Ünlü tarihçi Richard G. Hovannisian tarafından derlenen 14 ciltlik ‘Tarihi Kentler ve Ermeniler’ dizisinin dördüncü kitabı İzmir, bu kozmopolit liman şehrine, 13. yüzyılın ortalarından 1922 yılına dek İzmir’in ticari, kültürel ve sosyal hayatının en önemli aktörlerinden olan Ermenilerin tarihinden bakıyor. Kitapta, ticari ve etnik gruplar arası ilişkiler, eğitsel ve kültürel çalışmalar ve mimarinin yanı sıra, İzmir Ermenilerinin ‘Aydınlanma Dönemi’ne şekil…
Ermenice romanın zirvelerinden biri olarak kabul edilen Amira’nın Kızı, ilk yayımından tam 116 yıl sonra Türkçede. İlk olarak 1904’te tefrika edilen roman, yazarı Yervant Sırmakeşhanlıyan’ın (namı diğer Yeruhan) Osmanlı Ermeni toplumuna yönelik keskin eleştirilerine yer verdiği sivri dilli bir taşlama. Çağdaşları Zola ve Daudet’den esinlenen ve miadını doldurmuş amiralık müessesenin yozlaşmışlığını Baronyanvari bir hicivle gözler önüne seren Yeruhan’ın bu kült…
Kayıp Kentten Manevi Vatana, kimlik, vatan, etnik aidiyet, azınlıklar konularıyla ilgili tartışmaları özgün bir yaklaşımla ele alıyor. Orijinali İtalyanca olan kitap, Zekiyan’ın 1981-1996 yılları arasında yayımlanmış denemelerinden oluşuyor. Farklı tarihlerde kaleme alınmış olsalar da birbirleriyle bağlantıları açısından bir bütün oluşturan bu denemeler, etnokültürel bir kimlik olarak Ermenilik üzerinden tarihi dönemler boyunca Doğu’da ve Batı’da gelişmiş toplumsal yapıları, kentleşmeyle kimlik arasındaki…
Dünyaca tanınmış Rus yazar Vasili Grossman’ın Ermenistan izlenimlerini kaleme aldığı Taşlar Ülkesine Yolculuk, yazarın ilk kez ziyaret ettiği Kafkas coğrafyasına dair tanıklığı olmanın çok ötesine geçen, yer yer sarsıcı, yer yer lirik ama her yönüyle güçlü bir metin. Grossman kitapta, hayata, Sovyet insanına, Rus, Ermeni, Yahudi kimliklerine, milliyetçilik ve antisemitizm, Stalinizm gibi konulara ilişkin tartışmalarla, zengin bir malzemeyi usta yazarlara özgü…
Taşnaktsutyun’un Meşrutiyet dönemindeki stratejilerini ve faaliyetlerini incelerken en merkezi mesele, partinin Abdülhamid istibdadını devirme mücadelesindeki esas müttefiki İttihat ve Terakki Cemiyeti’yle (İTC) olan ilişkileridir. İmparatorluk için, Ermeni nüfusun ayrımcılık ve zulümden kurtuluşunu ve makul ölçüde güvenliğini temin edebilecek başka bir uygulanabilir sistem düşünemediğinden Meşruti rejimin en yılmaz savunucusu olan ve bütün kaynaklarını Meşrutiyet’in başarısı için seferber eden Taşnaktsutyun, bu sebeple…
Ünlü tarihçi Richard G. Hovannisian tarafından derlenen 14 ciltlik ‘Tarihi Kentler ve Ermeniler’ dizisinin üçüncü kitabı Harput, Ermeni tarihinin Altın Ova’sının, birçok yazarın imgelemine kazınmış kadim kentin yanı sıra Malatya, Arapkir, Eğin ve Dersim yöresini de ele alıyor. Kitapta, Ermenilerin kökenine ilişkin tartışmalara, Harput'un mimarisine, ABDli misyonerlerin kurduğu Fırat Koleji'ne ve ABD konsolosluğunun bölgedeki varlığına dair incelemelere yer verilirken, Ermenice…
Şeyhmus Diken, Mezopotamya’nın ortasından dünyaya yayılan sesiyle yazmaya devam ediyor ve Gittiler İşte kitabıyla okurla kurduğu yakın ilişkiyi yeni kitabıyla başka bir aşamaya taşıyor. Ahım Var Diyarbakır, yaşadığı topraklardaki hemşerilerin, kirvelerin, apêlerin, ahpariglerin, kekelerin, ciranların, kardeşlerin hikâyesi. Hem yerel hem evrensel şahsiyetleri, tarihle ve kentle birlikte yaşayan herkesi misafir eden 46 denemeden oluşan kitap, Diyarbakır özelinde bütün bölgeyi ve halklarını bu hikâyelerin…
Yazarın, 2003 yılında yayımlanan ikinci romanı Ekmek ve Ateş Düşleri, Ani Silver adındaki yarı Ermeni yarı Yahudi olan Amerikalı bir üniversite öğrencisinin bir değişim programıyla Paris’te geçirdiği bir yılı anlatıyor. Hikâye her ne kadar 1982-83 yıllarında geçse de, anlatı geçmişe sık sık dönerek, bizi Ani’nin sorunlarının köklerine götürüyor. Ani’nin Yahudi olan babasının ölümüyle, Yahudilikle herhangi bir bağı kalmaz ve de…
İhtiyar bir adam, yanında kara köpeğiyle, Ermeniler ve Türklerin bir arada yaşadığı bir köye gelir. Kışları Sivas şehrinde, yazları ise köyde sakin bir hayat süren Galenler ailesi bu durumdan huzursuz olur, zira ihtiyarla aralarında geçmişten kalmış, çözülmemiş bir hesap vardır.
Birinci Dünya Savaşı’yla birlikte tarih önüne geçilmez bir hızla akmaya başlar. Ermeniler için günbatımı yaklaşırken, Armine ile Civan’ın aşkı henüz…
Usta öykücü Hagop Mıntzuri’nin 1897-1940 yıllarını kapsayan bu anıları, imparatorluğun son yıllarından cumhuriyetin başlangıcına uzanan, İstanbul’un çoktan mazi olmuş dönemine tanıklık ediyor. Köyü Armıdan’dan ailesiyle birlikte İstanbul’a fırıncılık yapmaya gelen çocuk yaştaki Mıntzuri, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki günlük yaşamı, Beşiktaş ve Hisar’daki fırınlarının etrafındaki Türk, Ermeni, Makedon, Rum, Arnavut esnafı, Cuma Selamlığı’nda gördüğü padişahları, ekmek vermeye gittiği haremli selamlıklı köşkleri, Galata’yı, Pera’yı,…