BASINDAN

Güvercinim Harput’ta Kaldı

Agos Gazetesi
Karin Karakaşlı
10.10.1997

"Onun sesi, Surp sarkis Dağı'nın kayalarına konan güvercinlere dönüşmüş perilerin seslerinden de tatlı ve güzeldi. Kaşları, kar üzerine düşmüş kaya kanadından da karaydı." 

 

Herkes bir yerleri "doğduğum topraklar" bilir elbet. Yaşam koşuşturmasının içine girince de o sevdiğini iddia ettiği yerlerin tek bir ayrıntısını gözü görmez olur. Kimileri de kader gereği uzak kıtalara göç eder, ama doğduğu yeri de dayanamayıp…

Bizim Ermeniler

Dünya Gazetesi
Tarık Dursun K.
05.06.1997

Önce Armıdan diye bir yer var mı, varsa neresi orası… diye düşündüm. Öğrendim sonradan Erzincan'a bağlı, yetmiş haneli bir köymüş Armıdan. Ama tek değil, çifte Armıdan varmış biri bu Armıdan öbürü, büyük ve üç yüz haneli Armıdan. Yan yana en yakın Armıdan'lar biri büyüğü, öbürü küçüğü.

 

Küçük olanı, Fırat'ın sol kıyısına düşermiş, Munzur, Dağları'nın karşısındaymış. (Yani, eskinin Dersim Dağları'na bakışlıymış.)…

Sinematografik Öyküler

Zaman Gazetesi
M. Nedim Hazar
10.03.1997

Diyarbakırlı Ermeni asıllı hikâyeci Mıgırdıç Margosyan'ın 100 sayfalık öykü kitabı, Gâvur Mahallesi'nde, ilk göze çarpan sıcak, samimi betimlemeler, Anadolu mozaiğine ait renkler, tatlar, karakterler.

 

Kitaba adını veren öyküde yarı meczub Zangoç Uso'nun merceğiyle Diyarbakır yerel yaşamına yumuşak bir bakış atıyor Margosyan. Zangoç Uso ile, Şeyh Matar Camii müezzini Nusret'in ibadete çağrı yarışını ironik bir üslupla aktarıyor. Bunların etrafında Demirci…

Kirkor Babasını Seviyor…

Bugün Gazetesi
Adnan Satıcı
02.02.1997

Rastlantı güzeldir hiç aklımızda yokken eski bir dostla karşılaşmak, bir tanışınızın yanında oturan yeni bir insan tanımak gibi... Kirkor Ceyhan'la da böyle güzel bir rastlantı sonucu tanıştım. Daha birkaç yıl öncesine kadar (şakayla karışık) "Türkiye'nin en kıdemli doçenti" unvanını taşıyan sevgi adamı Osman Gürel'in Mülkiyelilerde oturduğu masada oturuyordu. Masaya çöker çökmez, gözüm ilk ona ilişti. Alabildiğine şık bir kapağı vardı: Bordo…

Fırat’ın Karşı Bayırı, Gabanı ve İnsanları

Toplumsal Tarih Dergisi
Zeki Arıkan
01.02.1997

Kaynağını Erzurum ovasının kuzeyindeki dağlardan alan Karasu, Erzincan'ı geçtikten sonra Munzur Dağlarının eteklerini yakından izleyerek birdenbire daralan Kemah Boğazına girer. Karasu'nun adı bu yörede artık sadece Fırat'tır. Kemah Boğazını aşan Fırat, kimi zaman genişleyen vadilerden fakat çoğu kez yalçın kayalıklar arasından sessizce akar ve Munzur Dağlarının eteklerinden çıkan çaylarla, derelerle beslenir. Bu kayalıklar, dağlar, tepeler içinde Sivas-Erzincan demiryolu geçmektedir ki…

