Lübnan doğumlusunuz, ancak ailenizin kökleri Anadolu'ya uzanıyor. Nasıl bir kültürel mirastı bu?
Babamın ailesi Eğin yöresinden, annemin tarafı ise Arapkirliydi. Çocukken babaannem koruyucu meleğimdi. Beni çok sever, şımartır ve her gün "bizim memleket"i anlatırdı. Benim için "bizim memleket", suların şırıldadığı, bahçelerindeki ağaçların tatlı meyvelerle dolup taştığı, peynir-ekmeğini yerken parmaklarını da yediğin, masalsı bir yerdi. Benim neslimin ana-babaları yeni koşullara asla…
Köşemizde ara sıra kitap ve dergi tanıtımları yapıyoruz. Bazen de okuma listeleri yayımlıyoruz. Bugün de öyle yapacağız. Son yıllarda Osmanlı'yı konu edinen yayınların sayısında ciddi bir artış oldu. Üstelik bu kitapların çoğu, birden fazla baskı yapıyor. Bugün, Osmanlı'nın son elli yılını ve cumhuriyetin ilk on yılını konu edinen kitapları köşeme konuk edeceğim. 1860 yılında doğmuş ve yetmiş yaşında vefat etmiş…
Vahe Berberian, "Baba ve Oğul Adına" adlı romanında kendilerini hasbelkader Hollywood'da bulan bir baba-oğlun öyküsünü anlatıyor.
Kendi ülkelerinden çeşitli nedenlerle sürülen insanların yaşamlarına dair hikâyeler okuduğumda elimde olmaksızın, acaba o sürgün olmasaydı hayatları nasıl olurdu diye düşünüyorum. Kalanların sürgünü örgütleyen ve olanlara göz yumarak işbirliği yapanların (ve elbette onların çocuklarının) bilinçlerinin yalnızca altında değil, sağında ve solunda biriktirdikleri suçluluk…
Birlikte "Hasret Rüzgârı" kitabını gerçekleştirmeye çalıştığım arkadaşım Gülizar Çuhacı telefonda "Hocam, Saroyan'ın kitabını almış mıydınız?" diye sorunca, "Hangi kitabı?" diye sorusuna soruyla karşılık vermiştim. Gülizar, "Yetmiş Bin Süryani" dedi, sanırım kısa bir sessizlikten sonra, "Yeni çıkmış olmalı, bilmediğim bir kitap," demiştim. Gülizar, "Alıyorum o halde" dedi. Kitap ertesi sabah elimdeydi. Gülizar, ayaküstü kitabın arka kapağında yazılanları okuyunca duyduğu heyecanını hâlâ…
Bazılarının anlamadıkları ya da ısrarla anlamadıkları, bazılarının da anlamazdan geldikleri ya da anlamamak için özel çaba harcadıkları bir konu var: Öyle ya da böyle, Hrant Dink'in öldürülmesinin taşıdığı anlamı, bu cinayetin herhangi bir cinayet olmadığını görmüyorlar, görmek istemiyorlar-bir nevi renk körlüğü olsa gerek. 19 Ocak 2007'den bu yana Dink cinayetinin özgüllüğünü ve önemini görmeyenlerin bu cinayeti başka cinayetlerle her fırsat…
Osmanlı kadınlarının özgürleşme mücadelesi 19. yüzyılın ortalarından itibaren başladı. Aile, eğitim ve çalışma hayatında eşitlik mücadelesi veren kadınlar arasında Ermeni kadınlar da bulunmaktaydı.
"İlk aktif feminist Ermeni kadını" olarak anılan Hayganuş Mark da onlardan biriydi. 1885'te İstanbul Ayaspaşa'da doğdu. Eseyan Okulu'ndan mezun olduktan sonra Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Yetimhanesi'nde öğretmenlik yaptı. 1905 ile 1909 yılları arasında eşi Vahan…
'Babamın kitaplarının bekçisi artık benim listeliyorum ve yazıyorum. Babamın koleksiyonundan bir kitap eksilmek şöyle dursun, birikmiş kitaplarının üzerine bir yenisini daha ekliyorum işte. Yazarak.'
Bir baba, Lübnan'da bombalara kurban verilmiş bir oğul, tiyatroyla ilgilenen ve Ermenice öğretmenliği yapan ikinci oğul, babanın tarihini oluşturan Kayseri-Tomarza'dan Lübnan'a göç, Lübnan'dan Amerika'ya göç ve hepsinin kökünde, afallayan Ermeni kimliği... Vahe Berberyan'ın Baba ve…
Şaşırmak başka bir duygudur, utanmak başka bir duygu.
Milli Eğitim Bakanlığı, 'Sarı Gelin' belgeselini tarih öğretmenlerine dağıttığını açıklamış. Daha doğrusu, "Beni yanlış anladınız, öğrencilere izletmedim, öğretmenlere bunu, hizmet içi eğitimde materyal olarak kullansın diye verdim" demiş.
'Sarı Gelin,' basından okuduğum kadarıyla, "Ermeni soykırımı iddialarına karşı Türk tezini savunan ve Ermeni çetelerinin Türk köylerini yaktığını, insanları öldürdüğünü" anlatıyor. Öğretmenler,…
Babasının Aşkale'ye gitmemesi bir çocuğun hayatında nasıl bir anlam taşır, neleri değiştirebilir? Ya da adının Kirkor değil de Aret olması? "Babam Aşkale'ye Gitmedi" Zaven Biberyan'ın, 1970'de "Mırçunnerü Verçaluysı" (Karıncaların Günbatımı) adıyla Ermenice olarak tefrika edilmiş bir kitabının Türkçe baskısının adı. Aret ise aynı yazarın 1959'da çıkmış olan "Lıgırdadzı"sının (Sürtük) bir kahramanı onun ilk olarak 1966'da, Payel Yayınevi tarafından yayımlanmış olan…
Ülkemizin gündemini işgal eden Ermeni konusu nedeniyle 1964'te Bitlis'e gelen Ermeni asıllı Amerikalı yazar William Saroyan'ı anımsadım. Fikret Otyam'ın fotoğrafları ile Aziz Gökdemir'in kaleme aldığı 1964 tarihli Cumhuriyet gazetesinden aldığım bazı alıntılarla yazarın ününü okurlarımla paylaşmak istiyorum.
William Saroyan Amerika'da tanınmış bir öykü yazarıdır. Tiyatro ve sinemaya uyarlanan eserleri ile de ün yapmıştır. Oscar ödüllü İnsanlık Komedisi, Pulitzer ödüllü…