Okumak ayrı bir hastalık.
Öykü okursunuz burnunuzda buram buram şiir tüter. Sokaklarda gezersiniz, gözünüz kitapçı vitrinlerinde. Cebinizde kriz akrebi. Sarhoş gibisiniz sözün özü.
Kapağa bakıyorum, çocuğunuzun gizini tam bilmediği Kız Kulesi ardında sisli düşler içinde aile fotoğrafı. Aram Pehlivanyan-Şiirler ve biyografisi. Duymamıştım adını. Neyi doğru-dürüst duyurdular ki, şu benim yasaklı, örflü, örfili, sıkıyönetimli ülkemde.
Oysa ki, Aram…
Aras Yayınları'nın gerçekten büyük bir hizmette bulunarak, Zaven Biberyan'ın çevirisi ile yeni basımını yaptığı Aram Andonyan'ın "Balkan Savaşı" adlı kitabı, yine eski anılara dalmama neden oldu. Neleri hatırlamadım ki. Hem Ermenice hem Türkçeyi üstün bir başarı ile kullanan bir edebiyat adamı olan Zaven Biberyan'ı, Türkçe yazılıp yayınlanmış ilk ve son romanını basan Payel Yayınlan'nın bürosuna bir uğrayışımdan hayal meyal hatırlıyorum.…
En zor ve yanlış anlaşılmaya en müsait filozofların başında gelen, belki de birincisi olan Nietzsche şöyle der: "Öfkenizi koruyun, öfkeniz tek silahınızdır."
Biberyan'ın Babam Aşkale'ye Gitmedi romanının ailesine, çevresine, topluma ve hatta kendisine öfkeli kahramanı Baret, öfkenin günlük hayatın pratiklerine ve toplumsal ilişkilere uygulanarak soyuttan somut gerçekliğe geçiş yaptığı bir metinde "kötülük" denen ahlaki' durumun ete kemiğe bürünmüş bir…
Aram Andonyan Balkan Savaşı'nı yaşamış bir yazar. İstanbul'da siyasi gelişmeleri günü gününe izleyerek, aynı tarihlerde (1912–1913) bin sayfayı aşkın kitabını yayınlıyor. Haritalar, istatistikler ve fotoğraflarla bezediği bu kitap, inanılmaz özeniyle farklılaşan bir yapıt.
İki önemli öngörüsü var bu kitabın. Daha o günlerde "Beyler bu imparatorluk çöküyor" diyor, ayrıca İttihat ve Terakki'ye ve özellikle de "berbat" Balkan politikalarına verip veriştiriyor.…
Geçtiğimiz hafta haberini verdiğimiz Aram Andonyan'ın "Balkan Savaşı" adlı yapıtını bu hafta köşemize konuk ediyoruz. Ermenice özgün adı "Badgerazart Intartzag Badmutyun Balkanyan Baderazmin" (Balkan Savaşı'nın Resimli Mufassal Tarihi) olan eser, ilk olarak 1912–1913 yıllarında İstanbul'da Arzuman basımevinde basıldı. Türkçe olarak ise çağdaş Ermeni edebiyatının usta yazarlarından Zaven Biberyan'ın çevirisiyle Kasım 1975'te Sander Yayınları'ndan "Balkan Harbi Tarihi" başlığıyla çıktı. Kapsamlı yapıt…
Kirkor Ceyhan'ın Aras Yayınları'ndan çıkan 'Atını Nalladı Felek Düştü Peşimize' adlı kitabındaki öykülerin en güzeli bana göre 'Can Yerini Yadıdı'dır. Öykünün kahramanı çarıkçı Garabed'in ölüme giderken son sözlerini yazımın başlığına aldım. Garabed'in sözleri Türkçe'ye, "Hazreti İsa, sana geliyorum!' diye çevrilebilir.
Yayınevinin kitabın adını doğru belirlediği kanısındayım. Ne var ki, ben olsaydım, fazlaca etkilendiğimden olsa gerek, daha duygusal olduğuna inandığım…
Kirkor Ceyhan, kendi deyimiyle "tahsilsiz" bir yazar. Ortaokuldan ayrıldıktan sonra dünya edebiyatının ustalarını okuyarak kendini eğitti. Sabahattin Ali ve Kemal Tahir ile uzun süren dostluğu oldu. Türkçe'de daha önce Seferberlik Türküleriyle Büyüdüm" adlı kitabı Aras Yayınları arasında çıkmıştı. Kirkor Ceyhan, geçtiğimiz TÜYAP Kitap Fuarı sırasında Aras Yayınevinin konuğu olarak İstanbul'daki okurlarıyla buluşmuştu. Yeni kitabının çıkacağını daha o zaman haber vermişti.…
Kirkor Ceyhan, son kitabında 93 Harbi'ni, iki savaşı, mütareke günlerini anlatıyor.
Yörenin öyküleri insan tipleriyle zenginleşir. Her mahallenin delisi, hırsızı, meczubu, şişmanı, dedikoducusu, güzeli kendi öyküsünü yaratır. İki uyanığın yaptığı bir dalavereyle bir köyün adi kötüye çıkar, bir köpeğin nereden bulduysa getirdiği acayip bir eşyayla bir başka koy, ruhların ziyaretine uğramış olur. Uydurulmuş, anlamı takla atmış kelimeler, tanımlamalar unutulan öykülerden…
Ermeniceden çevrilen Memleketini Özleyen Yengeç on sekiz tane kısa öyküden oluşuyor. Öykülerde karşılaştığımız karakterler gerçekten yaşamış kişiler gibi görünüyor, çünkü yazarın kitabın sonuna eklediği dizinde hepsi soyadlarıyla birlikte yer alıyorlar ve bazı karakterlere iki ayrı öyküde rastlanabiliyor. Stavro Dimitriyadis hem iki ayrı öyküde hem de dizinde var mesela. Hepsinden emin değilim; ama hikâyelerin bazıları bana gerçekten yazarın başından geçmiş gibi…
Zaven Biberyan'ın "Babam Aşkale'ye Gitmedi" adlı kitabı, az rastlanır bir netlikte…
Geçen aylarda kapkara bir roman yayınlandı. İlk yazılışının üstünden onlarca yıl geçmiş, yeni Türkçeye çevrilen bu roman, Türkiye'de yazılmışlar arasında ayrıcalıklı bir yere sahip.
"Babam Aşkale'ye Gitmedi", özgün adıyla "Karıncaların Günbatımı" kritiklere göre Zaven Biberyan'ın en önemli eseri. Paris'te Eliz Kavukçuyan ödülü verilen bu yapıt 1970'te İstanbul'da…