Zara Eski Bir Yara

Demokrasi Gazetesi
Hüseyin Şimşek
26.01.1997

Eskiden, yukarı Kızılırmak bölgesinin adıydı Zara. Zamanla, Sivas-Erzincan karayolunun 73. km'sinde ve Kızılırmak'a kuzeyden karışan bir dere vadisinin sağ yamacı üzerinde kalan ilçenin adı olarak daraldı. Anadolu'da bir zamanlar Ermeni nüfusun yoğun yaşadığı, şimdi bile tek tük Ermeni'nin kaldığı başlıca yerleşim yerlerinden biri. İşte Kirkor Ceyhan, burada doğmuş, çocukluğunu burada geçirmiş Ermenilerden. Sonraki yıllarda, defalarca göç göç olacak göçler yeniden…

Kirkor’un Türküleri

Agos Gazetesi
Karin Karakaşlı
03.01.1997

"Birinci Dünya Savaşı sonrası ekonomik kriz tüm dünyayı olduğu gibi, Türkiye'yi de epeyce sıkıntıya sokmuştur. Bu kitapta, Cumhuriyet reformlarının başlangıcına denk düşen 1930'lu yıllarda bir imparatorluğun tarihinden paylarına düşeni de omuzlarında taşıyarak yaşamaya çalışan sıradan insanların dünyasından kesitler bulacaksınız. Anlatıcı, yer yer yedisi yetmişine karışmış, ilkokul çağındaki bir çocuktur."

 

Kirkor Ceyhan, anılarından derlenen kitabını bu sözlerle tanıtıyor ve bir…

Gazeteciye Heyecan Yakışmaz

Yeni Yüzyıl Gazetesi
Refik Durbaş
13.10.1996

Gökyüzünün pusulası kış günlerini göstermekte. Güneş ışığını Süleymaniye camisinin iki minaresi arasına asmış, akşama doğru yol almakta. Ara Güler, fotoğraf makinesi omzunda Galata Köprüsü'nde yürümekte. Köprü'nün Karaköy ayağında bir kestaneci, hem kestaneden kebap yapmakta, hem kış güneşinin solmakta olan alevini körüklemekte. İşte onu fotoğrafın ölümsüzlüğüne taşıyan olaylardan biri.

 

"Fotoğraf' diyor. "durumu yansıtır. Edebiyat ise çözümler. Ben deklanşöre bastığım zaman,…

Kare Kare Öyküler

Agos Gazetesi
Karin Karakaşlı
11.10.1996

Fotoğraflarının gölgesinde kalmış yazar kimliğini bütün renkleriyle ortaya çıkaran, Aras'ta yayımlanan kitabında Ara Güler şöyle diyor: "Bana öyle geliyor ki, yazıyla görselliğin ortak bir anlatımı var." 

 

Geçmişi anmak, ''bugün'' tiryakisi olanlar için bile kaçınılmazdır. Gün gelir o geçmiş, zamanında alınamayan vitrindeki oyuncak olur, yollarınızın ayrıldığı bir sıra arkadaşı olur ya da yanınızdakini dürtüp "işte burası" dediğiniz ama artık orada…

Komşularımız

Cumhuriyet Gazetesi
Dursun Kırbaş
19.08.1996

Son günlerde Hagop Mıntzuri'nin iki kitabını okudum. Birincisi "İstanbul Anıları (1897–1940)", ikincisi "Armıdan/ Fırat'ın Öte Yanı". Birincisi, Tarih Vakfı Yurt Yayınları'ndan, ikincisi ise Aras Yayınları'ndan yayımlandı.

 

Hagop Mıntzuri bir Anadolu insanı. "Fırat'ın Öte Yanı"ndan, ya da 20. yüzyıl başlarındaki deyişle "4. Ordu'dan. Birinci kitap Mıntzuri'nin anıları, ikinci kitap ise kısa kısa öykülerden derlenmiştir. Aslında ikinci kitabı "Armıdan"ı da okuyunca…

Sitemize giriş yaparak kişisel verileriniz, site kullanımınızı analiz etmek, sosyal medya özellikleri ve reklamları kişiselleştirmek amacıyla çerezler aracılığıyla işlenmektedir. Detaylı bilgi için Çerez Politikası Metni’ni okuyabilirsiniz. Anladım butonuna tıklayarak açık rıza beyanında bulunmuş olursunuz.