hep muhabbet için kurmuş, muhabbet için kaldırmış.
Bir yemek kitabından fazlasını bulacaksınız bu 160 sayfanın satırları arasında. Bir ailenin soyağacını, dağılışını, gidenleri, geride kalanların yaşama becerisini ve bir hayatın yemekle, sofralarla içli dışlı halini...
Kitabın adı…
Bundan aşağı yukarı 50 yıl önce doğmuş bir kız çocuğunun ne tip oyuncakları olabilir?
Oyuncak müzesi kuran Sunay Akın çeşitlendirecektir cevabı ama ben oturduğum yerden en fazla bebek diyebilirim.
Bez bebek mi peki mesela?
Patlıcan bebek ya da balık bebeğe ne dersiniz?
"İlk mutfağa girişimi, ilk yumurta kırışımı, ilk kek yapışımı anımsamadan önce, sizlere, dilerseniz ilk…
"Çeksem o şûhu sîneye hülyalarım gibi", "Bir zaman lûtfunla şâd ettin beni", "Gözümden gitmiyor bir an hayalin", "Sevdiğim nâz ile söyle besteyi", "Bir görüşte sevdim seni, lûtf eyle bir buseni", "İflâh olmam almayınca al yanaktan bir buse", "Tatlı bakışın aşk nârına daldırdı beni", "Bir melek sevdim ki aşkıyla bahar olsun gönül"...
Nicedir, özenle hazırlanmış, zaman zaman insanı şaşırtan, dahası…