Gönderim tarihi: 28 Ocak
Aras Yayıncılık “İstanbullu Ermeni Kadın Yazarlar” dizisinin ikinci kitabı Marukyanlar ile Sona Der Markaryan Tıngıryan’ın ilk olarak 1968’de Gıyankin hed [Hayatla] adlı kitabında yayımlanan romanını yıllar sonra yeniden okurla buluşturuyor! Tıngıryan, 1940’lı yıllardan itibaren öykü ve tiyatro çalışmalarıyla edebiyat çevrelerinde tanınsa da Marukyanlar yazarın olgunluk döneminin en belirgin eserlerinden biri olarak öne çıkıyor. Yazar kadınlık deneyimini herhangi bir ideolojik çerçeveye…
Yervant Gobelyan’ın 1998 yılında Aras Yayıncılık tarafından yayımlanan Memleketini Özleyen Yengeç ve Gıyanki lusantsken [Yaşamın Kıyısından] adlı öykü kitapları, yıllar sonra ilk kez tek ciltte bir araya geliyor! Yazarın ölümünün 15. yılı münasebetiyle hazırlanan bu eser, Gobelyan’ın çeşitli yayınevleri tarafından yayımlanmış, dönemin dergi ve gazetelerinde kalmış ya da unutulmaya yüz tutmuş öykülerini bir araya getiriyor. Bu…
Modern İstanbul Ermeni Şiiri’nin kurucularından Haygazun Kalustyan’ın toplu şiirlerinden oluşan Güzel Şeyler Tesadüf Etsin, şairin doğumunun 105. yılında okurla buluşuyor. Şiirseverlerin, özellikle Cancikyan-Kalustyan dostluğundan ve edebi dilinden ilham alanların uzun zamandır beklediği şiirler, yine Ohannes Şaşkal’ın muhteşem çevirisiyle Türkçede.
“Başından beri yoksullukla biçimlenmiş bir hayattır onunkisi. Yeterince yaşayamadığı çocukluğunu terk etmek zorunda kalmış; belli ki…
Mehmet Fatih Uslu’nun kaleme aldığı “Çatışma ve Müzakere: Osmanlı’da Türkçe ve Ermenice Dramatik Edebiyat”, bu kez Aras Yayıncılık etiketiyle okurla buluşuyor. 19. yüzyılda ortaya çıkan ve yan yana gelişen iki modern dramatik edebiyatın önemli yazarlarını ve teatral metinlerini birlikte inceleyen bu değerli kaynak, imparatorluğun dönüşümüne ve krizine yönelik zihin açıcı sorularıyla döneme ve alana özgün bir yaklaşım…
Aras Yayıncılık’ın “İstanbullu Ermeni Kadın Yazarlar” başlıklı yeni edebiyat serisinin ilk kitabı Mayda, yalnızca bir roman değil, hem edebi hem de toplumsal bir başkaldırının simgesi.
Sırpuhi Düsap’ın kaleme aldığı ve 1883’te İstanbul’da, Zartaryan Matbaası’nda yayımlanan Mayda, Batı Ermenicesi edebiyatında bir ilki gerçekleştiriyor. Düsap bu romanıyla yalnızca…
Bu eser, Ermenice edebiyatın yaşayan en üretken ve etkili isimlerinden Rober Haddeciyan’ın Tavan adlı romanının devamıdır. Haddeciyan, toplumsal belleği bireyin kırılgan bedeni ve zihinsel sürekliliği üzerinden ele almayı başaran nadir yazarlardandır. Tavanın Öte Yanı, bireysel ve kolektif hafıza arasındaki ilişkiyi sorgulayan, göç etmenin hem fiziksel hem düşünsel sonuçlarını göz önüne seren, çağdaş Ermenice yazının önemli metinlerinden biri olarak dikkat çekiyor.…
Gerard J. Libaridian’ın 1978-2017 arasında yazdığı makalelerden, yaptığı konuşmalardan ve röportajlardan oluşan bu kitap, Ermenistan ve Türkiye devletleri arasındaki ilişkiler ve müzakere süreçleri kadar Ermeni ve Türk halkların ve akademisyenlerin ilişkilerini de kapsamlı bir şekilde ele alıyor. Libaridian, geçmişin yeniden tahayyül edilmesi, bugünün ve geleceğin yeniden tasavvur edilmesine ilişkin öneriler sunarken, Ermeniler ile Türkler arasındaki meselelerin kökenlerini ve meselelerin çözümünü…
Osmanlı İmparatorluğu’nda sahneye çıkan ilk profesyonel kadın oyuncunun yaşamına ve dönemin kadın mücadelesine dair derin bir keşif.
Barkev Balımyan, Arusyak Papazyan’ın yaşamöyküsünü, tiyatro aşkıyla ve gücüyle şekillenen bir direniş öyküsüne dönüştürerek aktarıyor. Batı tarzı tiyatronun Osmanlı topraklarına girişi ve kadın oyuncuların sahneye çıkma mücadelesi üzerinden Osmanlı halklarının ve özellikle Osmanlı Ermeni toplumunun kadınlara bakışını derinlemesine inceliyor.
Gavroşname, Yervant Tolayan’ın, 20. yüzyılın ilk çeyreğinde İstanbul’da yaşayan Ermeniler ve Türkler arasındaki ilişkilere, özellikle tiyatrocuların ve gazetecilerin kültürel, sanatsal ve politik yaşamına odaklanarak kaleme aldığı anılarından oluşuyor. Kitapta zikredilen büyük küçük isimler, ayrıntılarıyla resmedilen gelenekler, nüktedan bir dille aktarılan anekdotlar ve incelikli bir şekilde gözlemlenmiş sosyokültürel ilişkiler ve özellikle zengin teatral bilgiler açısından geçmişe dair eşsiz bir kaynaktır. Sonraki…
Narine Abgaryan tarafından Rusça kaleme alınan Gökten Üç Elma Düştü, Maran adlı küçük bir dağ köyünde, savaşın, yoksulluğun ve kayıpların gölgesinde hayata tutunmaya çalışan köy sakinlerinin, kehanetler, felaketler ve mucizelerle örülü yaşamlarını Anadolya Sevoyants karakteri ekseninde anlatıyor. Felaketlerin ortasında bile yaşamın devam ettiğini, mucizelerin en umulmadık anlarda gerçekleşebileceğini hatırlatıyor.