Karekin Deveciyan'ın 1915 yılında eski yazıyla kaleme aldığı "Türkiye'de Balık ve Balıkçılık" adlı eserinin Türkçesi yeniden basıldı.
Çocukluğum Kadıköy Mühürdar ve Bostancı Tan Sokak'ta geçti. İlk balık tutma denemelerimi, doldurulup üzerinde kanalizasyon pompalama tesisi kurulan Kadıköy'ün Mühürdar'a çıkan kesiminde, yıllarca kum takalarının yanaştığı küçük Zağarof İskelesi'nde yaptım. Benim ilkel oltama tek tük istavrit, izmarit, çoğunlukla çurçur balığı takılırken buraya…
Karekin Deveciyan'ın, ilk baskısı 1915'te yapılan ve tekrar basılan "Türkiye'de Balık ve Balıkçılık" kitabı derya gibi. Çünkü bu kitapta denizlerimizdeki balıkların boyu pusu, renkleri, desenleri, yüzgeçlerinin şekli şemaili, adedi, kılçıklarının sayısı, nereden nereye gidip geldikleri, nerede yumurtladıkları ve nasıl avlanıldığı ayrıntılarıyla anlatılıyor.
Ne deryası muhterem, onlar artık çiftlik kuzusu diyecek karamsarlar da çıkacaktır biliyorum ama o kadarı…
'Türkiye'de Balık ve Balıkçılık', yalnızca dönemine göre bilimsel bir kitap değil, günümüzde bilimselliğini koruyan, benzeri olmayan bir kaynak…
Hafta sonu Boğaziçi'nde şöyle kıyıdan kıyıdan bir yürüyüş yapayım deseniz, sözgelimi Ortaköy'den yola çıkıp Rumelihisarı'na kadar yürümek isteseniz, Arnavutköy'e geldiğinizde bazen iç kaldırıma geçmek zorunda kalırsınız. Arnavutköy kıyıları oltaları, av araçları ve malzemeleriyle balık tutanlardan geçilmez. Emekliler, gündelik yiyeceğini çıkarmaya çalışanlar,…
Biz Erol Üyepazarcı'yı polisiye incelemeleri, çevirileri ile tanıyoruz. Türkiye'de Balık ve Balıkçılık kitabını çevirmek fikri nasıl ortaya çıktı, kitapta ilginizi çeken ne oldu?
Ben Sınaî Kalkınma Bankası'nda çalışırken, ona bağlı Karadeniz'de bir balık konserve fabrikasının idare meclisinde görev almıştım. Orada çalıştığım yıllarda bir kitap dikkatimi çekti. 1925 baskısı, Fransızca bir kitaptı, kitabı aldım okudum ve son derece ilginç şeylerle…
Erol Üyepazarcı'nın önsözünde de belirttiği gibi "Türkiye'de balıkçılık konusunda yazılmış en önemli eserlerin başında gelen" ve konuyla ilgilenen herkesin beğenisini kazanan bu çalışma, aslında son yıllarda yayımlanan balıkçılıkla ilgili kitapların hemen hemen hepsinin başvuru kaynağı olmuş bir kitap. Karekin Deveciyan'ın eseri alanındaki ilk çalışma yazarın konuya olan hâkimiyeti, verdiği ayrıntılı bilgiler ve içindeki tablolarda verdiği iktisadi bilgiler, bugün bile onu…
Karekin Deveciyan'ın ünlü eseri "Balık ve Balıkçılık", Aras Yayıncık" tarafından Türkçe'ye kazandırıldı. Bugüne kadar yayımlanan balık ve balıkçılıkla ilgili kitapların hemen hemen tümüne başvuru kaynağı olan Deveciyan'ın bu geniş kapsamlı çalışması, halen Türkiye'de balıkçılık konusunda yazılmış en önemli eserlerin başında geliyor. Çevirisini Sosi Dolanoğlu'nun gerçekleştirdiği eserin 446 sayfalık Osmanlıca ilk baskısı, "Balık ve Balıkçılık" adı altında Rumi 1331 (Miladi 1915)…
"Ve ben fakir (zengin Allah'a muhtaç) Muhammed bin Mahmûd Şirvanî insanoğlunun hayatta sekiz lezzete muhtaç olduğunu gördüm. Bunlar: yemek, içmek, giymek, evlenmek, koklamak, dokunmak, konuşmak ve işitmektir. Bunların en önemlileri ise yemek ve içmektir. Çünkü bu ikisinin bedenin kıvamı ve hayatın maddesi olduğunu söylerler, bunlar olmadan bedenin değeri ve tazeliği yoktur. Nitekim, bazı bilginler 'Dört şey güzelliği ve nimetleri tamamlar:…
Arsen Avagyan ve Gaidz F. Minassian tarafından, kaynak tarama yöntemiyle yapılan bu siyasal tarih çalışması, Aras Yayınlarınca 2005 yılında, yukarıdaki başlıkla, kitap halinde yayınlandı. Osmanlı'nın 1890'dan 1914'ün ikinci yarısına dek uzanan siyasal dönemi esas alarak, iki aktör üzerinden ele alınmakta: İttihat ve Terakki Cemiyeti ile Taşnaksutyun (Ermeni Devrimci Federasyonu). Diğer aktörleri ise, Hınçak, Ramgavar, Ahrar Fırkası (sonradan Hürriyet ve İtilaf Fırkası),…
Jean Kehayan, kendisinin kısa bir özyaşam öyküsü olarak da niteleyebileceğimiz "roman"ı Vatansız'da, seksen yaşındaki yaşlı Bedros'un geçmişe dair anlattıklarını şöyle niteliyor: "Hatıraların, yeni trajedilerin oluşmasını engelleyeceğinden emin, büyük bir iyi niyet ve tertemiz bir bir inançla anlatırdı." (s.12) Neyi anlatıyor yaşlı Bedros? Elbette ki bugün sıkça tartıştığımız, tartışmamız gereken bir tarihi. 1915 Ermeni ulusunun soykırımını. Soykırım mı, tehcir mi mütareke…
Geçen hafta Haydar çetin adlı bir okuyucunun Hagop Arslanyan'a "Adım Agop Memleketim Tokat" adli kitabını okuduktan sonra yazdığı mektubu yayınlamıştık. Geçen süre içinde Tokat'ı ziyaret eden Haydar Çetin bu ziyaretinin ardından Agop Arslanyan'a aşağıdaki ikinci mektubu gönderdi.
***
Dilimde;
Yes mi garip bilbulig em, vartaranits heratsel em
Trakhdi bes hodov anus purasdanits heratsel em
Gobid,…