Ödlekler Cesurdur, William Saroyan dizisinin ilk kitabı, Saroyan ile Türkiyeli okuru buluşturma gayesinin ilk adımı. Yüreği Bitlisli ninelerinden, dedelerinden dinleyerek öğrendiği Anadolu toprağında, Bitlis'te kalmış bir Amerikalı Ermeni'nin dünyasını merak edenlere eşsiz bir fırsat...
Ödlekler Cesurdur öykülerinde anlatılan kendilerini yaşadıkları yere ait hissetmeyenlerin dramıdır.
Saroyan'ın öykücülüğü öylesine özgün, dili öylesine akıcı ve iğneleyicidir ki, bu tarz zamanla edebiyat eleştirmenlerince «Saroyanesk»…
1955'te İstanbul'da doğan Esther Heboyan, öykülerinde Ermenilerin, Türklerin, Rumların, Yahudilerin bir arada yaşadığı kentin o eski mahallelerinde gezinirken, ailesinin ve komşularının yaşayışını, özlemlerini, yoksulluklar içindeki mutluluklarını, iyi bir fotoğrafçıya has keskin sezgilerle resmediyor. Kameranın objektifi, kâh el attığı hiçbir işte dikiş tutturamayan bir esnafa, kâh Elizabeth Taylor hayranı bir ev kadınına, kâh henüz okul çağına bile gelmemiş küçük bir kız…
İnsanoğlunun yaşayıp yaşayabileceği belki de en zor tecrübedir doğduğu topraklardan uzakta, göçmek zorunda kaldığı ya da göçmeye zorlandığı "yabancı" bir diyarda yeni bir hayat kurmaya çalışmak. Terk edilen toprağın o tatlı ezgisi kulaklardan hiç silinmezken, bir yandan da yeni hayat bin bir türlü engel çıkarır ve insanın yaşamını alabildiğine zorlaştırır. Vahram Mavyan eserlerinde işte tam da bu çelişkiyi yaşayan insanın…
Jaklin Çelik, Kum Saatinde Kumkapı'dan sonra, bu defa Yılanın Yolu adlı ikinci kitabıyla okuyucu karşısında. Yazar, kitaptaki on öyküde, "Durak" ve "Yol" adını verdiği iki ana izlek üzerinden, gitme eylemine, kadere, tesadüflerin insan hayatındaki belirleyiciliğine ve bilumum insanlık hallerine, aşka, aldanmaya, cinselliğe dair yanıtlanması güç sorular soruyor. Öykülerinde insanın toprakla ve başka insanlarla olan aidiyet ilişkisini de derinlemesine sorgulayan Jaklin…
Jaklin Çelik, daha önce Öküz, Varlık, Fesat, Haliç Edebiyatı, Uç gibi dergilerde yayımlanan öyküleriyle tanındı.
Kum Saatinde Kumkapı onun çocukluğunu ve gençliğinin bir kısmını geçirdiği o tarihi ve renkli semti, Kumkapı'yı anlattığı tecrübelerinin ilk ürünü, ilk kitabı... Üstelik , çocuk yaşta Diyarbakır'dan göçüp, İstanbul'da bir göç kavşağına yerleşen bir ailenin mensubu olarak gözlemledikleriyle. İstanbul'un en hareketli bölgelerinden birini geçmişiyle, insanlarıyla…
Gerçekçilik akımı, 19. yüzyılın son yirmi yılından itibaren, Ermeni edebiyatında yön belirleyici bir hareket halini almıştır. Özellikle İstanbul'da bir grup genç yazar, 1884 yılında kurulan Arevelk (Doğu) gazetesinin çatısı altında, geniş halk kitlelerinin verdiği yaşam mücadelesini, sosyal çelişki ve eşitsizlikleri, İstanbul'da, gurbette yaşayan taşralı Ermenilerin çektikleri zorlukları, toplumsal sömürünün boyutlarını eserlerinde ele almış, bu sorunları toplumsal gerçekçi bir çerçevede dile…
Özgün, farklı bir tarzda, yeni bir solukla yazılmış roman bütünlüğünde on bir öyküden oluşan Konuş Halil Bey Konuş bir edebiyat yapıtı olmanın ötesinde, Türkiye Ermenilerinin ve diğer azınlıkların son yüzyılda yaşadıkları tüm olayların üzerine tutulmuş bir projektör adeta...
Yakın tarihin birtakım yürek burkan olaylarının içinde uyandırdığı duyguların, hayal kırıklıklarının, gel-gitlerinin olanca çıplaklığıyla ortaya konduğu eserinde Kebabcıyan, yurt dışına yerleşmiş bir…
1948'de yayınlanan bir şiir kitabıyla edebiyat dünyasına merhaba diyen Yervant Gobelyan'ın daha sonra dört öykü kitabı yayınlandı. Memleketini Özleyen Yengeç, tümü Ermenice yayınlanan bu kitaplardan bir seçki. Taksim Meydanı'ndaki Eftalopos Kıraathanesi'nin kokusu sinmiştir bu öykülere. Mazide kalmış bir İstanbul ve unutulmaya yüz tutmuş bir geçmiş, kökleri İzmit Bardizag'a[Bahçeçik] uzanan Rumelihisarlı seksenbeşlik bu delikanlı tarafından adeta yeniden yaratılır. Onun öyküleri İstanbul…
Antan Özer 1927 yılında İstanbul'da doğdu. Kadıköy Dibar Gırtaran (Sultanyan) Ermeni İlkokulu, Kadıköy Birinci Ortaokulu, Haydarpaşa Lisesi ve Ticari İlimler Akademisi'nden mezun oldu.Birçok Ermenice edebiyat dergisinde yazıları yayınlandı. "Buzdolabı" adlı tiyatro oyunu İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda sahnelendi ve radyofonik piyes olarak İstanbul Radyosu'nda iki kez seslendirildi.Yaşamı Beklerken yazarın Yev [Ve, 1990] adlı Ermenice kitabındaki on öykünün çevirisi. Genellikle sıradan insanları konu…
Osmanlı İmparatorluğu'nun son, Cumhuriyet döneminin ise 1940'lara kadar olan döneminin İç Anadolu'sunun, Zara'sının, kitaplarda değil, insanların zihinlerinde, yüreklerinde, hatıralarında yazılı, içten, özlü, mizahi tarihi...
Bahtsızların, felek vurgunlarının, zalim kaderin sillesinden kurtulmak için arkalarına bakmadan gidenlerin, onların ardından gözyaşı dökenlerin, tüm bunlara rağmen özledikleri güzel günlere kavuşmak için çok uzak dehlizlerde de olsa titrek bir mum ışığının parladığını görenlerin ya da…