Jaklin Çelik, 'Kum Saatinde Kumkapı' adıyla piyasaya çıkan ilk kitabının bu denli ilgi çekeceğini tahmin etmiyordu. Toplumumuzun farklı yüzlerinden kesitler içeren öykülerinin yer aldığı kitabında, bu insanların güncel yaşam içinde nasıl da aynı duygularla sevindiklerini ve hüzünlendiklerini dile getirerek, farklı kültürlerin nasıl bütünleşebildiğini anlatmış. Annesi Mari Çelik'e ithaf ettiği 13 öyküyü içeren kitabında yer verdiği Ermenice deyimleri ise, kısa dipnotlarla…
Aras Yayınları'yla gerçek anlamda tanışmam biraz geç oldu. Birkaç yıl önce Takuhi Tovmasyan'ın Ermeni mutfağı ve çevresindeki yaşam öykülerini anlattığı muhteşem kitabı Sofranız Şen Olsun'u almıştım tesadüfen. Çamaşır günleri pişirilen fasulyenin öyküsünü okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Oradaki tariflerden yemekler yapmadım ama okuduklarım ve onları samimiyetle anlatan yazarı Takuhi Hanım beni çok etkiledi. Onunla ve yayınevi ile böylece tanışmış oldum. O…
Agos çalışanlarından Mayda Saris, 2001'den beri gazetesi için yaptığı söyleşileri bir kitapta toplamış. "İzi Kalır Hatıraların" adıyla Aras Yayınevi tarafından okura sunulan kitapta 30 söyleşi, 30 hayat hikâyesi var. Çok sayıda fotoğrafla desteklenen kitapta Ara Güler, Raffi Portakal gibi bildik isimlerin yanı sıra hiç bilmediklerimiz çoğunlukta.
"İzi Kalır Hatıraların", bütünüyle bir Ermeni anılar antolojisi değil, çünkü kitapta bazı Türkler…
İstanbul Kitap Fuarı 'nda aldığım en değerli hediyelerden biri, "Agos " Dergisinin editörlerinden Mayda Sarris'in 30 söyleşisini bir araya getiren ve Aras Yayıncılık tarafından neşredilen "İzi Kalır Hatıraların" adlı kitap oldu.
Mayda Saris uzun zamandır, "Agos "un sanat sayfalarının editörlüğünü yürütüyor. Ve İngilizcesi de yayınlanan "Başlangıcından Günümüze Ermeni Resmi" adlı, kendi alanında tek olan çok önemli bir çalışmanın da sahibi.
Yayın koordinatörümüz Mayda Saris'in Aras Yayıncılık'tan çıkan yeni kitabı 'İzi Kalır Hatıraların' okurlarla buluştu. Hayatın içinden iz bırakan yaşam öykülerinin dillendirildiği kitapta, Saris'in 2001-2007 yılları arasında Agos'ta yayımlanan ve bu kitap için yeniden ele alarak geliştirdiği söyleşilerinin yanı sıra, kitap için özel olarak yapılmış ve ilk kez gün ışığına çıkan söyleşileri de yer alıyor.
Ara Güler, Nuri İyem, Erol Sarafyan,…
Erol Bey, İstanbul deyince akla ilk gelen şeylerden biri herhâlde balıktır çünkü İstanbul, içinden deniz geçen bir şehir. Böyle bir şehirde zengin bir balık ve balıkçılık kültürünün oluşmamış olması düşünülemez. Hem de çok zengin bir kültür. Siz bu kültüre vakıf bir aydınsınız İstanbul Balıkhanesi eski müdürlerinden Karekin Deveciyan Efendi'nin Türkiye'de Balık ve Balıkçılık isimli meşhur kitabını Türkçeye çevirdiniz, Osmanlıca baskısıyla…
Ermeni meselesini epeydir, biraz daha açık olarak konuşmaya başladık. Gerçi bu meselenin hiç konuşulmamasını isteyenler daha çok bağırıp duruyor, ama bu mesele konuşulacak. Başka birçok mesele gibi, dünyadaki diğer ülkelerde nasıl konuşulursa konuşulsun, bizde çok daha açık konuşma zamanı çoktan geldi.
Soykırım mı, kırım mı, kıyım mı? Aslında sorun bu kavram tartışmasının daha ötesinde, daha derinde. Bu, kendi tarihimizi,…
Aras Yayınları'ndan çıkan kapsamlı çalışması üzerine söyleştiğimiz Candan Badem: "Ne Türk Devleti'nin ne de başka bir devletin resmi tezini savunmak zorunda değilim. Sonuçta resmi tez dediğiniz şey bir hükümet politikasıdır. Hükümetler değişince o da değişebilir. O zaman geçmişte hain ilan edilenlere bugün nasıl yaklaşacağız?" diyor.
Türk-Ermeni sorunu, sınırları çoktan Türkiye dışına taşmış, aktörleri ve izlediği güzergâh açısından gittikçe karmaşıklaşan…
Ester Heboyan İstanbul'a veda ettiğinde sekiz yaşındaydı. Babası Almanya'ya işçi gidiyordu. Annesi ve kardeşleriyle babasının peşine takılıp, doğduğu şehre veda ettiler.
Giderken yanına bir şeyler alır değil mi insan? Çocuklar oyuncaklarını alır mesela büyükler bir saksı çiçek, ne bileyim, bırakıp gittiği toprakları hatırlatacak bir nesne... Ester, yıllar sonra başına gelebilecekleri mi hissetti yoksa öylesine, anlık bir karar mıydı bilinmez,…
Yalınlık kavramı, özellikle kısa öyküden söz açıldığında, yazarı başarıya götüren başat bir yol olarak işaret edilir çoğunlukla. Gerçekten de böyle midir? Okunması güç, uzun cümlelerle kurulmuş çapraşık metinlerin, "edebiyat yapma" olumsuzlamasıyla anıldığında da tanık oluruz. Gelgelelim, biraz daha yakından baktığımızda bu yerleşik görüşlerin tam tersiyle de karşılaşabiliriz. Dünya edebiyatının önde gelen yazarlarının yapıtlarına baktığımızda, yazarı başarılı ve kalıcı bir metin…